ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “mesnevî-hân”
01Âdem Dede
Antalyalı Âdem Dede (1591/92-1653), Hotin seferinin ardından Mevlevîliğe yönelen; İsmâil Ankaravî’den sonra Galata Mevlevîhânesi postuna geçen, Mesnevî dersleri, cömertliği ve sade Türkçe ilâhileriyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ahmed Remzî Akyürek
Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Arzî Mehmed Dede
Ayıntablı Arzî Mehmed Dede (ö. 1075/1665), Âdem Dede’den sonra yaklaşık on iki yıl Galata Mevlevîhânesi postunda bulunan; Mesnevî dersleri, üç dilde şiiri ve edebî-mûsikîli çevresiyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Balabânî Şeyh Hasan Hüsnü Efendi
Balabânî Hasan Hüsnü Efendi (ö. 1347/1928), Nakşibendî-Hâlidî ana terbiyesini farklı tarikatlardan aldığı icâzetlerle birleştiren; Balaban Tekkesi’nin son postnişini, Mesnevîhan, duagû ve tasavvuf müellifidir.
Beşiktaşlı Şeyh Mehmed Memiş Dede
Şeyh Mehmed b. Ali, “Memiş Efendi” adıyla tanınan Mevlevî şeyhidir; Yûsuf Dede’den icazet almış, 1670’te Beşiktaş Mevlevîhânesi postuna geçmiş ve 1724’e kadar vaaz, Mesnevî ve irşad hizmetini sürdürmüştür.
Bursa Mevlevî Şeyhi Mehmed Dede
Mehmed Dede (ö. 1114/1702), Pervâne Sâlih Dede’nin oğlu olarak Bursa Mevlevîhânesinde yetişen; Niyâzî-i Mısrî’nin terbiyesinden geçen, Mesnevî okumaları ve Pendârî Ahmed Dede ile İbrâhim Râkım Efendi gibi isimleri yetiştirmesiyle tanınan üçüncü postnişindir.
Cemâleddîn Mahmud Hulvî
Cemâleddîn Mahmud Hulvî (982/1574–1064/1654), Sünbülî terbiyesi görüp Şemsî çevrede sülûkünü ikmal eden, Kahire Gülşenî Âsitânesi’nden hilâfet alan; Şehremini’nde tekke kuran, Mesnevî okutan ve Halvetî tabakatının temel kaynaklarından Lemezât’ı kaleme alan mutasavvıf, şair ve vâizdir.
Gavsî Ahmed Dede
Gavsî Ahmed Dede (ö. 1108/1696-97), Bursa’da Sâlih Dede yanında yetişip Konya merkez terbiyesinden geçen; Galata’da Mesnevî okutan, yaklaşık yirmi bir yıl postnişinlik yapan Mevlevî şeyhi, şair ve sanatkârdır.
Hâce Selîm Sırrî Efendi
Hâce Selîm Sırrî Efendi (ö. 1227/1812), Mehmed Emîn Kerkükî’nin halifesi; Hâtûniye Tekkesi’ni Nakşibendî irşad ve Mesnevî çevresine taşıyan, mûsiki eşliğindeki zikir meclisleriyle tanınan postnişindir.
Hacı Muhammed Vehbî Efendi
Hacı Muhammed Vehbî Efendi (1837–1885), Yenişehir’de yetişen, Kovacızâde Gālib Efendi’den Sa‘dî hilâfeti alan; medrese kuran, Mesnevî okutan, iki binden fazla mürid yetiştirdiği nakledilen şair ve şeyhtir.
Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi
Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi (1850–1927), Sütlüce Sa‘dî Dergâhı’nın şeyhi; Mesnevî ve Şemâil dersleri, çoklu icazetleri, Meclis-i Meşâyih reisliği ve eserleriyle son dönem İstanbul tasavvuf hayatının güçlü âlimlerinden biridir.
mesnevî-hân
Mevlâna’nm “Mesnevî” adlı eserini okuyan ve okutan uzman kişi. m
Mesnevî-Hanlık Kürsüsü
Mevlevî tekkelerinde, Mesnevî takrirlerinin yapılması için, yanyana konan iki kürsüye denir. Bu kürsülerden birine Mesnevî-hân, diğerine Kârî Dede otururdu. Mesnevî-hân, ders takririni yaparken, Mesnevî’yi ezberden okur, hatırlayamazsa, yanındaki kürsüde oturan Kârî Dede, önündeki Mesnevî’ye bakarak, ona unuttuğu yerleri hatırlatırdı.