Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

18 sonuç · “hukûk

01
Şahsiyet

Ahmed Avni Konuk

Ahmed Avni Konuk (1868–1938), Selânikli Mehmed Esad Dede’den Mesnevî icazeti alan; Mesnevî ve Fusûsu’l-hikem üzerine büyük Türkçe şerhler kaleme getiren, Hânende’yi hazırlayan, Mevlevî âyinleri besteleyen hukukçu ve müelliftir.

02
Şahsiyet

Çalık Ali Efendi

Çalık Ali Efendi (ö. 973/1565-66), Mâlûl Emîr Efendi’den mülâzemet alan, Hekimzâde Çelebi Medresesi’nin ilk müderrisi olduktan sonra büyük şehirlerde kadılık yapan ve Konya kadısı iken vefat eden Osmanlı hukuk âlimidir. Ferâiz ve muâmelât alanındaki ta‘likatıyla, ilmi ve hilmiyle tanınmıştır.

03
Şahsiyet

Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi

Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi (923/1517–970/1562-63), Fenârî ailesinde yetişen; Şile, Üsküdar, Galata, Sofya ve Selânik kadılıklarında bulunan Osmanlı hukukçusudur.

04
Şahsiyet

Gazanfer Dede

Gazanfer Dede (ö. 973-974/1566), debbağlıktan Vizeli Alâeddin’in halifeliğine yükselen; Vize’de irşad eden ve Dîvân-ı Hümâyun’daki soruşturması Ebüssuûd Efendi’nin delil merkezli hukukî değerlendirmesine konu olan Bayramî-Melâmî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Hüsâm el-Kadı

Hüsâm el-Kadı (ö. 961/1554), Siroz'da müderrislikten kadılığa geçen; İstanbul'da medrese ve mescit yaptıran Osmanlı hukukçusudur.

06
Şahsiyet

Lâlî Ahmed Çelebi Saruhânî

Lâlî Ahmed Çelebi (ö. 971/1563-64), Kemalpaşazâde’nin öğrencisi olarak yetişen; kadılıklarında doğrulukla tanınan ve ferâiz alanında kitap kaleme alan Osmanlı hukukçusudur.

07
Şahsiyet

Mimarzâde Mustafa Efendi

Mimarzâde Mustafa Efendi (ö. Şevval 971/Mayıs-Haziran 1564), Bursa ve İstanbul kadılıkları ile Süleymaniye müderrisliğinde bulunmuş; hukuk tartışmaları ve çok sayıdaki şerh-haşiyesiyle tanınmış Osmanlı âlimidir.

08
Şahsiyet

Muhammed b. Muhtâr el-Küntî

Muhammed b. Muhtâr el-Küntî, babası Sîdî Muhtâr’ın ilmî ve tasavvufî mirasını Batı Sahra’da sürdüren; Künte toplulukları arasında irşad, hukuk ve siyasî arabuluculuğu bir arada yürüten Kādirî şeyhidir.

09
Şahsiyet

Şeyh Bedreddin-i Simâvnâvî

Şeyh Bedreddin Simâvî (yak. 760/1359 – 823/1420), Kahire'de Memlük sultanının oğlunu yetiştiren, Mûsâ Çelebi devrinde kazasker olan ve nihayet Serez'de idam edilen fakih-mutasavvıf; müctehid derecesinde bir fıkıhçı, Vâridât 'ta te'vilci bir vahdet-i vücûdçu.

10
Şahsiyet

Şeyh Hüseyin Aşki Efendi

Bosna muhacirlerinden Hüseyin Aşkî Efendi, adliye mesleğinde çalışmış; Testereci Ahmed Hamdi Efendi’den hilâfet almış Uşşâkî şeyhi ve şairdir.

11
Şahsiyet

Şeyh İsmâil Gavsî Efendi

İsmâil Gavsî Efendi (d. 1892), Abdüşşekûr Efendi’nin oğlu; modern mektep, hukuk ve mûsiki eğitimi alan, I. Dünya Savaşı’nda görev yapan ve 1921’de Kādirîhâne postuna geçen şeyhtir.

12
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Gālib Salâhaddin Efendi

Muhammed Gālib Salâhaddin Efendi (d. 1858–59), İstanbullu; kırk beş yıl adliye hizmetinde bulunan, 1896’da hilâfet alan ve Uşşâkî tarihine dair geniş sözlü hafızasıyla tanınan şeyhtir.

13
Sözlük

hukûkullah

“Allah hakları. ” anlamında kullanılan bu terim, kulun Allah’a karşı sorumluluklarını ve yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bunlar, Allah’a iman ve ibadet, namaz, oruç, hac olarak gösterilirlerken, yasaklar olarak da zina, içki, kumar, nankörlük ve Allah’a şirk koşma gibi eylem ve davranışlara işaret edilmiş tir. Bunlara uyanlar övülmü veya mükâfatlandırılacaklar müjdelenmiş; uymayanlar is aşağılanmış veya cezalandır lacakları ifade edilmiştir. huld a. [âr] Sözlük anlam “Uzun zaman kalmak, devam etmek. ” olan bu söz, bir şeyi değişmemesi ve bozulmaması y da değişmenin uzun zaman son ra gerçekleşmesi yanında cenne ve ahreti ifade eden bir Kur’â terimi olarak kaynaklarda ye almaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’d seksen yedi yerde geçmektedi. Bunlardan otuz yed ayette cennet ehli, kırk seki ayette cehennem ehli için kulla nılmıştır. Hadis rivayetlerind de bu terim, aynı anlamlard kullanılmıştır” (bk.. hulefâ ç. a. [Ar. halîfe’nin ç. & “Bir yerden ayrılanın yerine ge çen kimse. ” anlamma gele “halîfe”nin çokluk biçimi ola bu söz, Hz. Peygamber’in ölü münden sonra İslâmın koruyu cusu ve dinî lideri olan kimsele için kullanılan bir terimdir, çâr yâr (bk. bu madde).

14
Sözlük

hukûk-ı şer'iyye

hukûk-ı şer'iyye a. fik. Şer'î hukuk. hukûk-ı te'âmüliyye a. GİUUg jjL.) Örf hukuku.

15
Sözlük

hukûk

İnsanların veya toplumların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen ve kamu gücü ile desteklenmiş zorlayıcı niteliklere sahip yaptırımlar bütünü için kullanılan terim. Bu yapısı üe hukuk, bireyin hak ve sorumluluklarını belirlerken özgür yaşama biçimini de sağlamaktadır. Öte yanda da toplumlar arası ilişkilerde insanlarm özel ya da genel çıkarlarını korumak, aralarındaki adalet ölçüsünü güçlendirmek ve düşmanlık unsurlarmı ortadan kaldırmak ilkelerini sağlamaktadır. 2. Dinin, akim ve adalet düzeninin tanıdığı yetki, kuvvet ve imtiyazlar için kullanılan terim. Bu bağlamda ise söz konusu olan iki önemli unsur vardır: Allah hakkı (hukûkullah) ve kul hakkı (hukûk-ı ibâd veya hukûku’libâd). § tam. hukûk-ı ibâd a. (jU j^k) bk. hukûku’l-ibâd Dinin, akim ve adalet düzeninin tanıdığı yetki, kuvvet ve imtiyazlar için kullanılan terim. Bu bağlamda ise söz konusu olan iki önemli unsur vardır: Allah hakkı (hukûkullah) ve kul hakkı (hukûk-ı ibâd veya hukûku’libâd). § tam. hukûk-ı ibâd a. (jU j^k) bk. hukûku’l-ibâd

16
Sözlük

hukûku’l-ibâd

GUI j^.) Günümüzde, “Temel insan hakları.” kavramı karşılığında kullanılmış olan terim. Bu konuya giren haklarm başlıcalarmı şöyle sıralayabiliriz: Yaşama hakkı, kanun önünde eşitlik ve savunma hakkı, vatandaşlık hakkı, mülk edinme hakkı, çalışma ve ticaret yapma hakkı, eğitim ve öğretim hakkı, din ve fikir hürriyeti hakkı, haber alma hakkı, seçme ve seçüme hakkı, aile hukuku hakkı, özel hayatm gizliliği ile dokunulmazlık hakkı.

17
Sözlük

hukûk-ı ibâd

veya hukûku’libâd). § tam. hukûk-ı ibâd a. bk. hukûku’l-ibâd

18
Sözlük

ulûm-ı hukûkiyye

Kanunlarla ügüi bidi limler, bügüer. a