ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “cerh”
01Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî
Ya‘kūb-i Çerhî (ö. 851/1447), Gazne yakınındaki Çerh’te doğan; Herat ve Mısır’da ilim tahsil ettikten sonra Bahâeddin Nakşibend ile Alâeddin Attâr’ın terbiyesinde yetişen ve Ubeydullah Ahrâr vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Orta Asya’daki yayılışını belirleyen şeyhtir.
cerh
Hadis biliminde, ravîyi adalet ve zabt sıfatlarınm birini veya her ikisini tam olarak taşımadığı gerekçesiyle tenkit etme işi.
cerh ve ta'dîl
Hadis biliminin en önemli konularmdan olup sahih hadis ile zayıf hadisi ayırt etme işine verilen ad ve bu konuyu araştıran bilim dalı. Bu sorunu râviler “metâ'in-i aşere” [on kusur) veya “ta'n sebepleri” olarak on kusurda incelemişlerdir. Kusurlu sayılan râviye “mecrûh” adı verilmiştir. Sözü edilen bu on kusurun beşi adaletle, beşi de zabıt ile ilgilidir. Adaletle ilgili kusurlar şunlar: Kizbü’r-râvî: Râvinin hadis rivayetinde yalan söylediğinin ortaya çıkmasıdır. 2. İttihâmü’rrâvî bi’l-kizb: Râvinin yalancılıkla suçlanmasıdır. 3. Fısku’rrâvî: Râvînin günah işlemesi, dinî emir ve yasaklardan herhangi birine uymaması. 4. Bid'atü’r-râvî: Râvinin küfrü gerektirmeyecek şekilde İslâm dininin ilkelerine aykırı görüşler ileri sürmesi. 5. Cehâletü’rrâvî: Râvinin bilinmeyen bir isimle anılması. Zabıtla ügüi kusurlar şunlar: Gaflet (Fart-ı gaflet): Râvînin dikkatsizliği ve daldınlığı. 2. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. İttihâmü’rrâvî bi’l-kizb: Râvinin yalancılıkla suçlanmasıdır. 3. Fısku’rrâvî: Râvînin günah işlemesi, dinî emir ve yasaklardan herhangi birine uymaması. 4. Bid'atü’r-râvî: Râvinin küfrü gerektirmeyecek şekilde İslâm dininin ilkelerine aykırı görüşler ileri sürmesi. 5. Cehâletü’rrâvî: Râvinin bilinmeyen bir isimle anılması. Zabıtla ügüi kusurlar şunlar: Gaflet (Fart-ı gaflet): Râvînin dikkatsizliği ve daldınlığı. 2. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Fısku’rrâvî: Râvînin günah işlemesi, dinî emir ve yasaklardan herhangi birine uymaması. 4. Bid'atü’r-râvî: Râvinin küfrü gerektirmeyecek şekilde İslâm dininin ilkelerine aykırı görüşler ileri sürmesi. 5. Cehâletü’rrâvî: Râvinin bilinmeyen bir isimle anılması. Zabıtla ügüi kusurlar şunlar: Gaflet (Fart-ı gaflet): Râvînin dikkatsizliği ve daldınlığı. 2. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Bid'atü’r-râvî: Râvinin küfrü gerektirmeyecek şekilde İslâm dininin ilkelerine aykırı görüşler ileri sürmesi. 5. Cehâletü’rrâvî: Râvinin bilinmeyen bir isimle anılması. Zabıtla ügüi kusurlar şunlar: Gaflet (Fart-ı gaflet): Râvînin dikkatsizliği ve daldınlığı. 2. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Cehâletü’rrâvî: Râvinin bilinmeyen bir isimle anılması. Zabıtla ügüi kusurlar şunlar: Gaflet (Fart-ı gaflet): Râvînin dikkatsizliği ve daldınlığı. 2. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Fuhş-ı galat veya kesret-i galat: Râvînin rivayette çoklukla yanılması. 3. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Vehim: Râvînin zan konusunda hataya düşmesi. 4. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Muhâlefetü’s-sîkât: Güvenilir bir râvînin kendinden daha güvenilir bir râvînin rivayetine aykırı rivayette bulunması. 5. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu. Sû-i hıfz: Râvînin hafızasının zayıf ve güçsüz olması durumu.
Ya‘kūb-i Çerhî Türbesi
Hisar · Tacikistan · Gissar (Hisar) vadisinde bulunan türbe; Tacikistan'da müslümanların sıkça ziyaret ettiği türbeler arasında sayılır. Tacikler arasında en yaygın tarikatın Nakşibendiyye olması bu ziyaret geleneğini besler.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · içindedirler. Allahu sübhanebu ve tealâ hazretlerinin, Kitab-ı keriminde medh-ü senâ eylediği o zevât-ı âlişan ki, Allahu tealâ'nın kendilerinden ve kendilerinin de Allahu azim-üş-
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 247–255
Muzaffer Ozak Külliyatı · zun olarak gezenler, bu sıfatlara bürünen kişiyi temsil ederler. Bayram günü aç gezenler de, dünyada orucunu tutmamış, aç kimseleri doyurmamış oldukları için mahşerde aç ve susuz o
Sayfalar 450–457
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kimse halim bilmedi, Derdim soran olmadı, Dosttan yüzüm gülmedi, Kimse bana yar değil.. İşim âh ile vâhtır, Agki darun Allahtur, Kimse sana yar değil.. «ÂH-Ü-ZÂR» Düştüm garip gurb