ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
27 sonuç · “Zeyt”
01Zeytûnîzâde Ali b. Kāsım
Zeytûnîzâde Ali b. Kāsım (ö. 979/1571), Zeytun kökenli; Gelibolu, Bursa ve Trabzon medreselerinde ders vermiş, Trabzon'da müftülük yapmış Osmanlı âlimidir.
Abdullah ez-Zeytûnî
Abdullah ez-Zeytûnî, XV. yüzyıl Fas tasavvuf çevresinde Ahmed Zerrûk’un ilk belirgin şeyhi olarak anılan sûfîdir.
Zeyt
Arapça, zeytin yağı demektir. Nefsin aslî yetenek nuru.ZEYTUN veya
Zeytune
Arapça, zeytin demektir. Tefekkür gücü ile, kutsal nuru tutuşturabilme kabiliyetine sahif nefs.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Toganî (Doğanî) Ahmed Dede'nin 1040 (1630) yılındaki vefatının ardından dönemin ileri gelenlerinin ısrarı üzerine III. Ârif Çelebi tarafından buraya şeyh tayin edildi. On sekiz yıla yakın süren meşihatının ardından yine burada vefat etti; mevlevîhânenin postnişinleri sırasında Doğanî Ahmed Dede ile Câmî Ahmed Dede arasında yer alır.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Kâtip Muhammed Efendi'nin 1006/(1597-98) içinde tesis ettiği ve güşâd resmini Receb'in gurresine denk gelen Pazartesi günü (7 Şubat 1598) icra ettiği mevlevîhâne. Sefîne, Vassâf'ın bu bilgileri Muhammed Ziyâ Bey'in aynı adlı eserinden aldığını belirtir. Koordinat semt düzeyinde yaklaşıktır.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir sanat ve edebiyat muhiti olan bu mevlevîhâneden feyiz alarak yetişmiş; çilesini burada çıkarmış ve postnişini Şeyh Celâleddin Efendi hakkında bir kitap kaleme almıştır. 21 Haziran 1951’de vefat ettiğinde cenazesi vasiyeti üzerine buraya, annesi Emine Emsal Hanım’ın yanına defnedilmiştir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Şeyh Mehmed Celâleddin Dede ile nazariyat çalıştığı, neyzenlik yaptığı ve 1922'de neyzenbaşılığına tayin edildiği dergâh; yegâh âyinini burada besteledi. Tekkeler kapatılıncaya kadar üç yıl bu görevde kaldı.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği, 1001 günlük çilesini çıkardığı ve vasiyeti üzerine annesinin yanına defnedildiği dergâh. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Kaynak: mevlevîhâne şeyhleri Subûhî Ahmed Dede ile el-Hâc Ahmed Dede'den dinî ilimleri öğrendi ve on sekiz yaşlarında iken buraya devam etmeye başladı. Halvetiyye'ye intisabı da buradaki dervişlerden Şeyhzâde Mehmed'in tavsiyesiyle olmuştur.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · İlk öğrenimini babasından bu dergâh çevresinde aldı; bir yıl sonra semâ meşkedip âyine girmeye başladı, mûsiki bilgisini de dergâhtaki mûsikişinaslardan edindi. Ağabeyi Ali Nutkî Dede’nin şeyhliği sırasında neyzenbaşılık yaptı; onun 1804’teki ölümü üzerine Hacı Mehmed Çelebi tarafından şeyhlik destârıyla buraya tayin edildi. 1814’te Kazasker Mekkîzâde Mustafa Âsım Efendi tarafından dergâhın vakıf işlerine bakmakla da görevlendirildi. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Yakınlarındaki bir evde doğdu; adını buranın şeyhleri koydu. Çilesini 1787'de burada tamamlayıp dede oldu ve Ali Nutkî Efendi'den hilâfet aldı. İlişkili kişi dosyası Şeyh Gâlib : Şeyh Gâlib (1757–1799), Mevlevî dedesi ve Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Hüsn ü Aşk mesnevisi ve divanıyla klasik Türk şiirinin son büyük temsilcilerindendir.
Fas Şâzelî Zâviyesi
Fas · Fas · 870'te (1466) şeyhi Ebû Abdullah Muhammed b. Abdullah ez-Zeytûnî'ye intisap ettiği zâviye. Tasavvuf yolundaki ilk bağlanması burada gerçekleşmiştir. İlişkili kişi dosyası Şihâbüddîn Ahmed Zerrûk el-Fâsî : Şihâbüddîn Ahmed Zerrûk el-Fâsî (1442–1493/94), fıkıh, akaid ve tasavvufu İslâm–iman–ihsan bütünlüğü içinde ele alan; Kavâidü’t-tasavvuf ve Hikem şerhleriyle etkili olan Zerrûkıyye pîridir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Şeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterdiği mevlevîhâne; terkip ettiği makamların listesi Abdülbâki Nâsır Dede'nin Tedkīk u Tahkīk'inden gelir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · 1892'de İstanbul'a gidince şeyhi Celâleddin Efendi'ye intisap edip semâ çıkardığı mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Edirne’den tekrar İstanbul’a giden Receb Dede, bu mevlevîhânenin şeyhi Kārî Ahmed Dede’ye intisap etti, onun Mes̱nevî derslerini takip etti ve dergâhın mesnevîhanı oldu. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
GECE İBÂDETİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 45. bölüm · Bir âyet-i kerimede Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Hani o zaman Allah, kendi tarafından gelen bir emniyet işâreti olarak, sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi maddi ve mânevi
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 285–292
Muzaffer Ozak Külliyatı · bic icti Lo l'e iz kulnâ lil-melâike 't-iscidû li-Ademe Je-secedû illâ Ibliyse ebd vestekbere ve kâne min-el-kâfiriyn... El-Bakara: 31 (Ve o vakit meleklere: ÂDEME SECDE EDIN diye
Sayfalar 347–352
Muzaffer Ozak Külliyatı · daha iyi duydukları bu Hadis-i şerif ile sabit iken, Diyanet İşleri Başkanlığının Allahın velilerine nasıl dili varıp ta ÖLÜ diyebildigi cidden şaşılacak ve acınacak bir haldir. Di
Sayfalar 319–326
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah yolunda çekilen zahmet, mü'minler için ayn-ı rahmettir. Allahu teâlâ'ya yapılan hizmetler, indallah zâyi olmaz. Ufacık bir amel, küçücük fiil, büyük büyük sevaplara, âli dere
Sayfalar 354–362
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeytanın şerrinden, hasetçinin hasdinden, kötülerin kötülüklerinden, kâfirlerin küfürlerinden, zalimlerin zulümlerinden, gözle görülmez, akla hayale gelmez her çeşit felâketlerden,
Sayfalar 363–369
Muzaffer Ozak Külliyatı · yede, her işi başarmağa kadir ve bütün yaratılmışlara hükmetmeğe muktedir olabilecek üstün sıfat ve hasletlere sahip oldular. Gerektiğinde dağları delip devirmeğe, akarsuları diled
Sayfalar 400–409
Muzaffer Ozak Külliyatı · linmişti. İşte, böyle kâfirleri, bu hayvanlaşan insanları kısa bir zamanda, insanlıkta nümune yapacak derecede yetiştirmesi, nübüvvetinin diger bir şâhididir. Tâbiî! Bu insan yetiş
Sayfalar 648–655
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hikâye: Bayezld-l Bestami hazretleri peşine takılan cocuklara nasıl mukabele etmişti Hikâye: Harun Reşid'e Fransa kralının hediye ettiği gül fidanı kıssası Hikâye: Emevi hükümdarla