ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Vedî”
01Gāniyye / Nablusiyye
Abdülganî en-Nablusî’nin Kādirî nispetine ve Dımaşk’taki ilim-irşad çevresine bağlanan adlandırma; Nablusiyye aynı nispetin alternatif ismidir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Akıncı Muslihiddin Efendi
Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.
Ali Senâî Efendi
Ali Senâî Efendi (ö. 1200/1786), Edirne’de doğan, Keşan’da babası Süleyman Zâtî’nin terbiyesinde sülûkünü tamamlayan; Edirne’de kendi adıyla anılan dergâhta irşad eden ve mürettep Dîvân-ı İlâhiyyât bırakan Celvetî-Hakkî şeyhidir.
Arzî Mehmed Dede
Ayıntablı Arzî Mehmed Dede (ö. 1075/1665), Âdem Dede’den sonra yaklaşık on iki yıl Galata Mevlevîhânesi postunda bulunan; Mesnevî dersleri, üç dilde şiiri ve edebî-mûsikîli çevresiyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi (ö. 1729), İstanbul’da doğan; Galata Sarayı’ndan Vâlide Sultan Dârülhadisi’ne uzanan müderrislik görevlerinin ardından Erzurum kadılığına tayin edilen Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi (ö. 1020/1611), Konya ve Lârende’de yetişip İstanbul ile Üsküdar’da irşad, vaaz, şiir ve mûsikiyi birleştiren; Halvetî terbiyesiyle Melâmî-Hamzavî sohbet çevresinin kesişiminde duran sûfî, şair ve bestekârdır.
Câbîzâde Halil Fâiz Efendi
Câbîzâde Halil Fâiz Efendi (1085/1674-75–1134/1722), İstanbul’da yetişen; tefsir, fıkıh usulü, hesap, cebir ve astronomi alanlarında eser veren, Türkçe ve Farsça şiirleriyle de tanınan Osmanlı âlimidir.
Çavuşzâde Hüseyin Efendi
Çavuşzâde Hüseyin Efendi (ö. Cemâziyelevvel 1141/Aralık 1728-Ocak 1729), Kasımpaşa’da yetişen; İstanbul medreselerinde müderrislik yaptıktan sonra Sakız, Erzurum, Manisa, Kayseri ve Diyarbakır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimi ve kadısıdır.
Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi
Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi (ö. 1721), Ankara’dan İstanbul’a gelerek Çorlulu Ali Paşa’nın imamı ve kethüdâsı olan; Süleymaniye vakıf idaresi, medrese görevleri, Manisa ve Diyarbakır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Edib Harâbî
Ahmed Edib Harâbî (1853-1916/17), Şahkulu Dergâhı’nda Mehmed Ali Hilmi Dedebaba’ya bağlanan, hece ve aruzla yazdığı nefesleri ve hacimli divanıyla tanınan son dönem Bektaşî şairidir.
Ehlî Mehmed Çelebi
Ehlî Mehmed Çelebi (ö. 1009/1600), Edirneli Tayyibzâde ailesinden yetişen müderris, kadı ve şairdir. Kınalızâde onun ilmî kabiliyetini ve tasavvufa ilgisini; Atâyî ise Vardar Yenicesi, Siroz ve Rodos kadılıklarıyla tayin düzenine yönelttiği şiirli itirazı kaydeder.
Vedî
İdrârdan sonra çıkan, yapışkan, beyaz ve bulanık koyu sıvı. Vedî çıkınca dört mezhebde de abdest bozulur. Hanbelî mezhebinde gusül (boy) abdesti de lâzım olur. (Halebî) Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî mezhebinde vedî, guslü (boy abdestini) gerektirmez. (Şa'rânî) Vedî, Hanefî mezhebinde kaba necâsettir. (İbn-i Âbidîn)