ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “Radî'”
01Murâdiyye
Muhammed Ma‘sûm'un halifesi Murad Buhârî'ye nispet edilen; Şam Berrâniyye ve İstanbul-Eyüp merkezlerinde gelişen Ma‘sûmî-Müceddidî kol.
Sa‘diyye (Cebâviyye)
Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî'ye nispet edilen; Suriye'den İstanbul ve Balkanlar'a yayılan, kıyamî zikir ve Sa‘dî evrâdıyla tanınan tasavvuf yolu.
Ticâniyye
Ahmed et-Ticânî’nin XVIII. yüzyılın sonlarında Cezayir Sahrası ile Fas arasında teşekkül ettirdiği; istiğfar, salavat ve kelime-i tevhid merkezli evrâdıyla Kuzey ve Batı Afrika’da genişleyen tasavvuf yolu.
Radıyyüddin Ali Lâlâ el-Gaznevî
Radıyyüddin Ali Lâlâ el-Gaznevî, Necmeddîn-i Kübrâ ve Mecdüddin Bağdâdî çevresinde yetişen; Kübrevî terbiyeyi Gazne ve doğu İslâm coğrafyasına taşıyan XIII. yüzyıl sûfîsidir.
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî, Palembang ile Hicaz arasında kurduğu ilim ve irşad bağı; Gazzâlî'nin eserlerini Malayca yeniden işleyen Hidâyetü's-sâlikîn ve Seyrü's-sâlikîn'i; Semmânî evrâdı ve Nasîhatü'l-müslimîn'iyle XVIII. yüzyıl Güneydoğu Asya tasavvufunun başlıca müelliflerindendir.
Akşehirli Abdî Halife
Abdullah b. Hacı Mahmud, meşhur adıyla Abdî Halife (ö. 972/1564-65), Bahâeddinzâde’den icazet alarak Akşehir’de Bayramiyye’yi yayan, zâviye kuran ve risaleler kaleme alan şeyhtir.
Bâkî (Mahmud Abdülbâkî Efendi)
Bâkî (933/1526-27–1008/1600), İstanbul’da medrese tahsiliyle yükselen; gazelleri, Kanûnî Mersiyesi, siyer ve tarih tercümeleri ile XVI. yüzyıl Osmanlı şiirinin söyleyişini yenileyen Sultânü’ş-şuarâ ve Rumeli kazaskeridir.
Boyabatlı Dede Efendi
Boyabatlı Dede Efendi (ö. 971/1563-64), Cebel-i Gār adıyla anılan yerde kurduğu zâviyede vaaz, hadis ve tefsir dersleri veren; maaş ve sadaka kabul etmeyip tarımla geçinen ve mahsulünü yolcu, misafir ve gariplerin hizmetine ayıran Halvetî şeyhidir.
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan el-Harîrî
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan b. Mansûr el-Harîrî (ö. 645/1247-48), Havrân’da doğup Dımaşk’ta zanaatkârlıktan tasavvufa yönelen; semâ, sıra dışı kıyafet ve sözleriyle geniş bir derviş çevresi oluştururken fakihlerin ağır tepkisini çeken Harîriyye önderidir.
Eyyûbî Muhammed Efendi
Eyyûbî Muhammed Efendi (ö. 1071/1660-61), Sıddîkî nispetli Abdülhâlik Çelebi’nin oğlu, Hasan-ı Adlî’nin halifesi ve üç eser adı bilinen Halvetî-Sünbülî müelliftir.
Gelibolulu Mahmud Medhî
Gelibolulu Mahmud Medhî, diğer adıyla Kara Mahmud (ö. 1006/1597-98), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; İstanbul, Kefe, Maraş, Kütahya, Gelibolu ve Trablusşam’da görev yapan Osmanlı kadısı, müderrisi ve Kalemiyye müellifidir.
Genç Ali Efendi
Genç Ali Efendi (ö. Şâban 1122/Eylül-Ekim 1710), göçebe Türkmen bir aile çevresinden ilim tahsiline geçen; Edirne Selimiye Camii’nde ders, Muradiye’de imamet ve Gazi Mihal Bey Camii’nde hitabet hizmeti yürüten Osmanlı âlimidir.
Hacı Bektâş-ı Velî
Hacı Bektâş-ı Velî (ö. muhtemelen 669/1271), Bektaşîliğin pîri sayılan Türkmen şeyhi. Kaynaklar onu Baba İlyâs-ı Horasânî'nin halifesi bir Haydarî-Vefâî dervişi olarak gösterir; adını taşıyan tarikat ise iki buçuk asır sonra kurulmuştur .
Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi
Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi (ö. 1159/1746), Melâmî-Bayramî geleneğinin tarihini yazan; Murad-ı Nakşibendî yanında sülûkünü tamamlayan müellif ve mutasavvıftır.
Mevlânâzâde Ebû Bekir Çelebi
Mevlânâ soyundan Ebû Bekir Çelebi (ö. Rebîülevvel 1048/1638), Bostan Efendi'den sonra Konya Mevlânâ Âsitânesi postuna geçmiş; IV. Murad'ın Bağdat seferi sırasında İstanbul'a gönderilmiş Mevlevî şeyhidir.
Radî'
Süt emen iki buçuk yaşından küçük çocuk. Radî', süt ana-baba ve akrabâsının hepsiyle evlenemediği gibi, süt ana-baba da Radî'nin evlâdı, zevc (koca) veya zevcesi (hanımı) ile evlenemez. (İbn-i Âbidîn)