Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

10 sonuç · “Ma’rife

01
Şahsiyet

Bâyezîd-i Bistâmî

Bâyezîd-i Bistâmî (Tayfûr b. Îsâ, ö. 234/848 [?]), “sultânü'l-ârifîn” diye anılan Horasanlı sûfî; sekr, fenâ ve mi'rac diliyle tasavvufun sözlüğünü kuran ve şathiyeleriyle asırlarca hem sevilen hem tenkit edilen isim.

02
Şahsiyet

Ebû Bekir eş-Şiblî

Ebû Bekir eş-Şiblî (247-334/861-946), Abbâsî devlet görevlerini bırakarak Hayr en-Nessâc ve Cüneyd’in terbiyesine giren; mârifet, tevhid, aşk ve şathiyeleriyle Bağdat tasavvufunun kavramsal gelişimine yön veren sûfîdir.

03
Şahsiyet

Şeyh İsmâil-i Ma'şük

Pîr Ali Aksarâyî’nin oğlu İsmâil-i Ma‘şûk, İstanbul’daki vahdet ve mârifet vaazlarıyla tanınmış, 1529’da müridleriyle birlikte idam edilmiş Bayramî-Melâmî şeyhidir.

04
Sözlük

Ma’rife

Arapça, marifetin dayandığı yer demektir. Bu bütün isimlerin menşei olan, vahidiyyet hazreti (mertebesi)dir.

05
Sözlük

Müntehe’l-Ma’rife

Arapça, marifetin zirvesi demektir. Vahidiyyet menşei olup, manalara ait suretlerin kendisinden zuhur ettiği Rahmani nefes bundan çıktığı için, masiva menşei (doğuş yeri) adını da alır. Bu, vücûd vasıtasıyla ortaya çıkar. Bu, Hakk’ın, halkın suretlerine iniş yaptığı tedella (sarkma) menzilidir.Tedânî menzilinde de, halk Hakk’a yaklaşır. Burası Hakk’ın cömertliğinin ilk taşma yeri (munba’asu’l- cûd)dir. Hakk’ın cömertliği, ilk olarak, esma vasıtasıyla buradan herşeye taşar.

06
Eser

RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz

07
Eser

KALBE GELEN DÜŞÜNCELERİN TANINMASI

Avârifü’l-Maârif · 57. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, İbnu Mesut’tan (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “İnsan oğlunun kalbinde şeytanın vesvesesi ve meleğin

08
Eser

MAKÂMLAR HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞLERİ

Avârifü’l-Maârif · 60. bölüm · 1-TEVBE HAKKINDAKİ SÖZLERİ Ruveym demiştir ki: “Gerçek tevbe; kulun tevbesinden tevbe etmesidir.” Denilmiştir ki, bu sözün mânası, Râbiatü’l-Adeviyye’nin şu sözü ile aynı manadadır

09
Eser

HALLERİN AÇIKLANMASI

Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı

10
Eser

HALLERE DÂİR TASAVVÛFÎ ISTILAHLAR

Avârifü’l-Maârif · 62. bölüm · Şeyh Muhammed b. Abdülbâkî bize, Câbir’den (r.a) rivâyetle, Rasûlullah’ın (a.s) şöyle buyurduğunu haber verdi: “Muhakkak takvâya sarılmak, sana, bildiğinin yanında bilmediğini de ö