ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “Havâtır”
01Meymûniyye / Havâtıriyye
Ali b. Meymûn'un Şâzelî-Medyenî ve Şam-Anadolu bağlantılı irşad çevresi.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.
Havâtır
İnsanın kalbine gelen düşünceler. (Bkz. Hâtır) Havâtır, bâzan Allahü teâlânın insanın kalbinde meydana getirdiği şeyler olur. Bunlara hak, doğru havâtır denir. Bâzan melekler vâsıtasıyla gelir. Buna ilhâm denir. Bâzan, şeytan onları insanın kalbine atar, buna vesvese denir. Bâzan da nefsin kendi kendine çıkardığı şeyler olur ki, buna hevâcis denir. (Hâdimî) Melek tarafından olan havâtırın doğruluğuna alâmet, dîne uygun olmasıdır. Dîne uygun olmayan havâtır bâtıldır, bozuktur, denilmiştir. Şeytan tarafından gelen havâtırın çoğu günahlara dâvet eder. Bâzan şeytandan gelen havâtır, tâat ve ibâdet gibi görünürse de yine o gizli bir günâha, isyâna dâvettir. Bunlar şeytanın gizli tuzaklarındandır. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî) Havâtır ve niyetlerimi önce kitap ve sünnet ile karşılaştırıyorum. Bu iki âdil şâhide uygun olanları söylüyor ve yapıyorum. (Ebû Süleymân Dârânî) Havâtır nefse acı gelirse, hayr olduğu; tatlı gelir hemen yapmak isterse şer (kötü) olduğu anlaşılır. Bunu anlamak için İslâmiyet'e uygun olup olmadığına bakılır. Anlaşılmazsa, sâlih (günâh işlemeyen) bir âlime sorulur. (M. Hâdimî)
Medyeniyye'nin On Kolu: Teşkilat, Silsile ve Tesir
Adlandırılan kollar Abbâsiyye, Amûdiyye, Ayderûsiyye, Dücâniyye, Haccâciyye, Mehdâviyye, Meşîşiyye, Meymûniyye/Havâtıriyye, Sebtiyye ve Tâziyye klasik ve modern tasniflerde Medyenî nispetle kaydedilir. Aynı tür bağ değiller Bazısı doğrudan halife teşkilatı, bazısı sonraki silsile, teberrük veya çoklu icazet bağıdır. Ay
Muhammed Sâdık Erzincânî'nin Risaleleri
Dört temel risalenin konusu, yazım tarihleri, otobiyografik değeri ve Sefîne'deki beşli külliyat kaydı.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
EHLULLAHIN İLÂHÎ HUZURDAKİ EDEBİ
Avârifü’l-Maârif · 32. bölüm · Bütün edebler, Rasûlullah Efendimiz’ den (s.a.v) alınıp öğrenilir. Çünkü Efendimiz (sav), zâhiren ve bâtınen bütün edeplerin kaynağıdır. Allahu Teâlâ, O’nun huzûr-u ilâhiyedeki güz
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
NAMAZIN EDEBLERİ VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 38. bölüm · Namaz kılan kimsenin riâyet edeceği edeblerin en güzeli, kalbinin, az veya çok, hiçbir dünyevî şeyle meşgul olmamasıdır. Çünkü uyanık kalbli akıllı kimseler, namazı kendilerine emr
KALBE GELEN DÜŞÜNCELERİN TANINMASI
Avârifü’l-Maârif · 57. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, İbnu Mesut’tan (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “İnsan oğlunun kalbinde şeytanın vesvesesi ve meleğin