ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
50 sonuç · toplam 50 · “Durak” · 1/3
01Durak
Zikir sırasında ve birinci fasıldan sonra tek, yahut iki zâkirin okuduğu, taksime yakın, ağır bir bestenin adıdır. Durak denilmesinin nedeni, zikre ara verilmesinden dolayı idi. Durak, her makamdan bestelenirdi.
Kûfe — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durak
Kûfe · Irak · Kerbelâ’dan sonra Ehl-i beyt mensuplarıyla birlikte Kûfe’ye götürüldü. İşaret şehir ölçeğindeki tarihî durağı gösterir. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan…
Dımaşk — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durak
Dımaşk · Suriye · Kûfe’den sonra Ehl-i beyt mensuplarıyla birlikte Dımaşk’a götürüldü; ardından Medine’ye dönmesine izin verildi. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Me…
Bestekârlığı ve günümüze ulaşan iki durağı
Şeyh Tulûî Muhammed Efendi · Çok sayıda durak, ilâhi ve tevşih bestelediği bildirilir; bunlardan yalnız iki durak günümüze ulaşmıştır.
Bestelenen şiirleri
Hâşimî Emir Osman Efendi · Bir durak, bir ilâhi.
Derviş Osman şiirinin yanlış nispeti
Şeyh Osman-ı Hakīkī · “Bülbül-i şûrîdeyim gülden nasîbim var benim” nakaratlı durak Hakîkîzâde Osman'a değil Derviş Osman'a aittir.
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Büdelâ
(Y (بد veya Budala. Bedel, karşılık, denk, bir şeyin halefi ve değişigi anlamına gelen bedelin çoğuludur (Aka ır, 1168). tas. Yediler. Bunlardan her biri gözden kaybolur, bir anda çok uzak mesafelere giderler. Gözden kayboldukları zaman, ye…
Hum
Küp, fıçı. tas. Mevkif, durak. Durulan ve beklenen yer.
Menzil
Makam, konak, durak, mertebe seyr ve sülûk esnasında varılan ve geçilen konaklama yerleri. Merâtib-i külliyye (415 تب | 5) Umümi mertebeler, genel kategoriler. tas. Varlığın külli mertebesi altıdır: zat-ı ahadiyet, hazret- i vahidiyet, müce…
Sahâb
ب) be) 7, Bulut, ebr. 2. tas. Feyz-i mukaddes, ilâhî feyz; sahâb-ı kerem, kerem bulutu (sr), Sahib-i ayet Keramet sahibi, Sahib-i hal ehl-i hal. Sahib-i işaret Sözü nükteler, marifetler ve işaretler içeren sâlik. Sahib-i kalp Rabb-i hal, eh…
Sia-i kalp
Gönül 8enisligi, kalbin enginliği. tas İnsan-ı kâmilin imkân ve vücüp dairelerini bir araya getiren berzah hakikatini kendisinde gerçekleştirmesi. Kâmil insanın kalbi bu berzahur, Onun için Hak “Yerlere, göklere sığmadım ama mümin kulumun g…
Vakfe
Duraklama, duraksama. tas. İki makam arasında kalma, burada mahpus olma (kı; iFM). Bunun sebebi, bir önceki makamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi, o makama hakkının verilmemiş olması, bu yüzden de bir sonraki makama yükselme…
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
Muhammed Aleyhisselâm
Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) , peygamberlerden başka (bir şey) değildir. O'ndan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Şim…
Akl-I Meâş
Yemek, içmek, evlenmek, helâl, haram demeden kazanmak ve eğlenmek gibi hep bedenin râhatını ve nefsin menfaatini düşünüp, âhireti düşünmeyen akıl; akl-ı meâdın zıddı. Akl-ı meâş, dünyânın geçici lezzetlerine bakarak, (büyüklenmek, kıskanmak…
Akl
Arapça men’, hacr ve nehy manasınadır, insandaki idrak kabiliyetine verilen addır. İslam’da dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak için insanda akıl ve ergenlik şarttır. Eskilerin tarifiyle akıl, zatında maddeden mücerred, fiilinde…
Birlik Makamı
Gönül birliğinin gerçekleştiği manevî menzil (durak) demektir.BİR SUÇLA ADAM ASILMAZ,
Fakd
Arapça, yokluk, bulunmama, eksiklik gibi mânâları ihtiva eder. Tasavvuf ıstılahında ifade ettiği mânâ şudur : Kalbin, yaptığı müşahede sonucu, hissedilecek (mahsûs) leri hissedemez hale gelmesi. Yani, tat, renk, koku, ses vs. gibi duyumlarl…
Hayran
Şaşkınlığı ifâde eden Arapça bir kelime. Hayret, Allah hakkında hırslı olmakla, ümitsiz olmak arasında bir duraktır. Aynı şekilde, korku ve rıza, tevekkül ve recâ arasında bir duraktır. Hayret, derin düşünce ve Allah huzurunda, hakikat ehli…
Himmetu Erbâbi’l-Himemi’l-âliye
Arapça, yüce himmetlere sahip olanların himmeti anlamında, zincirleme bir isim tamlaması. Sulukta üçüncü derecenin himmetidir. Bu derecede, sadece Hakk’a bağlanılır, O’nun gayrisine iltifat edilmez. Buradaki sâlik, hallere, makamlara, isiml…
Nefy Ü İsbat
Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…