ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “Dedikodu”
01Dedikodu
Bir müslümanın veya zımmînin (İslâm devletinin idâresi altında bulunan müslüman olmayan vatandaşın) ayıbını, onu kötülemek için arkasından söylemek. (Bkz. Gıybet) Sözün kısası şudur ki, dedikodu sözlere inanılacak, dostluk bunlara göre olacaksa, söz taşıyanların ellerinden kurtuluş olamaz. Bunun için de sağlam dostluk kurulamaz. Dedikodulara kulak vermeyiniz ve geçmişleri unutunuz! Böylece dostluk yıkılmasın, eski sıkıntılar aradan kalksın. (İmâm-ı Rabbânî)
Dâvud Paşa Camii
İstanbul · Türkiye · Gülşenî olduğu için hakkında çıkan dedikodular üzerine şeyhi Necmeddin Hasan Efendi'nin tayin ettirdiği ilk vâizlik görevinin yeri; vâizliğini daha sonra Sultan Ahmed, Şehzade ve Fâtih camilerinde sürdürmüştür.
Küçükçekmece (Nûreddinzâde çevresi)
İstanbul · Türkiye · Melâmî meşrebiyle ilgili dedikodular yayılınca intisap edip erbaîne girdiği Halvetî şeyhi Nûreddinzâde'nin bulunduğu muhit. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.
Bursa
Bursa · Türkiye · Kaynakların çoğuna göre medrese tahsilini yaptığı şehir; “melâhî” türü şiirleriyle burada tanındı ve bir dedikodu üzerine buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Dede Ömer Rûşenî : Dede Ömer Rûşenî (ö. 892/1487), Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî’nin halifesi; Karabağ ve Tebriz’deki irşadı, Rûşeniyye kolu, İbrâhim Gülşenî ve Demirtaş gibi halifeleriyle Halvetiyye tarihinin başlıca pîrlerinden biridir.
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya
Sayfalar 120–125
Muzaffer Ozak Külliyatı · Iyi Ahlâk Derneği; ayrıca «Fukaraya Yardım Cemiyeti» adı altında bir cemiyet kurarak, buraya verilecek olan, hayırperver zatların yardım ve sadakalarını başka maksat veya menfaatle
Sayfalar 263–268
Muzaffer Ozak Külliyatı · Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey zâtı ve kemali ile kaim ve yarattıklarının korunup kollanmasında yegâne hakim olan şeref ve izzet sahibi.. Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey peygamb
Sayfalar 245–250
Muzaffer Ozak Külliyatı · liyâ'ullah: (Taş atanlar bizden, taş attıranlar bizden degildir.) buyurmuşlardır. Herhangi bir kabın içi gerçekten pis ise, üzerine (Bu kap temizdir.) diye asılan yaftaya kim inanı
Sayfalar 315–320
Muzaffer Ozak Külliyatı · pıyor» demeye başladılar. Bu söz sultanın kulagına geldi. Sultan bu dedikoduya fena halde üzüldü. Buna imkân mı vardı? Ses çıkarmasa, bu iftirânın yayılması böyle bir olayın vukuun
Sayfalar 418–425
Muzaffer Ozak Külliyatı · Akrabanı ziyaret et sevindir, Ağlayanın gözyaşını sil, dindir; Aak riyası belki onda gizidir: Çalış, kazan; tembel tembel oturma! Ele umut baglayarak boş durma! Tutumlu ol, kazancı
Sayfalar 522–529
Muzaffer Ozak Külliyatı · Buna mukabil, Allah rizası için bir hayırlı amel işleyen mü'min, bu iyiliğinden dolayı hem dünyada aziz olur, hem de âhirette Allahu teâlâ kendisini yüksek ecirlere nail eder. Yani
Sayfalar 461–469
Muzaffer Ozak Külliyatı · meyi, bir san'at ve zenaat sahibi olmayı, yardımlaşmayı, kardeşligi, birligi ve beraberligi öneriyor. Bütün bunlara yüz çevirmişiz, birbirimize düşmüşüz, sen-.ben kavgasına tutuşmu
Sayfalar 670–679
Muzaffer Ozak Külliyatı · .— 670 — Allah'a ve Resûlüllah'a rücû ettiğin gün aziz olacaksın. Bugünkü zilletimizin sebebi, güneşe arkasını dönenin karanlıkta kalması gibidir. Biz, islâm dinine ve ahlâk-1 Muha
Sayfalar 660–667
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey kâfirler ve ey münafıklar; haydi durmayın, yiyin için, zevk ve safa edin, olmadık hayaller kurun ve avunun, ham emeller peşinde koşun, her emelinize ulaştıkça keyfinizden coşun,
Sayfalar 694–701
Muzaffer Ozak Külliyatı · seriya onlara söz geçiremiyor, arkamızdan götüremiyoruz. Halbuki, bu imamlar her asırda milyonlarca kişiyi peşlerinde sürüklemişler, bütün islâm âlimleri başta olmak üzere büyük kü