ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
662 sonuç · toplam 662 · “Bit” · 1/28
01Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Bitlice Mustafa Efendi
Bitlice Mustafa Efendi (ö. Receb 972/Şubat-Mart 1565), Ahdî Çelebi’nin oğlu ve Şeyhülislâm Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi’nin yeğeni; Kepenekçi Sinan ve Gebze Çoban Mustafa Paşa medreselerinde görev yapmış Osmanlı müderrisidir.
Bitlis
Bitlis · Türkiye · Eserlerinde adını zikrettiği tek şeyhi olan Ammâr Yâsir el-Bitlisî'nin nisbe aldığı şehir; silsile Sühreverdiyye'ye buradan bağlanır. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Kübrâ : Necmeddîn-i Kübrâ, Hârizm’de kurduğu irşad çe…
Bitlis
Bitlis · Türkiye · Önde gelen müridlerinden Hüsâmeddin Bitlisî'nin şehri; Nûrbahşiyye'nin Anadolu'ya en yakın temas noktasıdır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrbahş : Muhammed Nûrbahş, İshak Huttalânî çevresindeki Kübrevî terbiyesi, mehdî…
Abdülcelîl-i Bitlisî
Abdülcelîl-i Bitlisî (ö. 1160/1747), Bitlis’ten İstanbul’a gelen; Müştâkiyye silsilesinde Hacı Hasan-ı Şirvânî’nin, Zenbûriyye’nin Kādirî icazet hattında ise Şems-i Bitlisî’nin önünde yer alan Kādirî şeyhidir.
Seyyid İbrâhim Bitlisî
Seyyid İbrâhim Bitlisî, Yahyâ Âgâh İstanbulî'nin Ankara Millî Kütüphane 3200 numaralı istinsahında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsilesinde yer alan şahsiyettir. Aynı adlı kişilerle karıştırılmaması için bu kayıt yalnız kaynak zincirind…
Sincede Büzür Bitmez
Sin, Türkçe’de mezar anlamına gelir. Büzür (doğrusu bizr olacak) de, Arapça tohum demektir. Bu şekilde, atasözünün anlamı “mezarda tohum bitmez” şeklinde olur. Erbab-ı tarikat, sır konuşulurken, yanlarında yabancı birisi varsa, bu atasözünü…
Manastır (Bitola)
Bitola · Kuzey Makedonya · 1853'te Çerkez İsmâil Paşa'nın davetiyle gidip üç ay kaldığı ve çoğunluğu memur kesiminden bir gruba Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ını şerhettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî : Mısır'da d…
İdris-İ Bitlisi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “İDRİS-İ BİTLİSİ HZ.” adıyla, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KIRKMERDİVEN CD. NO:100 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 926 olarak veri…
Müştâk Baba: Bitlis, Seyahat, Musiki ve Müştâkıyye
Bitlis ve tahsil Müştâk Baba’nın doğum tarihi kaynaklarda 1758, 1763 ve 1772 olarak farklılaşır; şiirindeki yaş kaydı ile 1831 vefat rivayeti 1750’lerin ortasını destekler. Bitlis’in Zeydan mahallesinde yetişti; ilk tasavvuf derslerini Şems…
“Lazkiyeli” nisbesi ve Denizli tesbiti
Nüzûlî Mustafa Efendi · Divanında “Lazkiyeli” diye kaydedilmesine karşılık Bursalı Tâhir Bey'in tetkiki, bu nisbenin Suriye'deki Lazkiye'yi değil Denizli'nin eski adı Laodikeia'yı kastettiğini ortaya koymuştur.
Metnin tesbitindeki güçlük ve ilmî neşirler
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ · Esere sonradan katılan beyitler yüzünden asıl metnin belirlenmesinin zorlaşması ve eserin ilmî neşirleri.
Risâle fî isbâti'r-râbıta
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî · Tasavvufa dair tek risâlesi.
150 eser, 115'i tesbit edilmiş
Osman b. Fûdî · Telifinin hacmi ve dili.
A‘yân-ı sâbite
Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır. İlim ile dış varlık arası…
Rabıta
Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena…
nevâbit
nâbite
tesbît
[Ar\ Hadis biliminde, sünnet ve hadislerin sözlü veya yazılı olarak toplanması ve koruma altına almması.
râbıta-i kalbiyye
Tasavvufta gönüllerin bir ve bütün olması, birleşmesi durumu
nâbite
Dinin temel akideleri ve konularını akılcı bir yapıy oturtamayan ve dinî metinle veya lafızları yalnızca sözün b sit yönüyle anlamlandıran, d rin konulara giremeyen, yüze sel bir anlam vermekle yetine kimseler için kullanılan kelâ terimi
adlü’n-zâbitûn
Q^k> L^ Jjt) Hadis ravîlerinin âdil ve zabit bir kimse olması
Müstenbit
Arapça, kuyudan su çıkaran demektir. Allah’ın kitabına uygun olarak, mütehakkıklardan, anlayışı güçlü kişilerin ortaya bilgi çıkarma işlemine istinbat, bunu yapana da müstenbit denir. Bu batinî de olur, zahirî de…MÜSTENEDÜ’L–
Rîbıta-İ Telebbüssiye:
Râbıta yaparken kendisini, velînin şeklinde, kıyâfetinde görmek ve düşünmek. Kur'ân-ı kerîm okurken ve dinlerken, ders, vâz dinlerken, namaz kılarken ve her ibâdeti işlerken râbıta-ı telebbüsiyye yapmak ibâdetlerden lezzet almaya sebeb olur…
Hakîm Çelebi Tekkesi Şeyhi Ahmed Efendi
Ahmed Efendi (ö. 1034/1624-25), Tire’den yetişmiş; Aydın Yenişehir’de müderris ve müftülükten sonra Nakşibendî terbiyeye yönelerek Hakîm Çelebi Zâviyesi’nde irşad yürütmüş âlim şeyhtir.