ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
23 sonuç · “Şirâ”
01Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Bengal Çiştî Hankahları
Ahî Sirâc, Nûr Kutb-i Âlem ve Eşref Cihangîr-i Simnânî çevreleriyle Bengal ve Bihâr'da gelişen bölgesel ağ; tek kuruculu kol değildir.
Buzguşiyye / Necîbiyye
Necîbüddin Ali Buzguş’un Şiraz merkezli irşadıyla gelişen, oğlu Abdurrahman ve sonraki halkalarla devam eden kol.
Rifâiyye
Ahmed er-Rifâî'nin Ümmü Abîde merkezli ilim, hizmet ve irşad mirasına nispet edilen; Irak'tan Suriye, Mısır, Anadolu ve Balkanlar'a çok sayıda aile ve halife hattıyla yayılan tasavvuf yolu.
Şirvânî–Kafkasya Hattı
İsmâil Sirâceddin Şirvânî'den Has Muhammed, Muhammed Yeragī ve Cemâleddin Gazi-Kumûkī üzerinden Kafkasya'ya yayılan Hâlidî silsile.
Tavîlî Hattı
Osman Sirâceddin et-Tavîlî ve ailesinin Tavîle merkezinden İran ve Irak'a yayılan Hâlidî silsilesi.
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi (ö. Zilkade 1082/1672), Kadızâde Şeyh Mehmed Efendi’den tahsil gören; Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebîr kürsülerinde sırasıyla vaizlik yapan Osmanlı âlimidir.
Bursalı Seyyid Muslî Efendi
Bursalı Seyyid Muslî Efendi (ö. 1069/1659), Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın oğlu ve halifesi; 1654’te Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna geçen, Abaza Hasan Paşa’nın Bursa’yı işgali sırasında yardım istemek üzere İstanbul’a giderken Emir Ali Cezîresi (İmralı) yakınında öldürülüp adaya defnedilen Halvetî şeyhidir.
Ebû Muhammed Abdürrezzâk el-Cezûlî
Ebû Muhammed Abdürrezzâk el-Cezûlî (ö. 592/1196), Ebû Medyen'in önde gelen Mağribî halifesi; Medyenî irşadı İskenderiye ve Yukarı Mısır'a taşıyan, Ebü'l-Haccâc el-Uksurî'yi yetiştiren sûfîdir.
Ebû Saîd-i Sânî et-Tebrîzî
Ebû Saîd b. Şeyh Sun‘ullah-i Kûzegerânî (920-980/1514-1572), Nakşibendî bir ailede yetişen; Safevî baskısı altında Tebriz’den ayrılıp Erdebil, Halep ve İstanbul’da ilmî hayat sürdüren tefsir âlimidir.
Ebü’l-Haccâc Yûsuf el-Uksurî
Ebü’l-Haccâc Yûsuf el-Uksurî (ö. 642/1244), Abdürrahîm el-Kınâî ve Abdürrezzâk el-Cezûlî’den faydalanan; devlet görevini bırakarak Luksor’da geniş bir irşad halkası kuran ve türbesi şehrin dinî hafızasının merkezine dönüşen sûfîdir.
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan el-Harîrî
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan b. Mansûr el-Harîrî (ö. 645/1247-48), Havrân’da doğup Dımaşk’ta zanaatkârlıktan tasavvufa yönelen; semâ, sıra dışı kıyafet ve sözleriyle geniş bir derviş çevresi oluştururken fakihlerin ağır tepkisini çeken Harîriyye önderidir.
Ebü’l-Vefâ İbrâhim b. Yûsuf eş-Şâmî
Ebü’l-Vefâ İbrâhim b. Yûsuf eş-Şâmî (ö. 1170/1756), Şam’daki Sâgūr Sa‘dî Zâviyesi’nin on üçüncü postnişini, Vefâiyye kolunun pîri ve Sa‘diyye’yi İstanbul, Bursa, Balkanlar ve Mısır’a taşıyan geniş hilâfet ağının merkezidir.
Edirneli Âşık Efendi
Edirneli Âşık Efendi (ö. 975/1567-68), 1517 Mısır seferi sırasında Kahire’de İbrâhim Gülşenî’ye intisap eden; onun halifesi olarak Edirne’ye dönüp Şah Melik Zâviyesi’ni Gülşenî irşad merkezine dönüştüren şeyhtir.
Hacı Ahmed Niksârî
Hacı Ahmed Niksârî (1863–1937), Şiranlı Mustafa Rûmî’den ilim ve tarikat icâzeti alan; Yağıbasan Medresesi, Niksar Ulu Camii ve bölgesel irşad ağıyla tanınan Nakşibendî-Hâlidî âlim ve mürşiddir.
Has Muhammed Şirvânî
İsmâil Sirâceddin Şirvânî'nin halifesi Has Muhammed, Hâlidî irşadı Muhammed Yeragī'ye taşıyarak Kafkas silsilesinin devamını sağladı.
Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mücîb Efendi
Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mücîb Efendi (1673-1727), Halep kadılığı ve Şam tayinine uzanan ilmiye kariyerinin yanı sıra Mücîb mahlasıyla şiirleriyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Hurrem Velî
Hurrem Velî, Akşemseddin'in halifelerinden; gelenekte İstanbul'un fethi sırasında şehid olduğu ve Altımermer'de defnedildiği aktarılan Bayramî şeyhidir.
Şirâ
Satın almak. (Bkz. Bey' ve Şirâ)
İnşirâh Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan dördüncü sûresi. İnşirâh sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. Resûl-i ekremin kalbinin açılma hâdisesine işâret edildiğinden, Sûret-ül-inşirâh denilmiştir. İnsanoğlunun hayâtı ve çalışmanın esas olduğu bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Râzî, Taberî) Allahü teâlâ İnşirâh sûresinde meâlen buyurdu ki: ( Ey Resûlüm! ) Senin için, senin zikrini yükselttik. (Âyet: 4) Kim İnşirâh sûresini okursa, sanki ben elemli iken bana gelip, beni ferahlandırmış gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Envâr-üt-Tenzîl ve Esrâr-üt-Te'vîl)
Altın Silsile: Kırk Halka
Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.
Sayfalar 270–276
Muzaffer Ozak Külliyatı · ederken, katlolunmayı, sonra tekrar dirilmeği, tekrar katlolunmayı ve tekrar dirilmeyi diler ve defalarca şehit düşmeyi isterdim. Şehitlik rütbesini ihraz etmeğe bu derece arzu ve
Sayfalar 300–307
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerin müstakillen mâliki, sahibi ve mürebbisi olan Allahu zül-celâl vel-cemal hazr