Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 300–307 Yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerin müstakillen mâliki, sahibi ve mürebbisi olan Allahu zül-celâl vel-cemal hazretleri, Habib-i edibi vasıtasıyle biz âciz ve günahkârlara: (KULLARIMA HABER VER...) hitab-ı izzetiyle, zâtı Kibriyâ-i ahadiyyetine gerçekten kul olabilmek şeref ve bahtiyarlığına erişenleri taltif ve tatyip buyurmaktadır. Bu ne büyük ni'met, ne yüce devlet ve ne erişilmez mazhariyettir. Ümmet-i Muhammed'den olduğumuz için Rabbimiz bizlerden bahsederken lûtfen ve tenezzülen (KULLARIM...) hitab-ı celiliyle zât-ı ilâhiyyesine izafe buyurmakta ve daha sonra da tebşirât-ı sübhaniyyesini duyurmaktadır. Ziyayı dide-i kalbim benim nûr-u Hüdâ'dandır, Hidayet bulduğum ancak tarik-i Mustafa'dandır... Mevlâyı müte'al, bizleri kendisine kul ve Habib-i edibine ümmet olmak şeref ve bahtiyarlığından ayırmasın ve ümmet-i Muhammed'i kulluk makamında sabit kadem eylesin. (Amin bihürmet-i Seyyid-il-mürseliyn..) Bilindiği gibi, âyet-i kerimelerde SEBEB-İ NÜZUL ve Hadis-i şeriflerde ise SEBEB-İ VÜRUD aranır. Rivayete göre, bu âyet-i celilenin nüzulü sebebi şöyledir: Nebiyyi ins-ü…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.