ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “îkâz”
01Bâkî (Mahmud Abdülbâkî Efendi)
Bâkî (933/1526-27–1008/1600), İstanbul’da medrese tahsiliyle yükselen; gazelleri, Kanûnî Mersiyesi, siyer ve tarih tercümeleri ile XVI. yüzyıl Osmanlı şiirinin söyleyişini yenileyen Sultânü’ş-şuarâ ve Rumeli kazaskeridir.
Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba
Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba (1130/1718-1197/1782-83), Üsküdar’da Celvetî terbiyesiyle yetişen; Mısır ve Hacıbektaş’ta Bektaşîlik tecrübesi kazanan, melâmet yorumunu Dîvân, Vâridât, Ankā-yı Maşrık ve Devriyye-i Ferşiyye’de işleyen mutasavvıf şairdir.
Bostan Mustafa Efendi
Bostan Mustafa Efendi (904/1498-99–27 Ramazan 977/5 Mart 1570), Tireli kıraat âlimi, müfessir ve Rumeli kazaskeridir. Haseki Sultan Medresesi’nin ilk müderrisi olmuş, değirmen davasındaki bağımsız hükmü ve İstanbul teftişleriyle tanınmıştır.
Cânbolâdzâde İmamı Şeyhülislâm Mehmed Efendi
Cânbolâdzâde İmamı Mehmed Efendi (ö. 1141/1728), Ladik’ten yetişerek medrese müderrisliği, saray imamlığı, İstanbul kadılığı ve Rumeli kazaskerliğinin ardından iki defa şeyhülislâm olan Osmanlı âlimidir.
Dıhkî Mustafa Efendi
Dıhkî Mustafa Efendi (ö. 1723), Bâdincânî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan ve Bursa çevresindeki medreselerden Sahn derecesine yükselen Osmanlı müderrisidir; 1680’de ölen Sirozlu Rumeli kazaskeri Dahkî Mustafa’dan farklı kişidir.
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi (965-1008/1557-1599), Ebüssuûd Efendi’nin oğlu; doğrudan Sahn müderrisliğine başlayan, Selânik’ten İstanbul’a uzanan kadılıkları ve Anadolu-Rumeli kazaskerlikleriyle ilmiye hiyerarşisinin zirvesine çıkan fıkıh âlimidir.
Hariri Şeyh Muhammed Efendi
Kazzâz Muhammed Efendi diye tanınan Harîrî Muhammed, Ümmî Sinan’ın ilk halifesi; Pazar Tekkesi’nde uzun süre irşad hizmeti yürütmüş şeyhtir.
İsmâil Ata
İsmâil Ata, çocuk yaşta babasını kaybettikten sonra Hârizm, Buhara, Semerkant ve Hucend'de eğitim gören; Kazıgurt'ta irşad yürüten ve oğlu Hoca İshak'ın Hadîkatü'l-ârifîn'inde sözleri korunan Yesevî şeyhidir.
İsmâil Rusûhî Ankaravî
İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1041/1631, İstanbul); yirmi bir yıl Galata Mevlevîhânesi şeyhliği yapmış, Mesnevî şerhiyle “Hazret-i Şârih” unvanını kazanmıştır. Bayramî ve Halvetî iken göz tedavisi için gittiği Konya'da Mevlevî olmuştur.
Kādızâde Mustafa Hilmî
Kādızâde Mustafa Hilmî (952–977/1545-46–1569), şeyhülislâm Kādızâde'nin oğlu; Abdülkerîmzâde çevresinde yetişmiş, Şah-ı Hûbân Medresesi'nde ders vermiş ve Hilmî mahlasıyla şiir söylemiştir.
Karaçelebizâde Hüsâmeddin Hüseyin Efendi
Karaçelebizâde Hüsâmeddin Hüseyin Efendi (yaklaşık 1533-1598), Şam, Mısır, Bursa ve İstanbul kadılıkları ile Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinde bulunmuş Osmanlı fakihidir.
Kevâkibîzâde Veliyyüddin Efendi
Kevâkibîzâde Veliyyüddin Efendi (1656-1727), Halep, Kahire, Mekke ve İstanbul kadılıklarının ardından Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinde bulunan Osmanlı âlimidir.
îkâz
Uyarma. Tenbih etme. Bir kimse bir müslümanı İslâmiyet'e muhâlif ( uymayan ) işten, doğru yola teşvîk ederek îkâz ederse, kıyâmet gününde Hak teâlâ hazretleri, o kimseyi peygamberlerle berâber haşreder ( toplar ). (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli) Ehl-i sünnet denilen hakîkî müslümanların birbirlerini sevmeleri, zarar vermemeleri, yardımlaşmaları, tatlı dil ve yazılar ile birbirlerini îkâz etmeleri lâzımdır. (S. Abdülhakîm Arvâsî)