ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
4980 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 61/208
01Fetret
Ara, aralık, iki olay arasında geçen süre. tas. a Başlangıçta sâlikte mevcut olan yakıcı ateşin ve şiddetli hararetin sönmesi ve küllenmesi. b Başlangıçta gerekli olan hararetle isteme halinin sönükleşmesi (xr). Gevşeklik, sülükta gösterile…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Feyz-i akdes
فيض | قد س) En kutsal feyz. tas. Önce ilim, sonra ayn mertebesinde şeylerin ve istidatlarının var olmasını gerektiren zat-ı hubbi tecelli (ct; iru 49). Halkın istidadına vâbestedir âsâr-ı feyz Ebr-i nisandan sadef dürdâne, ef'i sim kapar Be…
Figan
Acı acı bağırmak, yanık yanık inlemek. tas. Iç hallerin açığa vurulması, içini dökme, dert yanma (ts).
Fikdân-ı his
Duyuların geçici olarak işlemez hâle gelmesi; sûfînin çevresinden habersiz kalması. Gaybet ve Fakd maddelerine bakınız.
Firar
Kaçmak. tas. Sâliki Allah'tan ve ona itaatten alıkoyan her şeyden kaçmak; ilâhî rızaya uymayan davranışlardan uzaklaşmak. Halk bilgisizlikten bilgiye, aydınlar haberle bilme halinden görerek bilme haline, seçkinler mâsivâdan Hakk’a firar ed…
Firkat
Ayrılık, hicran, sila hasreti. tas. Halk perdesiyle perdelenmek. (sF) Fütuh Bilmedik zevk-i visâlin çekmeyince firkatın Olmayınca hasta kadrin bilmez insan sıhhatın Fıtnat
Fitâm
G (فطا Sütten kesme, süt emmekten kesilme. tas. Bir müridin veya halifenin sülükunu tamamlaması, bağımsız olarak hareket etmesi; ihtiyaç duydugu bilgileri feyz ve fetih yoluyla Allah'tan alma mertebesine ulaşması. Vaktinden evvel çocuğu süt…
Fota
Hırka, aba. Fuat 1. Kalp, gönül. 2. tas. a İlahi, tecellileri temaşa ve seyrelme mahalli olup atvar-ı sebanın üçüncüsüdür. “Gözün gördüğünü gönül yalanlamadı” (Necm Suresi, 11). b Kalbin içi, kalp zarı (Ekü 278).
Fukara
Yoksullar, dervişler. Bkz. Fakir. Fukara kalbine her kim dokuna Dokuna sinesi Allah okuna “Furkân ii ar. (فى قا ن) 1. Ayırt edici. 2. tas. a Hak ile bâtılı ayıran ayrıntılı bilgi. Kurân ise bütün hakikatleri içeren özet ve gizli bilgidir. F…
Fütur
Yarmak, yarık. tas. Belirme ve buna tabi olan hususlar ile halkın Hak'tan seçilir hale gelmesi ve farklılaşması.
Fütüvvet
6 43) Gençlik, yiğitlik, mertlik. 2. tas. a Fedakârlık, feragat, mertlik, adamlık, insanlık, bir kimsenin sırf insani mülahazalarla başkalarının hak ve menfaatini kendisininkinden önde tutması; toplumun ve fertlerin kurtuluşu ve mutluluğu i…
Galebat
Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve mah…
Galebe
Yenmek, üstün gelmek. tas. Sâliki tesiri ve hâkimiyeti altına alan bir hal olup, sâlik bu hal içinde bulunduğu sürece sebebi düşünemez, edebe uyamaz, karşılaştığı şeyleri birbirinden ayırt edemez; bazen caiz olmayan şeyler de yapar. Kaynak…
havâs
Allah’ı mutlak bir varlık re olarak kabul eden, herkeste bualunmayan birtakım bilgilere, hâllere, yetenek ve ruh temizlin] ğine sahip âlim kimseler için n, kullanılan bir tasavvuf terimi, s.” “avâm” karşıtı, “havâs”, haram ka ve mekruhlarda…
Garip
Gureba (4 (غر Yurdundan uzak ve gurbette yaşayan, kimsesiz, zavallı; yad ellerde olan, vatanından ayrı düşen. 2. Halinden anlamayan, duygu ve düşüncelerine yabancı kalan kimseler arasında bulunan kimse. Cahiller arasında âlim, fâsit ve fası…
Gark
Batma. tas. Fark makamından geçip cem mertebesinde müstağrak olmak. Sâlikin vahdet deryasında batması. Üç derecesi vardır: ilmin halde batması, işaretin keşfte mahvolması, tecellilerin cem halinde yok olması. Gark-ı deryayım gerçi kateyim H…
Gaybet
Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la haz…
Gayb erenler
غيب!> « نلر) Göze görünmeyen veliler, Ricalw’l-gayb, malü'-gayb. Üçler, yediler, kırklar, abdallar gibi bazı veliler vardır ki, gâibtirler; göze görünmezler, kısa zamanda uzun mesafeler katettiklerine inanılır. Bkz. Tayy-i mekân, Tayy-i zam…
Gayret
Kiskanma. tas. a Bir kimsenin, kendisine mahsus olan bir şeye başkasının ortak olmasından veya ortak olmayı istemesinden hoşlanmaması ve rahatsız olması (cr). b Sevenin sevgilisini kıskanması. Kıskanma (gayret) sevgi alameti ve nişanesidir.…
Genc
Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde kullanılır. İçi d…
Gıybet
Çekiştirme, koğuculuk. tas. Bir kişinin fena hallerini ve kötü huylarını gıyabında söyleme. Yüzüne karşı söylenirse buna hakaret, şetm denir. Bir kimseden, onun bulunmadığı yerde, duyması halinde hoşlanmayacağı bir biçimde söz etmek.
Gill
Gönülde meydana gelen bilginin neticesi ve meyvesi (is). Ruzbihan Bakli, “kırmız gül Allah'ın mehabetinden bir parçadır,” hadisine vurgu yapar. Allah'ı gül bulutlarından kırmızı, yüce bir gül şeklinde tahayyül eder. Tasavvuf edebiyatında gü…
Gül-bang
JS) Gül sesi, bübül şakıması. 2. Koro halinde çıkarılan güzel ve uyumlu ses. 3. tas. Belli hususlar için tertip edilmiş dualar; örn. Baba gül-bangı şöyledir: “Cereğ-ı rüşen fahr-ı dervişân o bir sultan-ı kerem Ali meydan erkân Hacıbektaş Ve…