Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

336 sonuç · toplam 336 · “mürîd” · 4/14

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahz-ı nisbet

Bir mürşidden mânevî bağ ve tarikat terbiyesi almak; el alıp mürid olmak. Ahz almak, nisbet ise sâliki irşad zincirine bağlayan mânevî yakınlık anlamındadır. Terim yalnız şeklen biat etmeyi değil, sohbet, zikir ve âdâb yoluyla bu ilişkinin…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayna

İnsan-ı kâmilin kalbi. Allah'ın zat, sıfat, isim ve fiillerine mazhar ve tecelligâh olması itibariyle genel anlamda insana, özel anlamda kâmil insana ayna (ayine, mir'at) ve mir'ât-ı Hak, ayine-i Rahman denir; çünkü Allah, diğer varlıklarda…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baba

Peder, ata. tas. a Şeyh, mürşit. Baba Arslan, Baba Maçin, Baba Simmâsi, Baba Tahir Uryani ve benzeri birçok şeyh Baba unvanıyla tanınmıştır. Iki tür babalık söz konusudur; cismani babalık, yani soy ve nesep babalığı ve ruhani/manevi babalık…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Biat

veya Beyat. Ahdetme, söz verme, bu amaçla el sıkma. tas. El almak; seyhine sadik ve bagh kalacagina, ona kayıtsız şartsız teslim olacağına, her dediğini itiraz etmeden yapacağına dair müridin mürşidine söz vermesi, bu amaçla tarikat mensupl…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dest

Farsça el demektir. Tasavvufî metinlerde kudretin, tasarrufun ve mânevî yardımın sembolü olarak kullanılır; “dest-gîr olmak” bir müride yol göstermek ve elinden tutmak anlamına gelir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ehl-i tasfiye

Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Esma-Müsemma

İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eşik

Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapıs…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena

Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fitâm

G (فطا Sütten kesme, süt emmekten kesilme. tas. Bir müridin veya halifenin sülükunu tamamlaması, bağımsız olarak hareket etmesi; ihtiyaç duydugu bilgileri feyz ve fetih yoluyla Allah'tan alma mertebesine ulaşması. Vaktinden evvel çocuğu süt…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Garâmet

غر | مة) Berc, ceza. tas. İhvandan birine karşı hatalı davranan bir müridin, ondan af ve özür dilemesinden sonra uygun görülen ölçüde bir ceza ödemesi. Seferden dönen ehlullahın tekke sakinlerine verdikleri yemek; hakk-ı kudüm (sp).

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâcib-i Hak

(5> (حاجب Hakk'ın kapıcısı. tas. Hak ile halk arasında aracı olan insan-ı kâmil ve şeyh-i vasıl. Kâmil insan hâcip olması sıfatıyla müridi Hakk'ın huzuruna alır, Hakk'ın naibi olması sıfatıyla da onun mülkünde tasarrufta bulunur (sm). İbn S…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Halife

ç. Hulefa Halef, câ-nişin, naip. tas. a Şeyhin belli bir bölgedeki müritlerine bakma, onları terbiye etme ve kendisiyle onlar arasındaki irtibatu sağlama işiyle görevlendirdiği müridi. b Müritlerin, şeyhin ölümünün ardından onun vasiyetiyle…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hıfz-ı ahd

7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hikmet

a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İcazet

(3 جا نز ( a Bir şeyhin, muhip ve müritleri yetiştirmesi için yetişmiş ve ehliyetini ıspatlamış bir müridine izin vermesi. b Müritlerin önemli işlerde, özellikle sefere çıkarken şeyhten aldıkları izin. “Gelmek iradet, gitmek icazet iledir.…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlbas-i hırka

Hırka giydirmek. tas. Şeyhin tarikate alacağı müride özel bir törenle hırka giydirmesi. Genellikle bir tarikat geleneğidir. Giydirilen hırka müridin ruhi hallerinin de kıyafeti gibi değiştiğine, alışkanlıklarından koptuğuna, Hakk'ın makbulu…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İnhina

نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kenz-i mahfi

355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

MM

و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yeseviyye’de cehrî zikir

Tevhid ve Hay isimlerinin ses, nefes ve beden ritmiyle topluca icra edildiği Yesevî zikir usulü. Hafî zikir bütünüyle reddedilmez; müridin hâline göre eğitim yöntemi değişebilir.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yesevî asâsı

Yesevî geleneğinde hırkayla birlikte hilâfet alan müride verilen, irşad sorumluluğu ve yol hizmetini simgeleyen işaret.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Musâhip

Tarikat arkadasi, yoldas, birlikte nasip alan canlar, tarikate yeni giren müride yol gösteren ve erkân öğreten tecrübeli ve kıdemli mürit, |

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazar

Bakmak, bakış. tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelli…

↗