غر
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
غر | مة)
- Berc, ceza.
- tas. İhvandan birine karşı hatalı davranan bir müridin, ondan af ve özür dilemesinden sonra uygun görülen ölçüde bir ceza ödemesi. Seferden dönen ehlullahın tekke sakinlerine verdikleri yemek; hakk-ı kudüm (sp).
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
U«ly) [Ar.] fık. Borçlunun ödeme yükümlülüğü altmda olan malî ceza anlamında bir fıkıh terimi. Bir mahkemenin vermiş olduğu malî ödeme cezası, başka borçlarda olduğu gibi borçlunun zimmetine ilişkin bir borç olarak kesinleşmiş sayılır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Borçlanılan şeyi ödeme. Bir çeşit vergi.
Müslümanların, hıristiyanlara ve yahûdîlere yapmakla yükümlü oldukları muâmele şekli, bizzat Resûlullah efendimizin, bütün müslümanlara hitâben yazdırdığı şu mektûbda açıkça bildirilmiştir. Mektûbun tercümesinin bir kısmı şöyledir:
Bu yazı, Abdullah oğlu Muhammed'in, bütün hıristiyanlara verdiği sözü bildirmek için yazılmıştır... Müslüman olmayan herkes, benim himâyem ( korumam ) altındadır. Hıristiyan manastırlarının ( kiliselerinin ) hiçbir tarafını yıkmayın. Bunların kiliselerinden mal alınıp, müslüman mescidleri için kullanılmasın. Ticâret yapmayan ve ancak ibâdet ile meşgûl olan kimselerden, her nerede olursa olsunlar, garâmet almayın... (Feridun Bey-Mecmûa-i Münşeât-üs-Salâtîn)
Tasavvuf Sözlüğü
Zimmetindeki edası gereken şeyi ödeme anlamında Arapça bir kelime. Kardeşlerinden birine edebsiz davranışta bulunan bir müridin, ondan af ve özür dilemesinden sonra, uygun görülen miktarda bir cezayı ödemesi. Seferden dönenlerin, tekke ehline verdiği yemek ki, buna hakk-ı kudüm denir.