ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
390 sonuç · toplam 390 · “Meve” · 4/17
01Hane-i hammar
Meyhane. tas. Mâsivâdan ilgiyi kesme ve renksiz olma makamı (sr).
Hediye
Karşılıksız sunulan armağan. Tasavvuf ahlâkında sevgi, gönül alma ve kardeşliği pekiştirme vasıtasıdır; hediyenin gösterişe, karşılık beklentisine veya manevî nüfuz sağlamaya dönüştürülmemesi öğütlenir. Bazı nazarî metinlerde nübüvvet ve ve…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
İcâzetnâme
Bir kimseye belirli bir ilmi öğretme, eseri rivayet etme veya tarikatta irşad ve hilâfet görevini yürütme yetkisinin verildiğini gösteren yazılı belge. Tarikat icâzetnâmelerinde yetkiyi veren şeyh, icâzet alan kişi, silsile, izin verilen zi…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
İskât-ı izafat
سقا ط | ضافات) ( Nispet ve izafeleri yok sayma. Fail olarak yalnızca Hakk'ı görme ve her şeyi ona bağlama. tas. Tasavvuf iskât-ı izafatur. Eyle iskât-ı izafat, hüviyet birdir Nazar-ı ehl-i hakikatte hakikat birdir Vahdet esârıdır eşyadaki r…
İslâm
سلا م)!) x. İslamın getirdiği hükümlerin uygulanması ve Hz. Peygamber'e uyulması (11s). Eğilme ve boyun eğme, itaat etme (KR 9). Ezeli hükümleri kabullenme, nefsin ölmesi (EE 297). İslam beden, iman ruhtur. İslami ilimler kabuk (kışr), iman…
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Kimya-i kanaat
Kanaat kimyası, var olanla yetinmek, olmayana özlem duymamak. “Kanaat tükenmez bir hazinedir”. Kimya-i saadet Mutluluk kimyası. Kötü huylardan uzaklaşarak nefsi temizleme ve Koku — — — düzeltme, faziletler kazanarak nefsi bunlarla sus eme.
Kü-yi harabat
Harâbât köyü. 2. tas. Kendinden geçme ve fani olma makamı, küyi meykede (meyhane köyü) ve kü-yi mugân (keşişler köyü) de aynı anlamda kullanılır. Kü-yi yâr Sevgilinin bulunduğu semt. Küfr-i tarikat Şatahat; bütün dinlere ve yetmiş iki buçuk…
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Kutbü’l-irşâd
İnsanları mânevî yolda eğitme ve yönlendirme yetkisinin en yüksek derecesini temsil ettiği kabul edilen velî. Terim, irşad hizmetinin merkezinde bulunduğuna inanılan kâmil mürşidi ifade eder; tarihî bir idarî makamdan ziyade tasavvufî velây…
Leyle-i kadir
ليله' قد ر) +. Kadir B€cesi. 2. tas. Sâlikin özel bir tecelliye mazhar oldugu ve bu sayede sevgilinin yanındaki kadrini ve kıymetini tanıdığı gece. Bu da sâlikin aynu'l-ceme ve marifetin nihaj makamına ulaşmasının başlangıç zamanında olur (…
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…
Meydan
Açık alan, görünme ve karşılaşma yeri. Tasavvuf dilinde muhabbet, zikir, vecd ve mânevî mücadelenin sahası için kullanılır. Tekke hayatında Mevlevîlikte “meydan”, dede ve dervişlerin belirli bir düzen içinde toplanıp murakabede bulunduğu me…
Nemâ
Artma, gelişme ve görünür hâle gelme. Tasavvufî kullanımda ilâhî inayete erişerek mânen gelişmek ve izzet bulmak anlamına gelir.
Nevruz
Yeni gün; baharın ve eski takvimde yılın başlangıcı. Tasavvuf şiirinde diriliş, yenilenme ve tabiatta görünen cemâl tecellisinin sembolüdür. Bazı remiz sözlüklerinde çokluğun açıldığı tefrika âlemiyle ilişkilendirilir.
Nida
Davet, çağrı, seslenme, avaz. tas. Hakk'ın kullarına nidası | iki çeşittir: alamet nidası avam için olup korkutma ve uyarma niteliğindedir; keramet nidası havas için olup müjdeleme ve şereflendirme niteliğindedir (sr). Münadiler nidâ eyler…
Nim-mesti
Yarı sarhoş. tas. İstiğrak halinden kendine gelme veya istiğraka yüz tutma. Niyaz ayini
Reda’
(glo DI. Süt emzirme, meme verme. 2. tas, Müridin şeyhin sohbetine devam edip ondan feyz aldığı ve onun tarafından eğitilip yetiştirildiği süre. Bu süre dolmadan şeyh müride ayrılması için izin veremez. Bkz. Fitâm, | Veladet. | Refref i ar,…
Riyâset
Baş olma, yönetme ve önderlik etme mevkii. Hubb-ı riyâset , baş olma sevgisi demektir. Tasavvuf ahlâkında hizmet sorumluluğuyla makam tutkusunun ayrılması, önderliğin nefsânî üstünlük aracına dönüştürülmemesi vurgulanır.
Şehvet
Bedeni arzular. Nefsin hoşuna giden şey, nefsin bir şeye meyletmesi (cr). Bedeni ve süfli arzular; yeme, içme ve cinsi hayatla ilgili olup ölçüyü aşan istekler (Gi 111). Canın isteği.