ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
168 sonuç · toplam 168 · “akide” · 3/7
01i'câzü’l-Kur'ân
[Ar Kur’ân’m özünde bulunan ede bî ve estetik üstünlüğünün muhtevasındaki derinlik v zenginliğinin bir başka eserd bulunamayacağım ya da bi benzerinin yapılamayacağm ifade eden bir terim. Bu sö Kur’ân-ı Kerîm’de bire bi geçmemekle birlikte,…
Müznib
“Günah işleyen kimse.” anlamında kullanılan terim. nâbite a. [< Ar. nebt] Dinin temel akideleri ve konularını akılcı bir yapıy oturtamayan ve dinî metinle veya lafızları yalnızca sözün b sit yönüyle anlamlandıran, d rin konulara giremeyen,…
akâ'id
Uü) [Ar.akîde’nin ç. b.] İslâm dininin temel ilkeleri, inanılması ve öğrenilmesi zarurî olan kaideler. Kur’ân-ı Kerîm’e göre (Enbiyâ suresi, 21 / 25) bütün peygamberlerin tebliğ ettiği akaidin temelini “tevhid” inancı oluşturmuştur. Yine Ku…
müstehab
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimle…
ikrâr
İslâmî inançta yapılan ibadetin ve akidenin dille tasdik edilmesi anlamında bir kelâm terimi.
Cehennem
Âhirette inkârcıların ve günahkârların azap göreceği yer. Kur’ân’da cehennemin tabakaları, kapıları, bekçileri ve farklı azap tasvirleri çeşitli âyetlerde anlatılır. Tasavvufî metinler cehennem korkusunu kulluğun başlangıç saiklerinden biri…
şifâ
Glü) [Ar.] İslâm inancma göre dinî, ahlâkî, bedenî ve sosyal hastalıkların tedavisi veya ilâcı anlamında kullanılan terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette yer almaktadır. Bunlardan dördü (“Tevbe suresi, 9 / 14; Yunus suresi, 10 / 57;…
abdestsiz
abdestsiz a ve s. Abdesti bozulmuş veya gusül abdesti almamış olan (kimse). 2. mec. 2. Akidesi veya ahlâkı bozuk kimse. ' Akidesi veya ahlâkı bozuk kimse. '
mevle’l-muvâlât
İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisi…
halîfe (D
halîfe [< Ar. half] Sözlük anlamı, “Birinin yerine geçen ve onun adına iş yapan.” olarak bilinen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yapacağım, demişti” (Bakara suresi, 2 / 30) ibaresinde insan için geçm…
âmin
Okunan dua ve sonunda “kabul buyur” anlammmda onun kabulü için söylena nen söz. Kitâb-ı Mukaddes’te Alde pek çok yerde “amen” şeka, linde geçen bu söz, Arapçaya el Sami dillerinden geçmiştir. Arap m. ) müfessirlerince “esmâ'ü’lbu hüsnâ” (Al…
âyet
Sözlük anlamı “kesin ve açık alâmet, işaret, ibret, delil” olan bu söz, Allah’ın varlığını ve peygamberlerin hak ve Allah’ın elçisi olduğunu belgeleyen delil yanmda Kur’ân-ı Kerîm’deki surelerin anlamh en küçük söz öbeklerinin adı. Kur’ân-ı…
âyetü’l-Kürsî
Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi nin 255. “tevhîd akidesi” (birlik inancı} m an latan ayet. On cümleden meydana gelen bu ayet, adm cümlenin içinde geçen “kürsî” sözünden almakta dır. Bu ayette Allah'ın birliği O’nun daima diri ve zatı ile k…
Mevleviyye
Mevleviyye s. ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi. ] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled in öncülüğü ve gir şimleriyle Anad…
nâbite
Dinin temel akideleri ve konularını akılcı bir yapıy oturtamayan ve dinî metinle veya lafızları yalnızca sözün b sit yönüyle anlamlandıran, d rin konulara giremeyen, yüze sel bir anlam vermekle yetine kimseler için kullanılan kelâ terimi
Yemin
Bir söz veya iddiayı Allah’ın adını anarak kuvvetlendirme. Fıkıhta geleceğe ilişkin bir işi yapmak veya yapmamak üzere edilen yeminler; kasıt, içerik ve bozulma durumuna göre farklı hükümlere ayrılır. Lağv yemini Kasıt olmadan ağız alışkanl…
tevhîd ilmi
AUah’m zatı ve sıf ları açısmdan birliği başta mak üzere inanç esaslarını neUikle Selef akîdesi çerçe sinde ele alan ve inceleyen bü dalı
Ferdiyyet
Tasavvufta yüksek bir mertebe. Mevlânâ Ârif Kerânî hazretleri, ferdiyyet nisbetinin kemâllerini, olgunluklarını Muhammed Pârisâ hazretlerine son günlerinde ihsân eylemiştir. Mevlânâ Ârif de bu ferdiyyet nisbetini zevcesinin pederi Mevlânâ B…
Mel'ûn
Lânetlenmiş, tard olunmuş, kovulmuş. (Bkz. La'net) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mel'ûn! Âdem'e niçin secdeetmedin? (buyurunca) İblis dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu ise topraktan yarattın. (A'râ…
Kubbe-İ Hadrâ
Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe. Kubbe-i hadrâ, müslümanların göz bebeğidir. Müslümanlar, kubbe-i hadrânın altında bulunan mübârek hücre-i seâdeti ziyâret etmeyi, kurtuluşlarına seb…
Kubâ Mescidi
İslâm târihinde Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hicreti sırasında Medîne-i münevvere yakınında bulunan Kubâ'da ilk defâ inşâ edilen mescid. Bir kimse evinde güzel bir gusl abdesti alarak Kubâ mescidine gelir de bu mübâre…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
Muhammed Aleyhisselâm
Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) , peygamberlerden başka (bir şey) değildir. O'ndan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Şim…
Katolik
Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin…