Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Okunan dua ve sonunda “kabul buyur” anlammmda onun kabulü için söylena nen söz. Kitâb-ı Mukaddes’te Alde pek çok yerde “amen” şeka, linde geçen bu söz, Arapçaya el Sami dillerinden geçmiştir. Arap m.
) müfessirlerince “esmâ'ü’lbu hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleari)dan olduğu tezi ileri sürülnmüşse de bu görüş pek yaygınlık in kazanmamıştır. Kur’ân-ı a- Kerîm’de geçmeyen bu terim, ra Hz. Muhammed’in pek çok hadie sinde zikredilmiş ve özellikle de Bu “Fâtiiıa” suresinden sonra söyç, lenmesi Hz.
Peygamber tarafinn dan şu hadisine göre istenmiştir: e “Okuyucu, yani Fâtiha okıyan u kimse ‘Âmin’ dediği zaman siz de i” ‘Âmin’ deyiniz. Çünkü melekler / de ‘Âmin’ derler. Her kimin ‘Âmin’ demesi meleklerin ‘Âmin’ demesine uyarsa geçmiş günahde ları mağfiret olunur.
” (Sahîh-i gi Buhârî ve Tercemesi, C. 14, s. ca 6339) Bu ve benzeri öğütlerden pdolayı “Fâtiha” suresinden sonera “âmin” demek, dört büyük se mezhep tarafindan sünnet sabi yılmıştır.
ave âmin alayı a. Osmanh devletinin er son dönemlerinde yaygınlaşan in ve okula yeni başlayan çocukları li, teşvik etmek amacıyla düzenlenen dinî tören. Genellikle pazartesi, Perşembe veya kandil günlerinde yapılması âdet hâline getirilen bu tören için çocuğun ailesi mahalle mektebinin hocasına hazır oldukları yolunda bir haber gönderir; hoca da kararlaştırılan günde mektep çocuklannı bir sıra hâlinde İlâhiler okuyarak okula başlayacak çocuğun evinin önüne getirir, orada hoca dua eder, arkasından da hep birlikte “âmin!
” denilirdi. Oradan yine toplu olarak okunan İlâhiler eşliğinde ve her okunan liâhi sonunda“âmin! ” sözü tekrar edile edile okula gelinir; okulda kıdemli bir hafız Kur’ân-ı Kenm’den sureler okur ve yaplılan dualarla tören sona ererdi.
Dinî Terimler Sözlüğü
Kabûl et mânâsına, duâ sonunda söylenen söz.
Her kim namazdan sonra imâm ile duâ edip, âmin derse, âmin kelimesinin harfleri dörttür, her harfine bin melek nâzil olur (iner). Bunlar tâ kıyâmet gününe kadar bu kimse için duâ ederler. (Hadîs-i şerîf-Miftâh-ül-Cenne)
Allah'ım! Bize, yeterli rızık, bedenimize sıhhat, ölümden önce tövbe etmek, ölürken rahatlık, ölümden sonra mağfiret (bağışlanmak) ve ateşten kurtuluş, Cennet'e girmek, dünyâ ve âhirette âfiyet nasîb eyle! Âmin. (Kitâb-üs-Salât)
Bir kimse elindeki kat'î (kesin) haram olan maldan sadaka verse ve sevâb umsa, alan fakir de haram olduğunu bilerek verene Allah râzı olsun dese, veren veya başka bir kimse âmin dese hepsi küfre girer. (Ahî Yûsuf Çelebi)
Cemâatle namaz kılarken imâm (Veled-dâllîn) deyince, imâm ve cemâatin ve yalnız kılanın, kendisi Fâtiha-i şerîfeyi bitirdikte, yavaşça (âmîn) demeleri sünnetdir. (Halebîy-i Sagîr)