ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
362 sonuç · toplam 362 · “Baka” · 3/16
01Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Buk'a
Yer, mekân, belde, diyar. tas. Türbe, yatır. Baka i. Bu yerde kabul olur dualar Bu buk'ada bahş olur âtâlar n kot Evliya burcu demiş zira ki hâk-i eşrefi vefa « Buk'a buk'a evliyâu'llâha olmuş mezar yaşın Fuzüli nırla Buk'a-ı mübareke Mübar…
Dâr-ı fena
Sonlu ve geçici yurt. 2. tas. Bu dünya. Dâru'r-Rahman — Dâru'ş-Şeytan (د ار | لشيطان - دار الى حمن) 1. Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâ…
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
Evasit
!| سط) Evsat Orta haldekiler, durumu orta olanlar. tas. İlahi takdirin hükmüne bakan sülûkün ortasındaki sâlikler. Sülüka yeni başlayanlara mübtedi veya ehi-i bidâyet, sülûkün sonunda bulunanlara müntehi veya ehl-i nihayet, sülûkün ortasınd…
Felek
ع Eflak Gök, gökyüzü, sema. 2. Talih, baht, kader. 3. Her gezegenin bulunduğu gök tabakası. Batlamyus'un kozmolojik sisteminden kaynaklanan bu tasavvura göre, dünya evrenin merkezidir ve çevresinde iç içe geçmiş bir şekilde dokuz felek bulu…
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
İbâhiye
با حيه) ( “Biz günahtan kaçınma gücüne sahip değiliz,” deyip Müslümanların mal ve namuslarını mübah sayan süfi zümresi (TK 1:126; SL 538; CN 19). Ibahiyeci mutasavvıflar yalnızca kendi keyiflerine bakarlar ve “başkasına za- Tar verme de, ne…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
Ima
x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme. İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas.…
İtisam
( طر اق ( Başı önüne eğme, önüne bakarak yürüme. Zahit ve süfiler lüzumsuz bakışlardan sakınır, önlerine bakarak yürür, Rab'larından hayâ ettiklerinden dik başlı olarak yürümez; hal ve hareketleriyle alçak gönüllü olmaya çalışırlar. Nakşili…
Kemal
(J (كما Erginlik, olgunluk. tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî ke…
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Mişkat
ة) | 4X2.) a İçine lamba, kandil veya mum konulan duvardaki küçücük hücre. b Fanus, şamdanlık. tas, Meleke veya müstefad haldeki nefs (akıl). Mişkat-i nübüvvet Nübüvvet meşalesi. Müminin kalbindeki ilâhî nur (Gim 65).
Mustasvife
1. Süfi olmadığı halde süfi görünen ve geçinen; süfiliği | çıkarı için alet olarak kullanan. Süfi nefsinden fani, Hak ile baki olan kişidir. Mu- | tasavvıf, mücâhede ile süfinin derecesine ulaşmaya çalışan sâliktir. Mustasvife ise sırf mal…
sm
Çil) [Ar. ] Sözlük anlamı, “Geri bırakmak, gecikmek. ” olan bu söz, insanı günaha sokan, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren dinen yasaklanmış eylemleri veya davranışları yapma işi için kullanılan bir terimdir. Bu söz…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
Nispet
Bag, ilgi. tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edil…
Rabt-ı kalp
قبب) da; >) Gönül berketmek, gönül bağlamak. Kalbin ona berkeyle tedbirini terkeyle takdirini derkeyle Mevlâ görelim neyler Rağbet — Rehbet (رغبة - رهبة) Rağbet, arzu ve itibar etmektir ve iki türlüdür. Birincisi, nefsin sevaba, kalbin haki…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…
Riayet
(& (رعا Gözetme, koruma, gütme. tas. a Amelleri, halleri ve vakitleri önemle korumak. Sâlik hem amele, hale ve vakte sahip olur, hem de bunlara değil, bunları verene bakar. b İlahi himaye. “Kişi, Rabb'ine varana kadar, ilâhî gözetim altında…