ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1305 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 16/55
01Tayyâriyye
Hz. Peygamber’in amcazadesi Ca'fer-i Tayyâr’a, bazı görüşlere göre Ca'fer es-Sâdık’a bağlılıklarmı ifade eden ve içe doğan düşüncelere inanan aşırı Şi'î fırkası.
re'y
(JİJ [Ar.] İslâm bilimlerinde, şefî ve amelî bir konuda görüş, düşünce ve kıyas yöntemiyle kanaat bildirme. reyhânî a. Çy^fi [< Ar. reyhân î] İslâm hat sanatında, genellik Kur’ân-ı Kerîm yazımında k lanılan altı yazı çeşidinden bi nin adı.…
Ehrimen
Zerdüştî gelenekte kötülük ve karanlık ilkesi için kullanılan Farsça ad. İslâmî dönem Farsça ve Türkçe metinlerde şeytan, kötücül güç veya karanlık taraf anlamında mecazlaşmıştır. İslâm kelâmındaki şeytan anlayışıyla Zerdüştî ikiciliğin ayn…
ta'lîkât
İslâmî edebiyatta bir metnin iyi ve kolay anlaşılabilmesi için sayfa kenarlarma düşülen notlar veya eklemeleri içeren eserlerin ortak adı ve bunun için kullanılan terim.
fert, -rdi
fert, -rdi a. [Ar.] Hadis biliminde, “Bir, tek, benzersiz, yegâne” olan bu söz, “Sağlam delilinin veya metninin bir yerinde râvî sayısı teke düşen veya başka örneklerine göre farklı olan hadis.” için kullanılmıştır. Ravînin tek kalmasına “t…
hasta namazı
hasta namazı a. Bir kimsenin, hastalığının durumuna göre, oturarak veya yanı üzerine yatarak başı ile ima biçiminde namaz kılması için kullanılan terim, îma yolu ile namaz kılamayacak hastalardan namaz borcu düşer.
Hâfid
ve a. [< Ar.hafd] “Zalimleri alçaltan, değerini düşüren ve Allah dostlarını yücelten.” anlammdaki bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’a izafe edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de olmamakla beraber “Hâfid” adı Allah’ın…
halvet (II)
halvet (II) a. [Ar. ] tas. Tade savvuf ehli arasmda günahtan cr kaçınmak, dış dünyanm kirliliğinden korunmak ve daha sağlıklı ibadet yapabilmek için gözn, lerden uzak, kendi dünyasında n, yaşamayı ilke olarak benimsemek ve Hak ile bütünleşm…
Hanefî Mezhebi
Hanefî Mezhebi öz.a. Dört büyük sünnî fıkıh (ehl-i sünnet) mezhebinden birine verilen ad. İmam-ı A'zam Ebu Hanîfe (öl. 156 / 770) ’nin görüş ve düşünce leri etrafında oluşan ve ona nis pet edilen bu mezhep, öteki üç mezhep olan Mâliki, Şâfi…
adâvet
Gizli düşmanlık, kin, öç alma duygusu; “takvâ” (bk. bu madde) karşıtı.
gaybet (II)
gaybet (II) a. (. c^ [Ar. ] Şiâ mezhebi çerçevesinde, “isnâaşeriyye” (bk. bu madde)nin on ikinci imamının ölmeden önce insanlar arasından kaybolup gizlenmesi inancı. Bu konuda ilk iddia, Hz. Ali’nin ilâh olduğu ve kıyamet öncesi dönerek dün…
şürb
Tasavvuf yolunda, bir salikin İlâhî aşkı ku yoğun olarak yaşayabilmesi duşı rumu. ve
Hanbelî Mezhebi
Hanbelî Mezhebi öz.a. Dört büyük Sünnî fıkıh mezhebinden birine verilen ad. Ahmed b. Hanbel (öl. 241 / 855) ’in görüş ve düşünceleri etrafmda oluşan ve ona nispet edilen bu mezhep, öteki üç mezhep olan Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî mezhebinden so…
ezel
Ba langıcı olmayan geçmiş zaman zihnen başlangıcı düşünüleme yen süre ve varlığın geçmişt sonsuza kadar devam etmes anlamında felsefe ve kelâm t rimi, “ebed” (bk. bu madde) ka şıtı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’d ve hadislerde geçmemekle be raber…
gurre
fık. Anne rahmindeyken düşürülen çocuğun bedeli olarak verilmesi gereken malî tazminat. Bebek sağ olarak doğduktan sonra ölürse “diyet” (bk. bu madde) ödenmesi gerekir. Çocuk ile birlikte annenin de ölümü söz konusu olursa iki tam diyet öde…
âmü’l-fîl
İslâmiyet’in kabulünden önce, yaşanan bazı önemli olaylara ad verilmesi geleneği çerçevesinde, Habeş ordusunun Kâbe’yi yıkmak için Mekke üzerine yürüdüğü yıla Araplarm veriği ad ve terim.
dalâlet
Sözlük anlamı “Yok olmak, kaybolmak, şaşırmak” olan bu söz, “Bilerekya da farkında olmayarak doğru yoldan ayrılmak, sapmak veya azmak. ” olarak nitelenmiş ve “Haktan ayrılarak bâtıla yönelme, İlâhî emirlere baş kaldırma ve aykırı davranma.…
cem'iyyet
C-n» ^) [< Ar. cem'] İslâm dünyasında ve OsmanlI devletinde 19. yüzyılm ilk çeyreğinden itibaren siyasî, İlmî ve sosyal amaçla kurulan teşkilât. Bu söz ilk defa İslâm dünyasında 18. yüzyıl başında Yunan- Katolik mezhebi Salvatoryenler adına…
vücûd-ı vâcib
vücûd-ı vâcib a. UaJj ^f) tas. Hak teâlânın varlığı. vücûd-ı zihnî a. (^j j^ Yalnızca zihinde oluşa “vücûd” için kullanılan k lâm terimi. vücûd-nâme a- \< A vücûd + F. nâme] tas. ed. Tasa vufî edebiyatta mutasavvıf şa lerin insanın Allah ta…
antisemitizm
Yahudî karşıtlığı veya düşmanlığı. Bu terim, iki yönüyle kullanılmıştır. Bir yönü Yahudî ırkı ya da Yahudilikten nefret anlamında, bir yönü de bu ırkm bireylerinden veya karakterinden hoşnutsuzluk anlamında söz konusu olmuştur. Kur’ân-ı Ker…
akıl, -klı
İnsana özgü olan düşünme ve anlama yetisi, us, zihin. 2. Anlama, fehim, idrak, zekâ, hafıza. 3. Düşünce, tefekkür, mülâhaza, fikir. 4. İslâm inancına göre bu terim, insanı insan yapan İlâhî emirleri kavrama ve yerine getirme yolunda yükümlü…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
ıskât-ı salât
ıskât-ı salât a. “Namaz borcunun düşürülmesi.” anlamındaki bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de ve sünnette yer almamakla birlikte bazı fıkıh bilginleri, oruç ibadetindeki fidye hükmünü örnek alarak namaz borcunun da bir kimsenin ölümünden sonra yok…
Samed
“Sıkıntıya düşüldüğü zaman kendisine baş vurulan kimse.” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” (112 / 2) nde “Herkesin sığınacağı yegâne varlık” olarak geçmektedir. Bu söz,…