ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
620 sonuç · toplam 620 · “Usûl” · 10/26
01Hacc-ı mebrûr
Usulüne uygun, günah ve gösterişten korunmuş, Allah katında kabul edilmiş hac. Haccın mebrûr oluşu yalnız menâsikin şeklen tamamlanmasına değil; helâl kazanç, kul hakkından sakınma, güzel ahlâk ve dönüşten sonra iyiliği sürdürme gibi işaret…
bey' bi'l-vefâ
bey' bi'l-vefâ a. GLâjlL [Ar. ] Bir satış akdine dayanarak bedeli iade edildiğinde geri alınmak üzere bir malın satın alınması. Burada “vefa” sözü, tarafların usule uygun olarak yaptıkları vaatleri yerine getirmek, biçiminde tanımlanmaktadı…
mutlak
Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin ve hadis metinlerinin yorumu usulünde ön m yargıdan uzak ve kayıt altına m almmamış lafız veya hüküm anlamında fıkıh terimi.
edâ (I)
edâ (I) a. [Ar.] Sözlük anlamı “Ödeme, görevi yerine getirme, ifa etme.” olan bu söz, dinî ve hukukî bir görevin usulünce ve zamanında yerine getirilmesi olarak terim hâlini almıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde esas anlamında (Bakara sures…
cinsî münâsebet
cinsî münâsebet a Sözlük anlamı “Bir araya getirmek, toplamak.” olan bu söz, İslâmî ve hukukî manada meşru cinsel birlikteliği ifade etmiş; evlilikte karı ve kocanın hak ve vecibelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de cins…
edâ (III)
edâ (III) a. [Ar.] Hz. Peygamber’in hadislerini usulüne ve aslına göre rivayet etme. Hadis biliminde bir hadisi aslına ve usulüne göre öğrenmeye “tahammül”, onu ezberden veya bir kitap usulüne göre rivayet etmeye de “edâ” terimi kullanılmış…
a'le’l-vech
Hadis biliminde, hadisleri usulüne göre düzgün ve doğru bir şekilde hocanm yöntemiyle yazma veya rivayet etme işi.
mevzû'u’l-metn
Hadis biliminde, metni önceki peygamberlerin, bilge kişilerin veya uydur kişinin kendi sözlerind alınarak Hz. Peygamber’e nat edilen hadis. mevzû'ât a. [Ar. mev un ç. b. ] Hadis biliminde, H Peygamber’e ait olmayan, anc O’nun dilinden çıkmı…
râfi
Hadis biliminde, m’in bir hadisi “merfû” (bk. bu mad nnet de) olarak rivayet eden kimse. dilr’in rağbet ve rehbet a. (c^j j cuij bk. [Ar.] tas. “Arzu etme, ihlâs ile, C. yalvarıp yakarma.” anlamındaki “rağbet” sözü üe “Korkma, çekinme, endi…
hal'
[Ar.} Sözlük anlamı, “çıkarmak, çözüp almak, soymak.” olan bu söz, “İş başında bulunan bir devlet başkanının görevden uzaklaştırılması, tahtından indirilmesi.” anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. İslâm hukukçuları bir halifenin veya devl…
hüküm, -kmü
hüküm, -kmü a. (^ [Ar.] Sözlük anlamı, “Düzeltmek, düzenlemek, karar vermek.” olan bu söz, kelâm, mantık ve fıkıh bilimlerinde yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yargılama, karar verme.” anlamında otuz iki yerde geçen…
Kasâme
Faili bilinmeyen bir öldürme olayında, belirli şartlar altında bölge halkından elli kişinin yemin ettirilmesi usulü. Klasik fıkıhta ceza ve diyet hükümleri içinde ele alınır. Okuma notu Kasâme, Kur’ân’daki Kasas sûresiyle ilgili değildir; ö…
ihrâm
Çlja.1) [Ar.] fik. İslâm e inancma göre, hac ve umre ibaudeti yapan kimseye günlük işelerde helâl olan bazı davranışlaü rın yasak kılmması anlamında kkullanılan fıkıh terimi. Bu yad” saklar ise şöyle sıralanabilir: ni Saç, sakal, bıyık tıra…
Besmele-hân
Besmeleyi güzel ve usulüne uygun biçimde okuyan kimse. Farsça hân eki “okuyan” anlamı verir; terim kıraat veya merasim bağlamında bir okuyuculuk vasfını belirtir.
iftâr
Sözlükte, “Orucu arı açmak, oruçluya orucu açtırmak, kobaşlanmış bulunan orucu boztamak veya hiç tutmamak.” anlamiftitah tekbiri 350 larında olan bu söz, oruçlu kimsenin vakti gelince usulüne uygun biçimde orucunu açması anlamında bir fıkıh…
bayram
Dinî ve millî değerler bakımmdan kutsal ve özel önemi olan, ayrıca bu değerlerin topluca kutlandığı gün. Dinî bayramlar yılda iki defa kutlanmaktadır. Birincisi Ramazan Bayramı olup “ıyd-1 fıtr” olarak da adlandırılmaktadır. Bu bayram halk…
ilmü'l-hadîs
(a^i ^ bk. hadis usulü ilmü'l-kelâm a. ^1 ^1 bk. kelâm ilmi
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
sefeh (I)
sefeh (I) a. [Ar.] ftk. Fıkıh usulünde, sözde ve fiilde tutarsızlık Ar. veya isabetsizlik anlamında te ^)] rim, “hikmet’in karşıtı. nci, nci sefeh (II) a. (< M [Ar.] Ergenlik si” çağma gelmiş bir kimsenin, kısi” sıth sayılmasmı gerektirecek…
Eşrefiyye
Kādiriyye’nin Eşrefoğlu Rûmî’ye nispet edilen Anadolu kolu. İznik merkezli teşekkül eden yol, Kādirî usulünü Eşrefoğlu’nun irşadı, şiirleri ve sonraki post silsilesi çevresinde sürdürmüştür. Âdâb ve merasim kayıtlarının bir kısmı Eşrefî-Rûm…
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…
h, mâ'-ı mukattar
h, mâ'-ı mukattar a. u Damıtılmış su, imbikten geçir rilmiş ve arıtılmış su. mâ'-ı mukayyed a (kayıtlı su) Herhangi bir katkı L) u maddesiyle oluşmuş ve tabiî z hâlinden çıkmış su. Söz gelişi, n meyve suları, gül suyu gibi. k Bunlar temiz o…
Teyemmüm
Su bulunmadığında veya suyu kullanmak zarar vereceğinde temiz toprak cinsinden bir yüzeye elleri vurup yüzü ve kolları mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Niyet, kullanılacak yüzey, mesh edilecek alan ve teyemmümü bozan durumların ayrıntıla…
hânis
“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir. Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu…