ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
75 sonuç · toplam 75 · “Cezbe” · 1/4
01Cezbe
بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). C…
Cezbelenmek
Zikir veya sohbet sırasında, ansızın yerinden sıçrayarak “Hayy” diye bağıran için kullanılan tâbir. Dervişin kendisini tutması, bağırmaması doğru bir davranıştır. Sürekli cezbe halinde kalanlarla düşüp kalkmak, doğru değildir. Zira hallerin…
Cezbe-İ Kayyûmiyye-İ Zâtiyye
Bu, “La ilahe illallah” zikriyle elde edilir.
Cezbe-İ Maiyyet-İ Zâtiyye
Bu da “Allah” zikriyle elde edilir.
Cezbe Târiki
Nakşibendî yolunun eğitimcileri, bazı sâlikleri, icmâlen cezbe ile terbiye edip Hakk’a ulaştırdıkları için, bu usûle cezbe tariki demişlerdir.
Dîvân / Cezbe-i Aşk
Şeyh Ziyâeddin Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî · Türkçe ve Farsça şiirleri; farklı tarihlerde İstanbul ve Tahran baskıları kaydedilir.
İbrâhim Gülşenî
İbrâhim Gülşenî (ö. 9 Şevval 940 / 23 Nisan 1534), Halvetiyye-Rûşeniyye'den doğan Gülşeniyye'nin pîri; Akkoyunlu sarayında “tarhan” unvanı taşıyan bir devlet adamıyken cezbeye tutulup Kahire'de dergâh kuran, üç dilde 75.000 beyit yazmış şai…
Meczup Kadı Süleyman Efendi
Kadı Süleyman Efendi (ö. 8 Cemâziyelevvel 1124/1712), Bursa'da tahsil ve medrese kariyerinin ardından cezbeye yönelip Sultan Ahmed Medresesi'nde yaşayan Osmanlı sûfîsidir.
Semerâtü'l-fuâd fi'l-mebde' ve'l-meâd
Sarı Abdullah Efendi · En tanınmış kitabı; kutub, cezbe, aşk ve silsileler.
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…
Ahvâl
!) Haller, değişmeler, hisler, gelip geçici duygular. tas. Gayb âleminden ve Allah tarafından kulun çabası dışında pak ve temiz kalbe tümüyle ilâhî lütuf sonucu gelen birtakım hususlar, umur ve manalar. Vecd, cezbe, aşk, şevk, sekr, gaybet…
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Base
(«- (بو Öpme, Öpücük. tas. a Bâtında feyz ve cezbe, b Alınan müjde sonunda hasıl olan haz. c Bilgi ve uygulama, anlama ve anlatma yönünden sözün keyfiyetini kabul etme yeteneği. d Ruhun vasıtasız aldığı zevk,
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Çeşm-i mest
Mahmur 802. tas. a Hak Teala'nın, sâlikin kusurlarını sâlikten de halktan da gizli tutması, hiç kimsenin bunları bilmemesi, affa ve mağfirete uğraması. b İlahi sır ve cezbeler (sr). Çeşm-i nergiz.(جشمنركيز) Nergiz özlü, 2. tas. Sâlikin iyi…
Gâret
Yağma ve yağmalama. Tasavvuf şiirinde ilâhî cezbenin sâlikin alışılmış iradesini, düzenini ve benlik dayanaklarını bir anda ortadan kaldırmasını anlatan mecazdır. Kangı puttur bilmezem îmânımı gâret kılan Sende îmân yok ki sen aldın diyem î…
Genc
Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde kullanılır. İçi d…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
Kadeh
Vakit. Manevi hal, ruhi haz, şevk, cezbe, vecd. Molla okusun medresede şerh-i meâni Metn-i kadehi sun bize ehl-i şurühuz Rühi Bağdâdi
Keman ebru
و) wl OLS):. Keman kaş. 2. tas a Sâlikin kendi kusuru sebebiyle de- Tece ve makamının düşmesi, sonra inayet ve cezbeyle önceden bulunduğu derecesine ve makamına dönmesi (11). Düşüş ve çıkış kavisli bir çizgi takip eder. b Sevgiliden gelen v…
Mebna-i tasavvuf
ف) yar el) 7, Tasavvufun temeli. 2, tas. Fakirlik ve ihtiyaç haline sımsıkı sarılmak, cömert ve diğerkâm olma halini gerçekleştirmek, teşebbüs | ve iradeyi terk (: Kİ). Mecâli-i külliye (4.15 «J lees) Varlığın genel tecelli yerleri, tecelli…