ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
33 sonuç · toplam 124 · “zühd” · 1/2
01zühd
(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.
Zühd-i bârid
زهد بارد) Soğuk ve kuru züht. Kaba ve ham sofuluk. Sekilci ve merasimci, ama katı ve sert dindarlık, yobazlık. Bu Zühdü riya başına halkın ne belâdır Mahrum eder erbâbını zevk-i dü cihandan Nâbi
Zühd-I Huşk-Zühd-İ Bârid
Farsça’da, bârid Arapçada soğuk anlamına gelir. Bu durumda bu iki ifade “soğuk zühd” manasmdadır. Şekilci ve katı din anlayışına sahip kişilerin zühdüne “zühd-i huşk” denir.Zâhid, Hû demeyi inkar eyleme Ya niçin çağırır insan Hû deyü Hû dem…
Zühdiyyat
Arapça, zühd’e ait olanlar anlamındadır. Zühd konusunu işleyen şiirlere, zühdiyyat denir. Zühd e-debiyatı, gerek sûfilerce, gerekse sûfi olmayanlarca işlenmiştir.
Mütekâşife
Kirli paslı olan, eski Püskü giyen zümre, murdar ve mülevves, pejmürde, kıt kanaat geçinen. tas. a Bir hırka bir lokmayla yetinen zahitler, yoksulluğu tercih eden dervişler. b Ham sofular, zühd-i bârid erbabı, c Kirden, pastan ve Pis şeyler…
Nakip
Şeyhin yardımcısı olan en kıdemli mürit. Bkz. Nükeba, Allah ki mücid-i cihandır Her türlü nikabtan iyandır M. Naci Nâkus i ar. (95 b) r. Can, 2, tas. a Cem makamı. b Sâlikin tevbe edip ibadete ve zühde yönelmesini sağlayan bir uyanış (intib…
Şöhret
(شهرة) Ün. Hubb-i câh ve hubb-i riyaset ve tasaddur denilen makam tutkusu, baş olma hırsı ve öne çıkma hevesi, kısaca şöhret hiç hoş karşılanmamıştır. “Ariflerin gönlünden en son çıkan kötü his baş olma tutkusudur. “Kuyruk ol, | baş olma. Z…
Ziyaret
(5 > (ز يا Mübarek ve kutsal olduğuna inanılan ermişlere ait kabir ve türbelerin ziyaret edilmesi buralarda dua ve ibadet edilmesi, kurban kesilmesi. Ziyaret edilen yere ziyaretgâh (mezar), ziyaretcilere zâir (zuvvar) denir. Zuhül (J (زهو D…
Zaht
Soğuk ve ilgisiz davranmak, rağbet etmemek, yüz çevirmemek tas. a Ahirete yönelmek için dünyadan el etek çekmek. b Hakk’a yönelmek için dünyadan da ahiretten de el etek çekmek. c Elde mevcut olsa bile gönülde mal ve mülk sevgisine yer verme…
rikâk
(jL5j [Ar.] Bir zühde, yol gösteren veya ahrete yönelmeyi teşvik eden ve kötülüklerden uzak durmayı öğütleyen hadisler.
Kefâf-I Nefs
Arapça, yeterli miktarda olan, bir şeyin misli ve miktarı, vs. gibi anlamları içeren bir kelime. Nefse engel olmak, onu isteğinden men’ etmek, kefâf-ı nefs olarak değerlendirilir. Tasavvuf ehline göre her şeyin yeterli miktarınca olması ve…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Mâtürîdî
1. Ehl-i sünnetin (Peygamber efendimiz ve Eshâbının yolunda olanların) îmânla ilgili bilgilerde tâbi olduğu iki imâmından biri. Ebû Mansur-ı Mâtürîdî. İmâm-ı Mâtüridî'nin kendisinin ve babasının ismi Muhammed'dir. Ebû Mansûr künyesiylebilin…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Şeriat
2.2.13. Şeriat ve Hakikat Şeriat (ة عيرشلا) ve hakikat ( ةقيقحلا) ayrımı tasavvuf kaynaklarında ele alınan önemli bir mevzudur. Her iki kavrama da Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî aralarındaki farklara da işaret ederek eserlerinde yer vermişlerdi…
Sürûr
1.5.12. Sürûr Sürûr ( رورسلا) Herevî’nin eserinin “Velâyet” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.893 Sözlükte “içte gizlenen sevinç ve ferahlık” anlamlarına gelmektedir.894 Herevî’ye göre sürûr, kapsamlı bir sevinmey…
Ahkâm-I Fıkhiyye
Fıkıh ile ilgili hükümler. Bedenle yapılması ve sakınılması lazım gelen şeyler, emirler ve yasaklar. (Bkz. Fıkh) müslümanın kendisine lâzım olan ahkâm-ı fıkhiyyeyi öğrenmesi ve yapması lâzımdır (Yûsüf Sinâneddîn Âmesi). Ahkâm-ı fıkhiyye dör…
âhiret âlimi
Dünyâlığa, mala, mevkiye kıymet vermeyen, ilim ile dünyâlık elde etmeye çalışmayan, âhireti dünyâya tercih eden, ilmiyle amel eden, işi sözüne uyan, ibâdet ve tâate teşvik eden, ilmi âhiretine faydalı olan tevâzu sâhibi âlim. Denildi ki, şu…
Talâk-I Ric'î
Geri dönülebilen talâk. Zevceye yaklaştıktan sonra, sarîh (açık) veya işâretle, üç adedine veya bir ivaza (bedele, karşılığa) bağlı olmaksızın ve beynûnete yâni ayrılığa delâlet eden (gösteren) bir sıfatla sıfatlanmamış ve bir şeye teşbîh e…
Tevkîl
1. Vekîl tâyin etme. Kadına, kendini boşamak için seni vekil ettim demek. (Bkz. Vekîl) İslâmiyet'te erkeğin talak (boşama) hakkını başkasına bırakması üç türlü olur: 1) Tefvîd: Erkeğin zevcesine (hanımına); "Kendini sen boşa" diyerek talağı…
Fıkh (fıkıh)
Bilmek, anlamak. İslâmiyet'i bilmek. Dinde yapılması ve sakınılması lâzım gelen işleri bildiren ilim. İbâdetlerin en kıymetlisi, fıkıh ilmini öğrenmek ve öğretmektir. (Hadîs-i şerîf-Mecmûa-i Zühdiyye) Allahü teâlâya fıkıhtan daha üstün bir…
Münâkehât
Fıkıh ilminin dört büyük kısmından biri. Evlenme, boşanma, nafaka gibi hususlar. Fıkıh ilmi; ibâdât (ibâdetler), münâkehât, muâmelât (alış-veriş, kirâ, fâiz, mîrâs v.b.) ve ukûbât (cezâlar) olmak üzere dört kısma ayrılır. Fıkhın ibâdât kısm…
Hisse
Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı. Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar müslüman, bâliğ kimseler, ortak olarak satın alıp kesebilirler. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişini…
Şüpheli Şeyler
Helâl ve haram olduğu açıkça bildirilmeyen şeyler; şüpheliler. Helâl olan şeyler bellidir, haram olan şeyler de bellidir. İkisi arasında örtülü bulunan şüpheli şeyleri tanımak güçtür. Şüpheli şeylerin etrâfında dolaşan harama düşer. (Hadîs-…