Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

22 sonuç · toplam 30 · “Seyit” · 1/1

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Seyit

veya Seyyid. ع Sade, Sadat. Efendi, bey, saygı değer kisi. 2. tas. a Mutasavvıflar büyük süfilere ve şeyhlere genellikle seyyidt, sidt (efendim) şeklinde hitap ederler. b Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyn'in soyundan geldiklerine inanılan…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Alevi

ى) se) Ali'ye bağlı tas. a Hz. Ali'nin soyundan gelen, seyit-şerif. b Ali'ye varan tarikat silsilesi. e Kızılbaş.

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâce

| 45) Efendi, bey, ağa, hoca. tas. Şeyh, mürşit. Özelikle ilk Nakşi şeyhleri seyit, efendi ve şeyh gibi unvanlar yerine hâce unvanıyla anılır. Hâcegân (4 Gx ١ +) Abdulhalik Gucdüvani'ye nispet edilen tarikat.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hakka'l-yakin

حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mevlâ

Mevlâye, mevlânâ, efendi, şeyh, pir, mürşit, veli, Bkz. Efendi, Seyit. Mevlüt 6 (مولو: veya Mevlit ç. Mevalit (Afrika'da mulüd) Özellikle Arap âleminde Ahmed Bedevi, Desuki ve Şazili gibi ünlü süfilerin ölümlerinin yıldönümleri dolayısıyla…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nergis

UF )1. Bir süs bitkisi. 2. tas. Ilmin neticesi ki, amelde daha fazla neşe ve ferahlık şeklinde ortaya çıkar. Nesepi.ar. Soy. tas. Müridin kendisini manevi olarak şeyhinin soyundan bilmesi ve onun evladı sayması; şeyhin de kendisini manen on…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rue Hee aes Rab

Yetiştiren, besleyen, kayıran, perverdigar; Al- = = lah. tas. Mürebbi, seyit, malik, sahip. Rab-abd, rububiyetasf es ubüdiyet, kayıran-kayrılan ilişkisi tasavvufta önemlidir. Tüm as a varlıklar ve şeyler Allah'ın bir ismine bağlıdır. Allah'…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Züccâce

(زجاجه) >. Cam, fanus. 2. tas. Her şeyi tam ve mükemmel gösteren müminin kalbi. Misbah: Fanusun (camın) içine konan lamba, ruh. Secere: Lambayı yakmaya yarayan ağaç; nefs, Miskat: Lamba Yuvası; beden. Zeytüne; Yağ çıkarılan zeytin çekirdeği…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zaht

Soğuk ve ilgisiz davranmak, rağbet etmemek, yüz çevirmemek tas. a Ahirete yönelmek için dünyadan el etek çekmek. b Hakk’a yönelmek için dünyadan da ahiretten de el etek çekmek. c Elde mevcut olsa bile gönülde mal ve mülk sevgisine yer verme…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

vecd ve tevâcüd

vecd ve tevâcüd a. tas. Tasavvuf inancına göre, “zikrullah” (bk. v bu madde) meclislerinde sûfînin kalbine ansızm doğan ve onu kendinden geçiren vecd ile bu vecdi sağlayan kimseyi taklit etme.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İkrah

Bir kimseyi tehdit veya zor kullanarak istemediği bir sözü söylemeye ya da fiili yapmaya mecbur bırakma. İkrâh-ı mülcî Can veya organ kaybı gibi ağır ve hemen gerçekleşebilir tehditle oluşan tam zorlama. İkrâh-ı gayr-i mülcî Ağır olmakla bi…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kaviyy (el-Kaviyyü)

Allahü teâlânın Esma-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi tam olarak yaratmakta kuvvet sâhibi olan, her şeyi yaratıp, varlıkta devâm ettiren; dilediğini yapmak kendisine zor gelmeyen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Şüphesiz Al…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kalb Selâmeti

Kalbin kibir, riyâ, kıskançlık, kin ve düşmanlık gibi kötü düşüncelerden kurtulup, iyi ahlâk ile ahlâklanması. Kalbin selâmeti, onun mâsivâyı (Allahü teâlâyı unutturan her şeyi) terketmesine bağlıdır. (İmâm-ı Rabbânî) Kalbin selâmeti için ş…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ateist

Dehrî, dinsiz. Kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak (ateist olmak) tır. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ateistler, Allahü teâlâya inanmazlar. "Her şey tabîat kânunları ile vâr oluyor. Bir yaratıcı yoktur. Dehr yâni zaman ilerledikçe, her…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nemmâm

Söz taşıyan, koğuculuk yapan. Duyulması istenmeyen bir sözü başkalarına götürüp söyleyen. Nemmâm Cennet'e giremez. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn-ül-Mehârim) Size en fenânızı haber vereyim. Nemmâmlık edenler, aranızı bozanlar ve insanları birbirine…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâlık (el-Hâlık)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi taktîr ve tâyin eden, yaratan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: O öyle Allah ki, Hâlıktır, Bâridir (yaratan var edendir), Musavvirdir (bütün varlıklara şekil…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ismarlama

Bir san'at sâhibine bir şeyi târif ederek istediği şekilde yaptırmak. (Bkz. İstisnâ')

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hitâm

Arapça, birşeye mühür basmak, birşeyi tamamlayıp, sonuçlandırmak anlamında, bir masdar. Olgunluk ve yücelik derecelerinde, nihayete ulaşmış kâmil insanın makamına, hitâm denir.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muzahere

Arapça, iki kişinin sırt sırta vermesi ve dayanışma halinde bulunması, destek olması anlamında, bir masdar. Mücâhede yoluna giren bir sâlikin, uzun bir mücâdeleden sonra, vecd dolu bir ruha mazhar olması, hicâb içinde bulunan huzura girmesi…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sûret-İ Muhammediyye (s)

Allah bunu, el-Bedî ve el-Kâdir isimlerinin nurlarından yaratmıştır. Allah, Hz. Adem’in suretini, Muhammedi (s) suretin bir nüshası olarak yaratmıştır. Hz. Adem Cennetten inince, ruhlar âleminden ayrıldığı için, ona ait suretin hayatı sona…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mecelle

Tanzîmât'ın îlânından sonra, Ahmed Cevded Paşa'nın başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanan; İslâm hukûkunun muâmelâta (alışveriş, şirketler, hibe v.b.) âit hükümlerinin Hanefî mezhebine göre maddeler hâlinde tertibinden meydana gel…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muâheze

Azarlama, darılma, paylama, cezâlandırma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ sizi yemîn-i lağv (geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemin etmek) ile muâheze etmez. Fakat (kasıdla, bilerek) akd ettiğiniz yeminlerd…

↗