Ara
Menü
ذ

Sûret-İ Muhammediyye (s)

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-10724
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Allah bunu, el-Bedî ve el-Kâdir isimlerinin nurlarından yaratmıştır. Allah, Hz. Adem’in suretini, Muhammedi (s) suretin bir nüshası olarak yaratmıştır. Hz. Adem Cennetten inince, ruhlar âleminden ayrıldığı için, ona ait suretin hayatı sona ermiştir. Cennette iken, Allah vicdanına duyurma yapmaksızın, Hz. Adem hiç birşeyi kendi başına düşünemiyordu. Dünyaya inince, Allah’tan aldığı bu vicdanı hissedişi kayboldu. Zira Cennette suretlenmiş hayat, onun nefsiyle iken; dünyadaki hayatı, ruh ileydi. Dünya ehline göre Allah ebedî hayatla diriltmedikçe, bu ölü hükmündedir. Ona nazar, onunla onun zatına nazar etmekle olur. Bu da, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla tahakkuk eder.’Böylece dünyadaki kişi, cennettekilerde bulunan şeyi elde etmiş olur. Yani cennetteki gibi, Allah kendisine vicdanî sezişle bildirimde bulunmadıkça, hiçbir şeyi tasavvur edemez. Abdülkadir Geylanî’nin yorumu işte bu şekildedir.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12959
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Allah bunu, el-Bedî ve el-Kâdir isimlerinin nurlarından yaratmıştır. Allah, Hz. Adem’in suretini, Muhammedi (s) suretin bir nüshası olarak yaratmıştır. Hz. Adem Cennetten inince, ruhlar âleminden ayrıldığı için, ona ait suretin hayatı sona ermiştir. Cennette iken, Allah vicdanına duyurma yapmaksızın, Hz. Adem hiç birşeyi kendi başına düşünemiyordu. Dünyaya inince, Allah’tan aldığı bu vicdanı hissedişi kayboldu. Zira Cennette suretlenmiş hayat, onun nefsiyle iken; dünyadaki hayatı, ruh ileydi. Dünya ehline göre Allah ebedî hayatla diriltmedikçe, bu ölü hükmündedir. Ona nazar, onunla onun zatına nazar etmekle olur. Bu da, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla tahakkuk eder.’Böylece dünyadaki kişi, cennettekilerde bulunan şeyi elde etmiş olur. Yani cennetteki gibi, Allah kendisine vicdanî sezişle bildirimde bulunmadıkça, hiçbir şeyi tasavvur edemez. Abdülkadir Geylanî’nin yorumu işte bu şekildedir.</p>

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Allah bunu, el-Bedî ve el-Kâdir isimlerinin nurlarından yaratmıştır. Allah, Hz. Adem’in suretini, Muhammedi (s) suretin bir nüshası olarak yaratmıştır. Hz. Adem Cennetten inince, ruhlar âleminden ayrıldığı için, ona ait suretin hayatı sona ermiştir. Cennette iken, Allah vicdanına duyurma yapmaksızın, Hz. Adem hiç birşeyi kendi başına düşünemiyordu. Dünyaya inince, Allah’tan aldığı bu vicdanı hissedişi kayboldu. Zira Cennette suretlenmiş hayat, onun nefsiyle iken; dünyadaki hayatı, ruh ileydi. Dünya ehline göre Allah ebedî hayatla diriltmedikçe, bu ölü hükmündedir. Ona nazar, onunla onun zatına nazar etmekle olur. Bu da, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla tahakkuk eder.’Böylece dünyadaki kişi, cennettekilerde bulunan şeyi elde etmiş olur. Yani cennetteki gibi, Allah kendisine vicdanî sezişle bildirimde bulunmadıkça, hiçbir şeyi tasavvur edemez. Abdülkadir Geylanî’nin yorumu işte bu şekildedir.

Sözlüğe dön ←