Ara
Menü
ذ

Alevi

ى

Köken ve kullanım

i. ar.

ى

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

ى) se)

  1. Ali'ye bağlı
  2. tas. a Hz. Ali'nin soyundan gelen, seyit-şerif. b Ali'ye varan tarikat silsilesi. e Kızılbaş.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Hz. Ali’ye bağlılık gösteren değişik dinî ve siyasî grup, cemaat veya topluluklara verilen ad. Ayrıca Hz. Ali soyundan gelenlere yani oğulları Haşan ve Hüseyin’e, Muhammed b. Hanefiyye’ye, Ömer ve Abbas soyundan gelenler için de bu terim kullanılmıştır. alevîlik a.

  1. Alevî yanlısı olan siyasî ve sosyal cemaatlerin ortak adı. 2. Genellikle Anadolu’da yaygın olan ve temelde Allah, Hz. Muhammed ve Hz. Ali üçlemesine ve inancma dayanan bir mezhep. Bu mezhep, İslâmî inancm Şi'î koluna bağlı olmakla 5 aleyhisselâm beraber eski Türk dinleri ile Maniheizm’in renkli unsurlarınm bir araya gelmesiyle zengin bir kimlik kazanmıştır. Nitekim bu cemaatin ahlâkî değerlerinin temelini oluşturan “eline, diline, beline (sahip olma) ” düsturu Maniheizm’in “üç mührü” ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Öte yanda “alevîlik”, Anadolu’da doğan ve gelişen Yesevîlik, Hayderîlik ve Kalenderîlik gibi Türk tarikatleri ile de iç içe girmiş; Hurufîliğin “dehriyye, vücudiyye” nazariyeleriyle zenginleşmiştir. Ayrıca “yedi farz” ise en önde gelen inanç ilkelerindendir: 1. Yalan söylememek. 2. Sır saklamak. 3. Mürebbiye itaat etmek. 4. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  2. Genellikle Anadolu’da yaygın olan ve temelde Allah, Hz. Muhammed ve Hz. Ali üçlemesine ve inancma dayanan bir mezhep. Bu mezhep, İslâmî inancm Şi'î koluna bağlı olmakla 5 aleyhisselâm beraber eski Türk dinleri ile Maniheizm’in renkli unsurlarınm bir araya gelmesiyle zengin bir kimlik kazanmıştır. Nitekim bu cemaatin ahlâkî değerlerinin temelini oluşturan “eline, diline, beline (sahip olma) ” düsturu Maniheizm’in “üç mührü” ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Öte yanda “alevîlik”, Anadolu’da doğan ve gelişen Yesevîlik, Hayderîlik ve Kalenderîlik gibi Türk tarikatleri ile de iç içe girmiş; Hurufîliğin “dehriyye, vücudiyye” nazariyeleriyle zenginleşmiştir. Ayrıca “yedi farz” ise en önde gelen inanç ilkelerindendir: 1. Yalan söylememek. 2. Sır saklamak. 3. Mürebbiye itaat etmek. 4. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  3. Yalan söylememek. 2. Sır saklamak. 3. Mürebbiye itaat etmek. 4. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  4. Sır saklamak. 3. Mürebbiye itaat etmek. 4. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  5. Mürebbiye itaat etmek. 4. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  6. Musahibi gözetmek. 5. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  7. Müritlerle beraber olmak. 6. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  8. Halifeden taç ve kispet giymek. 7. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.
  9. Ocağa bağlanmak. Alevîlik babadan oğla geçer ve “dede” mezhebin lideri konumundadır. Genel kabul olmamakla beraber içki helâl görülür. Oruç ise on beş gün olarak tutulur. Bunun on iki günü Muharrem aymda, üç günü ise Hızır peygamber adma kış ortasmda tutulmaktadır. Günümüzde ise alevîlik, Bektaşî kültür ve edebiyatınm ağır bastığı bir İslâmî inanç ve yaşayış tarzının ifadesi olarak bilim çevrelerinde yorumlanmaktadır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Hazret-i Ali'ye mensûb olan.

1. Hazret-i Ali'nin hazret-i Fâtıma'dan olan çocukları: Hazret-i Hasan, hazret-i Hüseyin ve kıyâmete kadar çocukları. Hazret-i Hasan'ın çocuklarına şerîf, hazret-i Hüseyin'in çocuklarına seyyid denir.

2. Hazret-i Ali ve çocuklarını sevenler ve onların yolunda gidenler. Bunlar diğer Eshâb-ı kirâmın da hepsini severler. Ehl-i sünnet müslümanları böyledir.

3. Bu isimden faydalanarak diğer müslümanları kendi inançlarına çekmek isteyen Eshâb-ı kirâm düşmanı kimseler.

Hurûfî denilen bozuk kimseler, temiz müslüman olan hakîkî Alevîleri aldatmak için kendilerine Alevî diyorlar. Bu güzel ismi maske olarak kullanıyorlar. (Yeni Rehber Ansiklopedisi)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, Hz. Ali isminin nisbesidir, Hz. Ali’ye mensup olanlar demektir. Hz. Muhammed (s) ‘den sonra Hz. Ali’yi imam olarak tanıyanlar. Sufiyyeye göre, her tarikat, ashabtan birine bağlanır. Maksiler ve Mevleviler Hz. Ebu Bekir (r)’e Anadoludaki diğer tarikatlar da Hz Ali (r)’ye bağlanır. Hz. Ebu Bekir (r)’e silsile olarak dayanan tarikatlar zikri gizli, Hz. Ali (r)’ye dayananlar da açık olarak çekerler. Bektaşîler, Hulefa-i Raşidinden ilk üçünü kabul etmedikleri için tarikatlarını sadece Hz. Ali’ye bağlarlar. Bu şekilde silsileler “alevi” ve “sıddıki” diye ikiye ayrılır.Bu kelime, aynı zamanda Hz. Ali (r) neslinden gelenler için de kullanılır. Yani Hz. Ali ve Hz. Fatıma neslinden gelenler hakkında bu isim kullanılmıştır. Bu gibilere genel manada “seyyid” (galat kullanılışı ile seyda) dendiği gibi, Hz. Hasan neslinden gelenlere “şerif” Hz. Hüseyin neslinden gelenlere de “seyyid” denilmiştir. Bir kimse aynı zamanda hem Haseni, hem de Hüseyni, yani hem seyyid, hem de şerif olabilir.Nakşî geleneğine mensup ünlü kelamcı bilim adamı, Seyyid Şerif Cürcanî bu gruba dahildir. Bu gibilere fıkhen, sadaka ve zekat vermek yasak olduğu gibi, onların kabul etmeleri de haramdır. Osmanlı Devleti’nde, seyyid ve şeriflere maddi destek olmak üzere, “nakibu’l-eşraflık” müessesesi kurulmasının altında yatan espirilerden biri de budur.Şem-i bezm-i Hasaneyn’em, aleviyem, alevî Yakar a ‘dayı benim şu’le-i ahım alevi.Fazıl Paşa (öl. 1882)

Sözlüğe dön