ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
148 sonuç · toplam 177 · “Buda” · 1/7
01Buda
Budizm'in kurucusu. Mîlâddan altı asır evvel yaşamış olup, asıl adı Guatama veya Gotama'dır. (Bkz. Budizm)
Kırk Budak
Bektaşî tâbiridir. Hacı Bektaş tekkesinde bulunan kırk kollu bronzdan mamul şamdana, kırk budak adı verilir. Nevruz ve On Muharrem akşamlarında olmak üzere, senede iki defa yakılır. Erenler meydanında bulunur.
Âb u dâne
Su ve tane; temel rızık. Kanaat, sade yaşayış ve kişiye takdir edilen rızıkla yetinme düşüncesini anlatan deyim.
Bu Da Geçer Yâ Hû
Eskiden bu ibare, dergâhlarda, işyerlerinde levha halinde duvarlarda bulunurdu. Burada bir “tezad” sanatı vardır. “Bu da geçer” ifadesi geçici dünyayı, “Yâ Hû” da Baki olan Allah’ı gösterir. İyi, kötü her şey gelir geçer, başa gelen kötü ol…
Tevhîd-i zât
tevhîd-i zât a. GJj ^ji) tas. Tasavvuf inancma göre, Allah’ın birliğini ifade eden terim. Bunun karşıhğı “Lâ mevcûde illallah” tır. tevhîdât ç. a. [Ar. tevhîd ç. b. ] Tevhitler, bk. tevhîd tevhîdhâne a. [< Ar. tevh + F. hâne] tas. Bağımsız…
Âb-rîzci
(آب ريز جى) veya Ab-rizi Su döken. tas. Mevlevi tekkelerinde apteshane temizliğiyle görevli kişi. Kennase (süpürgeci) (Po 1:7). Ab @ dane i. ar. (12 ب و 1( Su ve habbe. tas. a Hırsın ve tamahın kötülüğünü, zühtün ve kanaatin faziletini dile…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Bu'd
Uzaklık, ırak olma, tas, Kulun Allah'ın emir ve yasaklarına uymaması hali. Tevfik ve tahkikten uzak kalması, nefsin sıfatları ve bedenin hazları ile bağlı olması. Insan Hak'tan uzak kaldığı ölçüde halka, halktan uzak kaldığı ölçüde Hakk'a y…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Büdelâ
(Y (بد veya Budala. Bedel, karşılık, denk, bir şeyin halefi ve değişigi anlamına gelen bedelin çoğuludur (Aka ır, 1168). tas. Yediler. Bunlardan her biri gözden kaybolur, bir anda çok uzak mesafelere giderler. Gözden kayboldukları zaman, ye…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Istiva
(استواء) 7, Müsavi olma; kasdetme; doğrulama; hâkim olma, kaplama, kurulma. 2. tas. İstiva olunan şey üzerinde (müsteva aleyh) zuhur ve tecelli etmek. Hak istiva eden (müstevi) arş istiva edilendir. İki türlü istiva vardır: ilahi istiva ve…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kasm
Bükmek, kırmak. tas. Ezeldeki takdir, alın yazısı. Süfinin be- lini büken her şeyin ezelde karara bağlandığı gibi meydana gelmesidir. Bunun böyle olduğunu gören arif süküt etmekten başka bir şey yapamaz ve bu da çok güçtür.
Kol
Şube. tas. Tarikat kurucusu şeyhin ölümünden sonra çeşitli guruplara ayrılan tarikat şubeleri. Tarikati kuran şeyh vefat edince, bazen halifelerinden her biri bağımsız bir şeyh olarak ortaya çıkar ve çevresinde birçok mürit toplar. Halifele…
Lesen
Fesâhat. Hakk'ın Şuurlu kimselerin kulağına apaçık olarak beyan ve ifşa ettiği bilgiler. Bu da ya ilahi bir tarifle veya bir peygamberin yadabir veli ve sıddıkın diliyle gerçekleşir. “Ömer Hak lisanıyla ko- nuşur.”
Leyle-i kadir
ليله' قد ر) +. Kadir B€cesi. 2. tas. Sâlikin özel bir tecelliye mazhar oldugu ve bu sayede sevgilinin yanındaki kadrini ve kıymetini tanıdığı gece. Bu da sâlikin aynu'l-ceme ve marifetin nihaj makamına ulaşmasının başlangıç zamanında olur (…
Müşrif-i zamair
مشل ف مما كر) 1 İç hallere vâkıf olan, kalplerde olanı bilen (zamair-i kulüba ittilâ"). 2. عم Hakk'ın bir kulunu halkın içinden 8€çirdikleri بط Suslara vâkıf kılması. Bu da o kuluna bâtın ismiyle tecelli etmesi yoluyla olur.
Sefer
Yolculuk, mesafe katetme, yolda yürüme. tas. Hakk’a yönelmeye başlayan kalbin zikirle seyretmesi ve manevi yolculuk yapması. Dört çeşit sefer vardır: Seyr ile'llâh, yani Allah’a doğru yolculuk. Nefs menzillerinden başlar, ufuk-i mübine kada…
Sırr-ı tecelliyat
سرتجليا ت) +. Tecellilerin sırrı, 2. tas. Her şeyin her şeyde temaşa edilmesi, Bu da ilk tecellinin kalbe görünmesi, böylece bütün isimler arasında müşterek olan ahadiyetin seyr edilmesiyle olur. İsim öbür isimlerin hepsinin özelliklerini t…
Şarap
Meşrubat, içki, mey, bade. tas. Coşkun aşk halleri ki, sahibini kınanmayı gerektirecek hal ve hareketlerin içine sokar, Bu da sülûkün sonuna gelen kemal ehline mahsustur (us). Tasavvufta şarap aşkı, mahabbeti, şevki ve vecdi temsil eder. Şa…
Tecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…
Tar
Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğ…