ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
141 sonuç · toplam 230 · “Belâ” · 1/6
01Belâ
Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet. Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa, ona etinden iyi et, kanı…
Belâyâ
Hadis ilminde senedi son derece zayıf veya uydurma rivayetler için kullanılan bir terim. Tekili beliyye olan kelime, râvi yahut rivayetin güvenilmezliğini belirten tenkit ifadeleri arasında yer alır.
belâğ işareti
belâğ işareti a. Bir hadis kitabında, derlenen veya yazılan hadislerin ne kadarının hocadan işitildiğini veya okunduğunu göstermek amacıyla kullanılan işaret.
Belâdet
İyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayıramama; ahmaklık. (Bkz. Ahmak)
Belâgat
1. Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesi. Kur'ân-ı kerîm gibi ilâhî belâgat ve îcâza (az sözle çok mânâ ifâde etme özelliğine) sâhip bir kitap, yalnız Türkçeye değil, hiç bir dile hakkıyla çevrilemez. (H. Hüsnü Erdem) Kur'ân-ı kerîmi…
Bela-Belvâ
Arapça. Hastalık, sıkıntı ve kötülüklerle imtihan ediliş. Bela, Allah’a yakınlık durumuna göre artar. Cerirî “insan, çektiği çile kadar insandır” der. Yine hadis-i şerifte “biz nebîler topluluğu, insanların en şiddetli belaya uğrayanlarıyız…
Kala belâ
لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bi…
İlm-İ Belâgât
Düzgün ve yerinde söz söyleme yolunu öğreten ilim.
Kerbelânâme
ek Kerbelâ + F. nâme] tas. ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kerbelâ hadisesini şiirpılleştiren eserler için kullandıklade) rı ortak ad. ungü Kerîm öz. a. (^^. ) [Ar. ] Sözlük anluş lamı, “Cömert olmak, iyi, güzel uş ahlâklı ve…
ek Kerbelâ + F.nâme] tas
ek Kerbelâ + F.nâme] tas. ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin Kerbelâ hadisesini şiirpılleştiren eserler için kullandıklade) rı ortak ad. ungü Kerîm öz.a. [Ar.] Sözlük anluş lamı, “Cömert olmak, iyi, güzel uş ahlâklı ve asil olmak…
Kerbelânâme
Kerbelâ Vak‘ası’nı, Hz. Hüseyin’in şehadetini ve Ehl-i beyt’in mâtemini anlatan manzum veya mensur eserlerin ortak adı. Muharrem ve mersiye geleneğinde okunur.
Kâlûbelâ
Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselâmı yaratınca, kıyâmete kadar bütün zürriyetini zerreler hâlinde onun belinden çıkarıp; "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye buyurup, onların da; "Evet, sen Rabbimizsin" diye verdikleri cevâbı ifâde eden söz.…
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Afet
ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…
Afiyet
Gönül huzuru, bela ve musibetten selamette kalma.
Ahit
Ahd. Söz verme, peyman, söz alma, taahhüt etme, üstlenme. tas, a Misak, peyman, emanet, bezm-i ezel'de ve kâlübelâ'da insanların Allah'ı Rab tanıyacakları ve kendilerini onun merbübu (kul) bileceklerine dair verdikleri SÖZ, yaptıkları muahe…
Ayin-i niyaz
uy 1) Niyaz ayini. Bektaşiler Babaya gelip hayır ve himmet istemek için onun huzurunda yüz ve gözlerini yerlere sürerek yalvarırlar, buna niyaz etme ve niyaz ayini adı verilir (AM 220). 2. Mevlevilikte mukabele ayini bittikten sonra istek ü…
Ayyar
Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabada…
Bargah
4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu i…
Behime
veya Behâim 1, Hayvan, insan hariç diğer canlılar, 2. tas. BLE XX Bela—Belva e are بي tela Belva Tasavvufta insanın bedensel arzuları ve nefsani eğilimleri genellikle behimiyet , ruhsal yönelişi ve istekleri insaniyet (melekiyet) terimleriy…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Bükâ
Ağlama, gözyaşı dökme, girye. tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pe…
Cemiyet
Derli toplu, düzenli ve huzurlu olma. Toplantı, demek. Mâsivâdan yüz çevirme ve dikkati yüce Allah’a teveccüh noktasında toplama. Kalbin huzursuz ve perişan (tefrika) halde olmaması, insanın zihnen ve kalben kendisini Hakk’a vermesi. Ham aç…