Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

772 sonuç · toplam 1781 · “Şişe” · 1/33

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Şişe

Tasavvuf şiirinde gönül ve kalbin sembolüdür. Şarap ilâhî aşkı, şişe ise bu aşkı taşıyan gönlü temsil eder. Şişenin kırılganlığı, gönül incitmeme düşüncesiyle ilişkilendirilir: kırılan camın onarılması mümkün olsa bile incinen gönlün eski h…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

re's-i sene-i mâliyye

re's-i sene-i mâliyye a. (dL üu, ^ÎJ Malî yılbaşı, 1 Mart. re's-i sene-i milâdiyye a. (95L Llu ^ÎJ Milâdî yılın başı, 1 veya 14 Ocak.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hadîs-i şerîf

Anlam ve söz bakımmdan Hz. Muhammed’e ait olduğu ifade edilen hadis

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hades-i semâvî

Q^jLoxu ûja.) fık. Burun kanaması, kusma gibi elde olmayan sebeplerle oluşan kirlilik

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Hicrî Şemsî Sene

Resûlullah efendimizin hicret ederek Medîne'ye girdiği Eylül ayının 20'nci Pazartesi günü başlayan ve dünyânın güneş etrâfında bir defâ dönmesini (365,242 güneş gününü) esas alan takvim senesi.

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Şemsî Sene

Güneş senesi. Yer küresinin güneş etrâfında bir devir yaptığı (bir kere döndüğü) sene. 365.242 vasatî güneş günü. Başlangıç zamânına göre Mîlâdî ve Hicrî olmak üzere, iki türlü sene kullanılmaktadır. Mîlâdî sene, Îsâ aleyhisselâmın doğum gü…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akit

Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

arîf

[Ar.} Sözlük anlamı “bilen” olan bu söz, İslâm devletlerinde ve toplumlarında sivil veya askerî bir grubun başında bulunan kimseye verilen ad olarak kullanılmıştır. Hz. Muhammed döneminde hem kumandan hem de sosyal işlerden sorumlu kimse ol…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ashab-ı suffe

1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk

Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

A‘yân-ı sâbite

Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır. İlim ile dış varlık arası…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cefa

x, Iskence, azap. 2. tas. Sâlikin, gönlünü marifet ve temaşaya kapatması. Sevgilinin vefasızlığı. Bir dil-rübaya düştü gönül mubtelâsı çok Aşkın safası yok değil amma cefası çok Ş. Yahya Cefâ vu cevr ile mu'tadem onlarsız nolur halim Cefâsı…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dâr-ı fena

Sonlu ve geçici yurt. 2. tas. Bu dünya. Dâru'r-Rahman — Dâru'ş-Şeytan (د ار | لشيطان - دار الى حمن) 1. Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâ…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Debiristan

(9. (د بير I. Okul, 2. tas. Debiristan-ı ezel, debiristan-ı kıdem, ezeli okul; lâhüt âlemi, ruhlar makamı (sr). Debür i ar, (د بور) 1. Batıdan esen, bitkilere ve canlılara Zarar veren rüzgâr, samyeli. Doğudan esen ve canlılara yarayan rüzgâ…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dervâze

(¢ رو از >) Kale kapısı, şehrin büyük kapısı, yoksulların dilendikleri yer. Aşıkız dervâze-i şehr-i melâmet bekleriz Zâhid-âsâ sanmanız semt-i selamet bekleriz Hayali

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devse

Çiğneme, döğme, tas. Sa'diye tarikatinde bir ayin. Bu ayin 300 kadar dervisin yüzü koyun Yanyana yatması ve şeyhin de bunların üzerinden atıyla geçmesi şeklinde icra edilirdi. İnsanları ve Müslümanları aşağılayıcı bir ni- teliği bulunduğu i…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebru-hoft

Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Ed…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ene’l-Hak

نا | لحق) |) “Ben Hakk'ım.” Hallac’a ait bir sözdür. Bu sözü yüzünden asılmıştı. Bu sözün çeşitli yorumları vardır; bir görüşe göre, Hallâc bu sözü sekr halinde söylemişti; sahv haline gelince bu sözün yanlış olduğunu kabul etti. Başka bir…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Enfüs

t. Nefs Nefsler. Bkz. Afak. Enfüsi seyr Sâlikin ilahi feyzi ve hakikati kendi iç aleminde araması.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena

Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Garâmet

غر | مة) Berc, ceza. tas. İhvandan birine karşı hatalı davranan bir müridin, ondan af ve özür dilemesinden sonra uygun görülen ölçüde bir ceza ödemesi. Seferden dönen ehlullahın tekke sakinlerine verdikleri yemek; hakk-ı kudüm (sp).

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâce

| 45) Efendi, bey, ağa, hoca. tas. Şeyh, mürşit. Özelikle ilk Nakşi şeyhleri seyit, efendi ve şeyh gibi unvanlar yerine hâce unvanıyla anılır. Hâcegân (4 Gx ١ +) Abdulhalik Gucdüvani'ye nispet edilen tarikat.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hakikatu’l-esma

İsimlerin hakikati. 2. tas. a İlahi isimler. b Zatın taayyün ve nispetleri. Bunlar isimlerin birbirinden ayırt edilmelerini sağlayan sıfatlardır (kı; cr). Hakikatu’l-hakaik (3% (حقيقة | لحقا 1. Hakikatlerin hakikati. 2. tas. Tüm hakikatleri…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Halk bi'-himmet

1. Himmetle yaratma. Arifler himmetleriyle yaratma gücüne sahip olur (İFM; tex 88). Bkz. Himmet. Halk-ı cedit Yeniden Yaratma, Hakk'ın nefesinin mümkün varlıklara her an ve kesintisiz ulaşması sebebiyle bu varlıkların aralıksız varlıklarını…

↗