ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
59 sonuç · toplam 107 · “İrhas” · 1/3
01İrhas
Temellendirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak. tas. Peygamber'e vahiy gelmeden evvel ondan zuhur eden harikulade haller (cr). Aynı haller vahiy geldikten sonra zuhur ederse mucize adını alır. İrhas, ilerde peygamber olacak bir şahsa, peygamb…
Agyar
(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tari…
Hârika
Alışılmış düzeni aşan, olağanüstü olay; hârikulâde. Kelâm ve tasavvuf kaynaklarında mûcize, keramet, irhâs ve istidrâc gibi olağanüstü hadiselerin üst başlığıdır. Olayın olağanüstü görünmesi tek başına sahibinin velî olduğuna delil kabul ed…
Hasta
Hasta-dil, tasavvuf yolunda ve sülükta geri kalan (sr). 2. Bimâr, âşık, sevdalı. Ey her maraz ilâcına hükm eyleyen tabib Bimar-i dert-i aşk olanın yok mu çâresi Fuzüli Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak…
haset, -di
haset, -di a [Ar. ] “Başkalarıanın elde ettiği maddî veya manevî le değerleri, erdemleri veya makam u ve mertebeleri kıskanma, çekeamemezlik. ” anlamında kullanıir lan bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de abu manasıyla “Bakara suresi” u nde geçen b…
ölüm hastalığı
ölüm hastalığı a. Çaresi bulunamamış bir hastalığa yakalanma ve bunun neticesinde ölüm hâlinin yaklaşmış olması durumu, bk. sekerât-ı mevt
cimrilik
Farsça “cimrî” sözünün Türkçeye geçmesi ve bu sözden “-lik” ekiyle yeni bir isim yapılması yoluyla dilimize kazandınlan bir terim. “Elindeki parayı harcamaya kıyamama, eli sıkılık, hasislik, pintilik” anlamındaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de h…
Rezîlet
Kötü ve aşağılayıcı ahlâk özelliği; erdemin karşıtı. Kibir, haset, yalan ve zulüm gibi huylar ahlâk literatüründe rezîlet sayılır.
nâf-ı zemîn
nâf-ı âlem deey nafaka a. [Ar.] ftk. Sözlük anen lamı, “Azık, ihtiyaçların temini âm için harcanan para veya maddî değerler.” olan bu söz, aile hukukunda hayatm zarurî ihtiyaçt.” larım ve devamlıhğını sağlamak eliiçin gerekli olan harcamala…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Uğursuzluk
Bir şeyi veya bir hâdiseyi şerre, kötülüğe yorumlamak. (Bkz. Tayere) Uğursuzluğa inanmamalı, te'sir eder sanmamalıdır. Bir hastalığın sağlam adama elbette geçeceğini kabûl etmemelidir. Allahü teâlâ dilerse geçer, dilemezse geçmez. Bununla b…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Tuma’nîne
1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…
Maraz-I Kalbî
Kalb hastalığı, bozuk îtikâd; kibir, hased (kıskançlık), kin ve riyâ (gösteriş) gibi kalb hastalıkları. Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere tutulması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onların kalblerinde maraz vardır. Cenâb…
Fen Yobazı
Fen bilgisinde mütehassıs (uzman) olmadığı hâlde, kendisini fen adamı ve müslüman olarak gösterip müslümanların dînini, îmânını bozmağa, İslâmiyet'i içerden yıkmağa çalışan kimse. Üniversiteden diploma alan bir kimse, sefâhete yâni zevk ve…
Kazâ Orucu
Oruç tutmamayı mubâh kılan (dînde bildirilen) bir özür sebebiyle vaktinde tutulamayan veya tutarken bir özür sebebiyle yâhut kast (bilerek) olmadan bozulup, Ramazân bayramının birinci, Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günleri dış…
Kasvet
Katılık, sertlik, kalbden hayır (iyilik) ve yumuşaklığın çıkması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ne var ki bunlardan sonra yine kalblerinize kasvet geldi. İşte onlar (yâni kalbleriniz) şimdi katılıkta taş gibi, yâhut dah…
âhiret âlimi
Dünyâlığa, mala, mevkiye kıymet vermeyen, ilim ile dünyâlık elde etmeye çalışmayan, âhireti dünyâya tercih eden, ilmiyle amel eden, işi sözüne uyan, ibâdet ve tâate teşvik eden, ilmi âhiretine faydalı olan tevâzu sâhibi âlim. Denildi ki, şu…
İştibâk-Ün-Nücûm
Güneş battıktan sonra, yıldızların çoğunun görünmesi, yâni güneşin arka kenârının, şer'î ufuk altına on derece irtifâ'a (yüksekliğe) inmesi. Akşam namazını, vaktin evvelinde kılmak sünnettir. İştibâk-ün-nücûm vaktinden sonraya bırakmak hara…
Hakku’llah
Arapça, Allah hakkı demektir. Bektaşî tâbiridir. Hasat zamanı, baba veya dede vekillerinin, köylülerden topladığı belli miktardaki bir tür vergiye verilen ad. Ayrıca bir baba veya mürid, yolculuğa çıkacağı zaman, kendisine yapılan yardıma d…
Mîlâd
Doğum günü, Îsâ aleyhisselâmın doğum günü olduğu iddiâ edilen noel gecesi. (Bkz. Noel Gecesi) Noel gecesi doğru olarak Mîlâd'ın, Aralık'ın 25'i veya Ocak'ın altıncı günü veya başka gün olduğu sanıldığı gibi, bugünkü Mîlâdî senenin bir veya…
Arasât Meydanı
Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. Mahşer) Kıyâmet günü eshâbımdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiği memleketin bütün mü'minlerinin önlerine d…