Ara
Menü
ذ

Arasât Meydanı

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7516
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. Mahşer)</p><p>Kıyâmet günü eshâbımdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiği memleketin bütün mü'minlerinin önlerine düşerek ve onları nûr ve ışık saçarak Arasât meydanına</p><p>götürür. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)</p><p>Kıyâmette herkes Arasât meydanında elli mevkıfte (yerde) durdurulur. Her mevkıfte bin sene kalırlar. (Kadızâde Ahmed Efendi)</p><p>Arasât meydanında meşakkat (zorluk) ve sıkıntıda olanlar, kâfirler ile fâsıklardır (günahkârlardır). Onların hâlleri çok korkunç olup, güneş başlarına bir mil kadar yakın gelir.</p><p>Herkes günâhı kadar terler. Kimi dizine, kimi boğazına, kimi tepesine kadar ter içine gömülürler. (İmâm-ı Birgivî)</p><p>Üzüntü ve pişmânlık ve kendine yanmaktan,</p><p>Bir hasrettir yükselir, Arasât meydanından,</p><p>Anne, gözünün nûru evlâdını tanımaz,</p><p>Kardeş, ciğer pâresi kardeşini aramaz.</p><p>(Mevlânâ Muhammed Rebhâmî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7548
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. Mahşer)</p><p>Kıyâmet günü eshâbımdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiği memleketin bütün mü'minlerinin önlerine düşerek ve onları nûr ve ışık saçarak Arasât meydanına</p><p>götürür. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)</p><p>Kıyâmette herkes Arasât meydanında elli mevkıfte (yerde) durdurulur. Her mevkıfte bin sene kalırlar. (Kadızâde Ahmed Efendi)</p><p>Arasât meydanında meşakkat (zorluk) ve sıkıntıda olanlar, kâfirler ile fâsıklardır (günahkârlardır). Onların hâlleri çok korkunç olup, güneş başlarına bir mil kadar yakın gelir.</p><p>Herkes günâhı kadar terler. Kimi dizine, kimi boğazına, kimi tepesine kadar ter içine gömülürler. (İmâm-ı Birgivî)</p><p>Üzüntü ve pişmânlık ve kendine yanmaktan,</p><p>Bir hasrettir yükselir, Arasât meydanından,</p><p>Anne, gözünün nûru evlâdını tanımaz,</p><p>Kardeş, ciğer pâresi kardeşini aramaz.</p><p>(Mevlânâ Muhammed Rebhâmî)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. Mahşer)

Kıyâmet günü eshâbımdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiği memleketin bütün mü'minlerinin önlerine düşerek ve onları nûr ve ışık saçarak Arasât meydanına

götürür. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)

Kıyâmette herkes Arasât meydanında elli mevkıfte (yerde) durdurulur. Her mevkıfte bin sene kalırlar. (Kadızâde Ahmed Efendi)

Arasât meydanında meşakkat (zorluk) ve sıkıntıda olanlar, kâfirler ile fâsıklardır (günahkârlardır). Onların hâlleri çok korkunç olup, güneş başlarına bir mil kadar yakın gelir.

Herkes günâhı kadar terler. Kimi dizine, kimi boğazına, kimi tepesine kadar ter içine gömülürler. (İmâm-ı Birgivî)

Üzüntü ve pişmânlık ve kendine yanmaktan,

Bir hasrettir yükselir, Arasât meydanından,

Anne, gözünün nûru evlâdını tanımaz,

Kardeş, ciğer pâresi kardeşini aramaz.

(Mevlânâ Muhammed Rebhâmî)

Sözlüğe dön ←