ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
6115 sonuç · toplam 12927 · “âs” · 1/255
01âs
Kitap, sünnet ve icmâda hükmü bulunmayan bir meseleye, aralarmdaki bağ sebebiyle, bu kaynaklardan birinde bulunan bir meselenin hükmünü vermek anlamında fıkıh terimi. § tam. kıyâs-ı fukahâ a. ( ^ ^U) fik. Fıkıh bilginlerinin üzerinde birleş…
Âsitâne
Bir tarikatın pîr makamını veya merkez dergâhını ifade eden terimdir. Büyük ve tam teşkilatlı bazı tekkeler için de kullanılır. Her kaynakta aynı idarî dereceyi göstermez. Âsitâne, zâviye ve tekke adları dönem, yol ve coğrafya bağlamında de…
âşık
“Seven, aşka tutulan.” anlamında bu söz, tasavvuf ehli arasında İlâhî aşka düşmüş kimse olarak ifade edilmeltedir; eşanlamlısı “mübtelâ”
Asa
Değnek, baston; sopa. Ukkaz, çomak, tas. Her zaman özellikle
Asâkir-i Hak
Asâkir-i Rahmânî de denir. Hakk'ın askerleri, Cündü'llah (Allah'ın ordusu) deyimi de bu anlamda kullanılır. 2. Rüzgâr, kuş, yağmur ve zelzele gibi doğal güçler ve varlıklar da Hakk'ın askerleridir (sm), Leşker-i gama iltikâ etmem Asker-i ga…
Ashab-ı suffe
1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…
Ashap
Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh.…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Aşk u niyaz
عشق و نيا ن) Mevleviler arasında selam yerine kullanılır; örn. “Nasılsın,” diyene hal hatır sorana veya yazılan mektubun sonunda “Aşk u niyaz ederiz,” denir. Ata (1تا) x. Peder, eb, baba. 2. tas. Şeyh, mürşit, özellikle Yesevilikte ve Nakşb…
asabe
fık. Önceleri erkek çocuklar ve baba tarafından gelen akraba anlamma gelen bu söz, Hz. Muhammed sonrasmda diyet ve miras hakkı konusunda yakm akrabalar için kullanılmıştır. İslâm hukukunda ise tek başma olan asabe mirasın tamammı alır. Beli…
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
aslî günah
aslî günah a. Hz. Âdem ile Havva’run Eden bahçesinde yılanm kandırması ile yasak meyveyi yemeleri ve bundan dolayı cennetten kovulmaları bu terim ile karşılanmıştır. Hz. İsa’nın kurtarıcıhğı ve vaftiz uygulaması bütünüyle bu olaya ve dolayı…
aşere
G[Ar.] “Onlar hanesi.” anlamında olan bu söz başka kelime ve terkiplerle yeni yerimler oluşturur.
aşkın
Allah’ın mekândan mü nezzeh olduğunu, evrenin dı şında ve ötesinde bulunduğunu e ifade eden bu terim, Kur’ân-ı a Kerîm’in “Hac suresi” n veya “En'âm suresi” t nde söz konusu edilen “yüce, -ı ulvî, ulu, âli” sıfatlarıyla niteri lenmesi netic…
assahu’l-kütüb
Hadis kitaplarmm en güvenilir olanı. Bununla Buhârî’nin Câmi'u’s-sahîh. adlı kitabı kastedilmiştir.
âşûrâ
Değişik din ve u mezheplerce kutsal sayılan muiharrem ayının onuncu günü. r Arapça “on” sayısı ile ilgili “aşr” âveya “âşir” kökünden bir söz rolduğunu savunanlar yanmda n, bu dilde “fâ'ûlâ” vezninin buü lunmadığmı, bundan dolayı da ü bu sö…
aşure orucu
aşure orucu a. Muharrem ayınm onuncu günü tutulan oruç. Ramazan orucundan önce Yahudilerin bu günde oruç tutmalarını gören Hz. Muhammed, biz de Hz. Musa’ya derin saygı duyuyoruz, diyerek oruç tutmaya başlamış ve ashabma da tutmalarını söyle…
Ashâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri…
âsaf
İslâm devletlerinde “vezir” karşılığı veya onun sıfatı olarak kullanılan terim. Hz. Süleyman’ın ünlü vezirlerinden Âsaf b. Berahyâ’nm adından çıkarak yaygınlaşmış, özellikle de Osmanlı devleti döneminde “vezîr-i a'zâm”lar için kullanılmıştı…
asıl, -slı
asıl, -slı a. [Ar.] Temel, kök, menşe anlamında terim.
assahu’l-esânid
UL^l ^İJ) [Ar.] Hadislerin en kuvvetlisi ve en doğrusu.
aşure testisi
aşure testisi a Aşure gününde Osmanlı Saraymda veya konaklarda pişirilen tathyı muhafaza etmek ve dağıtmak üzere kullanılan testi veya kap.
assahu’l-ahâdis
Hadislerin en sahihi veya sağlıklısı.