ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
193 sonuç · toplam 691 · “âl (II)” · 1/9
01âl (II)
âl (II) s. [< Ar.ulüvv] Yüksek, ulu, yüce.
icmâlî iman
icmâlî iman a. İslâmî inanca göre, “kelime-i şehâdet” (bk. bu madde) ile “tevhit” (bk. bu madde) sözlerini dili ile söyleyip kalbi ile tasdik etme işi veya durumu.
ricâl-i ilâhiyye
Allah’ın manevî kudret ve kuvvetine sahip olan evliya, ricalullah
efâl-i ibâd
İnsan için iradeye dayanan ve bireye sorumluluklar yükleyen iş ve eylemler
hâl-i ihtizâr
^ı JL.) Can çekişme durumu, ölüm hâli
Ef'âl-İ İlâhiyye
Allahü teâlânın işleri. Rızk; maâşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Böyle olmakla berâber, çalışmak lâzımdır. Çünkü ef'âl-i ilâhiyye, sebebler ile meydana gelir. Âdet-i ilâhiyye (Allahü teâlânın kânunu) böyledir. Fakat bâzan bir işin meyda…
âl-İ İmrân
İmrân âilesi. Süleymân aleyhisselâmın evlâdından İmrân bin Mâsân'ın kendisi veya onun kızı hazret-i Meryem ile oğlu hazret-i Îsâ. Âl-i İmrân'ın, Yâkûb aleyhisselâmın evlâdından İmrân binYeshâr'ın kendisi veya oğulları Mûsâ ile Hârûn aleyhis…
âl-İ İmrân Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin üçüncü sûresi. Âl-i İmrân sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz âyet-i kerîmedir. Otuz üçüncü âyet-i kerîmede geçen Âl-i İmrân kelimesi sûreye isim olmuştur.Sûrede, Allahü teâlânın birliği, yüce sı…
EE
اا حتت Ashab-ı kurb-i nevafil yolculuk sırasında asa bulundurmak süfilikte bir gelenektir. Hz. Ibrahim ve Hz. Musa'nın asalan vardı. Hz. Peygamber de asa kullanırdı (sa 136, 137, 142). Asaya muin ve müttekâ da denir. Asa o çağlarda hem sila…
Bang-ı ceres
س).=5) Çıngırak sesi. tas. Kahredici kısa ve kapalı ilâhî hitap.
Baş kesmek
Eğilmek. tas. Mevlevilikte dervişlerin, canların ve semazenlerin | şeyhlerinin önünde özel bir şekilde durup baş eğmeleri. Baş kesmek teslimiyetin | — simgesidir. Bkz. İnhina, Secde. Baş okutmak Bektaşilikte her yıl muharrem ayında mürşidin…
Bigâne
(« (بيكا Yabancı, el, aşina olmayan. tas. a Tasavvufla tanışmayan, yola girmeyen, sülüka başlamayan. İnkârcı, kâfir. Bigâne (veya yegâne). Yabancılık, yabancı olma. b Vahdet makamı. Hiçbir şekilde hiçbir şeye benzemeyen ve muhtaç olmayan ul…
Cübb
Derin kuyu veya çukur. Tasavvufî metinlerde insanı aşağı çeken nefsânî karanlık, dünya bağı veya sıkışmışlık hâli için mecaz olarak kullanılabilir. Aynı kökten gelen cebb maddesiyle birlikte okunur.
Erin
>!) Gece ile gündüzün aynı kaldığı ve kutuplara eşit uzaklıktaki yer, ekvator. 2. Neşelenmek, bâtıl. 3. tas. Eşyada itidal mahalli ve hali (ir). Neşelenmek, bâtıl. 3. tas. Eşyada itidal mahalli ve hali (ir).
Gayz
(غيظ) Hınç, öfke, kızgınlık, hiddet. Ofkeye kapılmamak, hiddet ve şiddet göstermemek, hislere hâkim olmak esastır. Ofkeyi yutmak (kazm-ı Zayz) iyi bir huydur (Ali Imran Suresi, 134). Gına
Harâbi
Aklin faaliyet ve tedbiri ile ilgiyi keserek tam anlamıyla teveccüh ve teslimiyet hali içinde bulunmak (1s). 2. Rind, arif. | Rind, arif. |
Huşyari
») Ayık, şuurlu ve aklı başında olma hali. 2. tas. Coşkun, aşk hallerinden zahir ve bâtın sıfatların ifâkât bulması, aşkın galebesiyle kendinden geçen sâlikin kendine gelmesi hali. İlk sahiv hali (us); tevhit makamı, sâlikin istikamet üzere…
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
Mebna-i tasavvuf
ف) yar el) 7, Tasavvufun temeli. 2, tas. Fakirlik ve ihtiyaç haline sımsıkı sarılmak, cömert ve diğerkâm olma halini gerçekleştirmek, teşebbüs | ve iradeyi terk (: Kİ). Mecâli-i külliye (4.15 «J lees) Varlığın genel tecelli yerleri, tecelli…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Vakt
Zaman. tas. a Hal, sâlikin içinde bulunduğu geçmiş ve gelecekle ilgili olmayan hali (irm). Yapma (mec'al) olmayan istidadın gerektirdiği hal. b Silikin içinde bulunduğu hal. Sâlikin hali eğer dünya ise (aklı, fikri, hissi dünyayla ilgiliyse…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Yedân
1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…