ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 9/76
01Baş kesmek
Eğilmek. tas. Mevlevilikte dervişlerin, canların ve semazenlerin | şeyhlerinin önünde özel bir şekilde durup baş eğmeleri. Baş kesmek teslimiyetin | — simgesidir. Bkz. İnhina, Secde. Baş okutmak Bektaşilikte her yıl muharrem ayında mürşidin…
Bâtın
İç, gizli, derun, iç nihan, gizli âlem. tas. a Allah'ın dort isminden biri: Evvel, Ahir, Zahir, Bâtın (Hadid Suresi, 2). Bunlara ‘ana adlar denir. Bu halde zahir-bâtın, aşikâr-pinhan, açık-gizli, iyannihan O'dur (Git ros, EK 1 305, KTA 87).…
Bedr
veya Bedir. Dolunay, ayın ondördü, mehtap tas. Halife, Al lah'ın bütün isim ve bu isimlerin hükümleriyle âlemde en mükemmel şekilde zahir olan ilâhî halife. Güneşin ışıkları en mükemmel şekilde dolunay halindeyken ayda zahit olduğu gibi All…
Bed-nami- Bed-nam
eb) Bir kimsenin adinin kötüye çıkması; adı kötüyü çıkan, kınanan, yerilen, karalanan. tas, Melamet mertebesi ye hali. “Al lah yolunda mücâhede ederler ve kınayanların kanımasından korkmazlar.” Bilmeyesin bed-nâm u nam bir ola sana hâsu âmm…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Bekçi
Koruyan, gözeten ve muhafaza eden kimse. Tasavvufî halk inanışında bazı şehir ve beldelerin mânevî koruyucusu kabul edilen velîler için mecazen kullanılır. Okuma notu Bir beldenin “mânevî bekçisi” olduğu düşüncesi gelenek içi velâyet tasavv…
Bazar
»Wr. Pazar, alışveriş, 2. tas, Birliğin çokluk şeklinde görünmesi, Pazar, Hüsn. Örttü bu bâzâr-ı kesret gözlerin halkın velt Arif olan cümle yüzden seni seyran eyledi Alan veren odur bâzâr içinde Kimin bay u kimin yoksul eyler Mısri Bâz-geş…
Bende-Bendegi
(So ty - ع (بند ه Bendegan. Kul-kulluk, Köle-kölelik. tas. a Allah’a kul olmak, O'na olan kulluk görevini ve borcunu ödemek, ubüdiyet. b Teklif makamı, mükellef olma hali. c Mürit, şakirt, çömez. Şeyh Efendi, beyefendi, mürit onun kulu ve k…
Berk
Sâlike ilk olarak görünen ve onu seyr fillah (Allah'ta seyr) etmesi için Mevlâ'ya yakınlık makamına davet eden parlak ışıltılar (KT; TK 1:1 57).
Berzah
Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…
Beşâret
Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…
Beyza
Beyaz, ak. a tas, Akl-ı evvel, ilk varlık. İlk akıl amânın merkezidir. Gayb siyahlığından da ilk olarak o ayrılmıştır. Bulunduğu felekte en büyük ışık o olduğu için beyzâ adını almıştır. İlk aklın beyazlığı gaybın siyahlığına tekabül eder.…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Bidâri
! 44) Uyanık olmak, yakaza. tas. Kendinde olma hali, kulluk mertebesi.. Buna bi-hodi ve huşyâri de denir.
Bigâne
(« (بيكا Yabancı, el, aşina olmayan. tas. a Tasavvufla tanışmayan, yola girmeyen, sülüka başlamayan. İnkârcı, kâfir. Bigâne (veya yegâne). Yabancılık, yabancı olma. b Vahdet makamı. Hiçbir şekilde hiçbir şeye benzemeyen ve muhtaç olmayan ul…
Bihüşi
Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.
Bi-kâr
ر) Sa) İşsiz. tas. Işi gücü olmayan, tekke çevresinde vakit geçiren, derviş geçinen sünepe ve sürtük, tembel. “Bir merd-i bi-kâr yüz merd-i derkârı kârdan alıkor”. Bkz. Battal. Bila bâdi Badi terimiyle ariflerin kalplerinde zuhur eden halle…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Bu'd
Uzaklık, ırak olma, tas, Kulun Allah'ın emir ve yasaklarına uymaması hali. Tevfik ve tahkikten uzak kalması, nefsin sıfatları ve bedenin hazları ile bağlı olması. Insan Hak'tan uzak kaldığı ölçüde halka, halktan uzak kaldığı ölçüde Hakk'a y…
Baka
١ ar. / vefa edemeyişleri: Buk'a mübareke M eler (sav bitlere bekkâ (¢ Bulmak Bilmek ee ش) Bünâ-güş |. fars. 0 نيك Burak (5 ~ x tür 1 4 e li Y ek. tas, Aşk 0:14553). Sevgilini Burak'ı can 1 I ها ن) عن i aşk (sp ikat mutasavvıflar daha Bürha…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Buy
Koku, nefha. tas. Gönlün ilgi ve bağlantıdan (alâka ve ittisalden) haberdar olması ki, esasen başlangıçta cem makamındayken vardır ve şimdi de tefrika makamında değişik bir halde mevcuttur (us).