ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 8/100
01Erbâb
Rab kelimesinin çoğulu olup sahipler, bir işin ehli ve yetkinleri demektir. Tasavvuf metinlerinde “erbâb-ı kulûb”, “erbâb-ı hâl” ve “erbâb-ı tarîkat” gibi tamlamalarla gönül, hâl veya yol ehli kimseleri belirtir.
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Eytat
Direkler, sütunlar. tas. Biri doguda, digeri batıda, üçüncüsü kuzeyde, dördüncüsü güneyde bulunan dört büyük veli. Ibn Arabi'ye göre, Allah bu bölgeleri bu ermiş kulları aracılığı ile korur. Bu dört veli sirayla Abdülhay, Abdülalim, Abdülmü…
Fakr
Yoksulluk. tas. a Dervişlik, sâlikin hiçbir şeye malik ve sahip olmadığının şuurunda olması, her şeyin gerçek malik ve sahibinin Allah olduğunu idrak etmesi. İnsan Allah'ın kulu olduğundan; insan da, ona nispet edilen diger şeyler de hakika…
Fark
veya Ferk Halka Hak'sız işaret etmek. 2. Kulluğu müşahede etmek (İFM). 3. Allah'ın hayat sıfatı (115). 4. Fark, kula nispet edilen ibadet ve benzeri haller; cem ise Hakk’a nispet edilen lütuf ve benzeri hususlardır. Halkı görmek fark, Hakk'…
Fehm
Anlama ve kavrayış. Tasavvufta ilâhî hitabı anlamak ve bu anlayışın gereğini davranışta yerine getirmek için kullanılır. Yalnız zihnî çözümleme değil, keşf ve zevkle derinleşen idrak de fehm kapsamında değerlendirilir.
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Fesat
L3) Bozgunculuk, bozulma. tas. a Ahlakın ve dini yaşayışın bozulması. b Sülükla ilgili kural ve esasların bozulması, tarikat adap ve erkânının değişmesi. c Ruhi hallerin ve kalbin bozulması, tarikate bid'at sokulması. Fetâ i ar. (فتى) Fütüv…
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Fetret
Ara, aralık, iki olay arasında geçen süre. tas. a Başlangıçta sâlikte mevcut olan yakıcı ateşin ve şiddetli hararetin sönmesi ve küllenmesi. b Başlangıçta gerekli olan hararetle isteme halinin sönükleşmesi (xr). Gevşeklik, sülükta gösterile…
Fıkıh
Derinlemesine anlamak ve kavramak. Tasavvuf metinlerinde dinî hükümlerin bilgisinin yanında, dünyaya aşırı bağlılıktan uzaklaşmayı, âhirete yönelmeyi ve davranışlarda dinî hassasiyet göstermeyi de ifade eder. Ayırım Fıkh-ı amelî ibadet ve m…
Firâk
Ayrılık, hicran. Tasavvuf şiirinde âşığın sevgiliden, sâlikin mânevî vatanından veya vahdet şuurundan uzak kalışını anlatır; karşıtı visâl dir. Firâk yalnız fizikî uzaklık değildir. Kalbin gaflet yüzünden huzur ve yakınlık duygusunu kaybetm…
Gam-gede
Gam ve üzüntü yeri. Tasavvuf şiirinde gönül için kullanılan Farsça bir mecazdır. Gönlün ayrılık, hasret ve ilâhî aşk acısıyla dolu oluşunu; bazı sembolik tasniflerde ise gizlilik makamını ifade eder.
havâs
Allah’ı mutlak bir varlık re olarak kabul eden, herkeste bualunmayan birtakım bilgilere, hâllere, yetenek ve ruh temizlin] ğine sahip âlim kimseler için n, kullanılan bir tasavvuf terimi, s.” “avâm” karşıtı, “havâs”, haram ka ve mekruhlarda…
Genc
Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde kullanılır. İçi d…
Gevher
Cevher, mücevher ve kıymetli taş. Tasavvuf şiirinde mâna, sır, ilâhî sıfatların tecellisi ve insanın saklı mânevî kabiliyeti için kullanılan bir mecazdır. Denizin içindeki inci gibi, hakikatin de görünüş kabuğu içinde aranması gerektiğini a…
Gina
Zenginlik. tas. Tam ve kâmil mülkiyet. Mutlak olarak gani Allah'tır; çünkü her şeyin zatı onundur (kı). Mâliku'l-mülk O'dur, insanlar ise fakirdir. Hak ile kendini zengin bilen (istigna bi’l-Hak) ondan başkasına muhtaç Gönül etmek olmaz; zi…
Gışâ
Perde, örtü ve kaplama. Tasavvufta kalp aynasında biriken, insanın basîretini örten ve hakikati görmesini güçleştiren mânevî pas veya katılık için kullanılır.
Gisû
Omuzlara dökülen saç. Tasavvuf şiirinde sevgiliye ulaştıran talep yolunun ve “Allah’ın ipi” şeklinde yorumlanan mânevî bağın remzidir. Saçın kıvrımları, hakikate giden yolun çokluğu ve inceliğiyle ilişkilendirilir.
Gurâb
Karga. Bazı tasavvufî ve vahdet-i vücûd metinlerinde idrak ve nurdan uzaklığı sebebiyle küllî cismin, yoğun maddî âlemin sembolü olarak kullanılır.
Gülhan
) Hamam ocağı, külhan. tas. Beden, nefs zindanı, dünya ve dünya dağdağası (sr). Serir-i külhan olanlar sarayı neyler Palas-ı aşkı giyenler kabayı neyler Seydi
Gül-zâr
Gül bahçesi, gülşen, gülistan. Mutlak olarak kalbin fethi ve açılışı.. Sâlikin gönlünün marifete ve irfana açılması (sr). Tasavvufta gül ile bülbül birlikte kullanılır. Bülbül âşık, gül sevgiliyi temsil eder. Cihan gülşenine gelmemiş hüsnün…
Güm geşten
Kaybolmak ve kendini yitirmek. Tasavvufî kullanımda sâlikin kendi benlik iddiasından geçmesiyle ilişkilendirilen fenâ ve gaybet hâli.
Habbetu's-sevda
Siyah habbe. 2. Çöreotu. Divan şiirinde sevgilinin beni, eskiden nazara karşı kullanılan çöreotuna benzetilir. Bkz. Sevda. Çöreotu. Divan şiirinde sevgilinin beni, eskiden nazara karşı kullanılan çöreotuna benzetilir. Bkz. Sevda.