ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 5/100
01Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Aşk u niyaz
عشق و نيا ن) Mevleviler arasında selam yerine kullanılır; örn. “Nasılsın,” diyene hal hatır sorana veya yazılan mektubun sonunda “Aşk u niyaz ederiz,” denir. Ata (1تا) x. Peder, eb, baba. 2. tas. Şeyh, mürşit, özellikle Yesevilikte ve Nakşb…
Atâ
Atiyye. ع Atâyâ. Bahşiş, ihsan, lütuf, karşılık beklemeden iyilik yapmak. tas. Hakk'ın kula olan ihsanı ve lütfu; ona sağladığı maddi ve manevi fayda; kısmet, rızk. Hakk'ın atâsı Hakk'ı Hak ile temaşa etmektir. Bkz. Mutlak ata, Mukayyet ata…
Atesgah
Bkz. Atesgede Atesgede (+ ([تشكد veya Ateskede. r. Deyr-i mugan, içinde sürekli olarak kutsal ateşin yandığı Mecusi tapınağı. 2. tas. Gönül, aşk âlemi, Hak aşkı. Mecusi tapınağındaki ateş ebediyen yandığı gibi aşk ateşi de gönüllerde aralık…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
A‘yân-ı sâbite
Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır. İlim ile dış varlık arası…
Ayin
Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve özellikle…
Aynullah
Allah'ın gözü ve zatı. Allah'ın el-Basir ismiyle tahakkuk eden, bu ismin mazharı olan kimse, Kutsi bir hadiste, “Bu kulumun gören gözü olurum da, o kul benimle görür,” buyrulmuştur. Bu mertebedeki kimse âlem olan her şeyi Allah'la görür, Al…
Aynu'l-mahabbet
عين | لمحبه) Salt sevgi, öz muhabbet. tas “Allah Teala'nın kulları için sevdiğini, (istediğini, arzu ettiğini) istemek, onlar için istemediğini istememektir”. Bu haldeki sâlikte şahsi bir sevgi, tercih ve irade yoktur. Allah neyi seviyorsa…
Aynu't-tahakküm
Tahakkümün kaynağı. tas. Bir velinin, mertebesini göstermek istediği kimseye, “Ben dilediğimi yaparım,” diye meydan okuması, Allah’a nazının geçmesi, dileğinin kabul edilmesi, Hakk'ın yardımıyla bazı harikulade haller göstermesi. Bkz. Arbed…
Ayyar
Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabada…
Bâd-i saba
Zidd-1 bâd-i semum, bad-i debür. Meltem, seher vakti doğudan esen ve güllerin açmasını sağlayan hafif rüzgâr. tas. Ruhaniyet doğusundan gelen rahmani kokular. “Ben Rahmanın nefesinin Yemen'den geldiğini hissediyorum,” hadisiyle buna işaret…
Bahr
veya Bahir. ç. Buhür, Ebhar, Bihar. Deniz, derya, umman. 2. tas. a Hakk'ın sonsuz olan sıfat ve zat makamı ki, bütün eşya ve varlıklar bu sonsuz ummanın dalgalarıdır. b Külli varlık âlemi. Vahdet (birlik) umman, kesret (çokluk) bunun dalgal…
Bargah
4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu i…
Basiret
Öngörü, sağgörü, gaflete düşmeden ve duygulara kapılmadan ileriyi ve gerçekleri isabetli olarak görme yeteneği. 2. tas. Kutsiyet nuruyla aydınlanmış kalbin bir gücüdür ve onun sayesinde nesnelerin hakikati ve içyüzü görülür. Nefse göre nesn…
Bâtıniye
Bâtına ve iç yoruma ağırlık veren zümreler için farklı dönemlerde kullanılan genel ad. Kelime tek ve değişmez bir topluluğu göstermediği için bağlamına dikkat edilmelidir. Tasavvuf literatüründeki kullanım Bazı tasavvuf kaynaklarında şeriat…
Bâzû
Kol, pazu. Tasavvufî yorumda kudret ve iradenin mecazı; kulda görünen fiillerin Hakk’ın dilemesi ve kudretiyle meydana gelişini anlatan bir semboldür.
Bâzû
Kol, pazu. Tasavvufî sembolizmde Hakk’ın iradesi ve meşîet sıfatı için kullanılan Farsça bir mecazdır.
Beççe-i Türkân
Türklerin çocukları veya gençleri. Tasavvuf şiirinde güzelliğiyle can alan ve gönül yakan ay yüzlü sevgililer için kullanılan Farsça bir terkiptir.
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Bekçi
Koruyan, gözeten ve muhafaza eden kimse. Tasavvufî halk inanışında bazı şehir ve beldelerin mânevî koruyucusu kabul edilen velîler için mecazen kullanılır. Okuma notu Bir beldenin “mânevî bekçisi” olduğu düşüncesi gelenek içi velâyet tasavv…
Bende-Bendegi
(So ty - ع (بند ه Bendegan. Kul-kulluk, Köle-kölelik. tas. a Allah’a kul olmak, O'na olan kulluk görevini ve borcunu ödemek, ubüdiyet. b Teklif makamı, mükellef olma hali. c Mürit, şakirt, çömez. Şeyh Efendi, beyefendi, mürit onun kulu ve k…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Bes
بس) Kafi, yeter. Allah bes, gayrı heves. Sivâ-ı Hak hevâ ile hevestir Hak anla Hak bil Allah bestir Besmele (4.4) Önemli olan her işe “Bismillah” denilerek başlandığından, Ibn Arabi, Allah'a göre kün (ol) ne ise insana göre besmele de odur.…