Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 4/100

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Adl

Adalet, denge. tas. Kendisi aracılığıyla göğün ve yerin yaratıldığı hak, yaratma vasıtası olan hak, (el-hakku'l-mahlüku bih). “O, semalarla yeri, ancak hak ile yarattı” (Zümer Suresi, 5) Sehl Tüsteri burada geçen hakka ad, Ibn Berrecan ise…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Afet

ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Agâh

Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağlama

Bükâ, girye, gözyaşı dökme. tas. Elem, haz; üzüntü, sevinç; ilâhî azap, ilâhî lütuf sebebiyle gözyaşı akıtma. İ Gözlerimden yaş ile kan akıtır İlâhi yaşım dilemezem siline Zira aktıkca gözümden kanlı yaş Hos teselliler gelir ben kuluna Hoş…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âfitâb

Güneş. Tasavvuf şiirinde ilâhî nur, hakikat, sevgilinin yüzü ve varlığı aydınlatan tecelli için kullanılan mecaz.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahfiyâ

veya Ahfiye Gizliler, saklı olanlar. tas. Melamet ehli; Melamiler, kendilerini halktan ayıran herhangi bir özel kıyafet ve nişan kullanmaz. “Allah ahfiyayı sever” (iri 16). Bkz. Arâis-i Hak. Terkedip nam u nişânı, giy melamet hirkasin Bu me…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahit

Ahd. Söz verme, peyman, söz alma, taahhüt etme, üstlenme. tas, a Misak, peyman, emanet, bezm-i ezel'de ve kâlübelâ'da insanların Allah'ı Rab tanıyacakları ve kendilerini onun merbübu (kul) bileceklerine dair verdikleri SÖZ, yaptıkları muahe…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahkâm-ı bâtına

İç dünyaya ve kalbe ilişkin hükümler. Niyet, ihlâs, riya, kibir, tevekkül ve benzeri mânevî-ahlâkî konuların hükümlerini ifade eden klasik bir tabirdir. “Bâtınî fıkıh” diye de anılan bu alan, ibadet ve davranışların yalnız dış biçimini deği…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahvâl

!) Haller, değişmeler, hisler, gelip geçici duygular. tas. Gayb âleminden ve Allah tarafından kulun çabası dışında pak ve temiz kalbe tümüyle ilâhî lütuf sonucu gelen birtakım hususlar, umur ve manalar. Vecd, cezbe, aşk, şevk, sekr, gaybet…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahz-ı feyz

Feyiz almak. Bir mürid veya muhibbin velî ve mürşidin sohbetinden yararlanması; terbiye, edep, irfan ve mârifet kazanması anlamında kullanılır. Ayırım Ahz-ı feyz mânevî yararlanmayı, ahz-ı icâzet ise şeyhten hilâfet ve irşad izni almayı ifa…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akıl

Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akit

Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Alaka

ç. Alaik Bağ, engel, neden. tas. Kulu bağlayıp Hakk’a giden yola girmesini, bu yola girdikten sonra da doğru bir şekilde ilerlemesini engelleyen maddi ve nefsani nedenler, dünyevi bağlar ve her türlü engel. Bu bağların kopanlıp atılmasına k…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âlem

Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser v…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah

Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Amil

(عا مل) Amel eden, iş gören, bildiklerini uygulayan, ibadetleri ve diğer kulluk görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmeye çabalayan. Bildiklerini uygulayana âmil âlim (ameli olan âlim), uygulamayana fasık/facir âlim (günahkâr âlim) denir…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âmme

Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

arîf

[Ar.} Sözlük anlamı “bilen” olan bu söz, İslâm devletlerinde ve toplumlarında sivil veya askerî bir grubun başında bulunan kimseye verilen ad olarak kullanılmıştır. Hz. Muhammed döneminde hem kumandan hem de sosyal işlerden sorumlu kimse ol…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arâis-i Hak

Hakkın gelinleri. tas. Başkalarından kıskandığı için Hakk'ın, kimliklerini halka açıklamadığı ve gizli tuttuğu velileri. Hakk'ın harim-i ilâhî'deki has dostları, özel ilgisine mazhar olan kulları. Gerdek gecesi gelini damattan başkası görme…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arakıye

(4.51 عر Başa giyilen ve ter emmeye yarayan bir serpuş. Basta Mevleviler olmak üzere bazı tarikat şeyhlerinin, halifelerinin ve dervişlerinin başlangıçta tekbirle giydikleri, sonraları törenlerde de kullandıkları, bazen tören dışında da giy…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arbede

Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ars

Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

EE

اا حتت Ashab-ı kurb-i nevafil yolculuk sırasında asa bulundurmak süfilikte bir gelenektir. Hz. Ibrahim ve Hz. Musa'nın asalan vardı. Hz. Peygamber de asa kullanırdı (sa 136, 137, 142). Asaya muin ve müttekâ da denir. Asa o çağlarda hem sila…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asâkir-i Hak

Asâkir-i Rahmânî de denir. Hakk'ın askerleri, Cündü'llah (Allah'ın ordusu) deyimi de bu anlamda kullanılır. 2. Rüzgâr, kuş, yağmur ve zelzele gibi doğal güçler ve varlıklar da Hakk'ın askerleridir (sm), Leşker-i gama iltikâ etmem Asker-i ga…

↗