ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
139 sonuç · toplam 190 · “Dost” · 4/6
01tâgüt
Sözlük anlamı, ber “Sınırı aşmak, çok azgınlık göslar termek, çoğalmak, su taşmak.” dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve Aüah’m kulları için mel çizdiği sınırlardan saptıran, bayrı, züarmca yaratümışlık üstü komde numunda tutulan var…
sahâbî
Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O’nu görmüş, O’nun sohbetinde bulunmuş, örfen O’nunla arkadaş veya yakın dost olabilecek kadar uzun süre yakm olmuş ve Müslüman olarak ölmüş kimseler için kullanılan terim. Bu kimliğe sahip kimseler arasmda…
mecrûh
Hadis biliminde, suçlama veya itr ham sebebiyle eleştiri konusu olan ravî için kullanılan terim. meczûp, -bu (I) a. [< r Ar.cezb] tas. Tasavvuf inancına, göre, henüz sûfîlik yoluna girmemişken birdenbire Allah’ın kendine çektiği, dost edind…
Gavsiye
Şüttâriye tarikatının Şeyh Muhammed m Gavs’a nispet edilen koluna verin len ad. Bu kol genellikle Hindis tan’ın Delhi ve Bengal bölgelerinde yaygınlık göstermiştir. Temel ilke olarak Şeyh Gavs’m müritlerine öğrettiği kurallar < benimsenmiş…
uhuvvet
(oS^O [< Ar. ah] Kardeşlik, dostluk, bağlılık.
Ahbâ
Yakın dostlar ve sırdaşlar. Klasik metinlerde güvenilen, mahrem sözlerin paylaşıldığı kimseler için kullanılan çoğul bir adlandırmadır.
tevellâ
Şiîler ve haricînleler tarafından kullanılan bu tedır. rim, bağlı olduğu lideri sevmek, adeonu seveni sevmek ve ona dost meolmak anlammdadır. Söz konuaysu olan lider ise Hz. Muhammed yoile kızı Fâtıma, damadı Hz. Ali, r’in Hz. Haşan ve Hüse…
ahbâb
G^D [Ar.habîb’in ç. b.] Dostlar, sevilenler, tanıdıklar.
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…
Hâfid
ve a. [< Ar.hafd] “Zalimleri alçaltan, değerini düşüren ve Allah dostlarını yücelten.” anlammdaki bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’a izafe edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de olmamakla beraber “Hâfid” adı Allah’ın…
Mâtüridî mezhebi
Mâtüridî mezhebi a. bk Mâtüridiyye Mâ'ûn suresi a. (^j^ (> U [ Ar. “Sûretü’l- Mâ'ûn” ] Kur’ân-ı Kerîm’in. yüz ye dinci, iniş sırasma göre on ye dinci suresi olup “Tekâsür su resi” (102)nden sonra v “Kâfirûn suresi” (109)nden ön ce Mekke dön…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
esmâ-i şerîfe
Allah’ın kutlu adları. esmâ'ü’l-hüsnâ a. »Lul) Allah’ın güzel adları için kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’in “A’râf suresi” nin 180. ayetinde mealen, “En güzel isimler Allah’ındır. ” ve “Ta ha suresi” nin 8. ayetinde mealen, “En güzel isim…
halîl
“Cana yakın, samimî el (dost) ” anlamında olan bu söz, -ı bazı kelimelerle tamlama biçie minde dinî terimler oluşturmuşe tur. t” r § tam. halîlu’l-lâh a. Gül u Jık) Allah’ın yakın dostu ane” lammda Hz. İbrahim için kullanılan bir ad. Kur’ân…
ıstınâ
Tasavv inancma göre Allah’ın bir ku kendisine yakın görmesini, on dost edinmesi
Yâr-ı bâkî
“Ebedî dost” anlamında Allah için kullanılan tasavvufî ifade. Fâni dostluklarla ilâhî yakınlığın kalıcılığını karşılaştırır.
hulefâ-yı râşidîn
Ömer’in neşesinde şeriat, Hz. üş Osman’ın neşesinde tarikat, r! Hz. Ali’nin neşesinde hakikase ti görme anlamında terim. rıhulefâ-yı râşidîn ç. a. Dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osmı, man, Hz. Ali). Hz. Peygamm ber’den sonra halif…
bir recm
(^J [Ar.] fik. Sözlük anla eya mı, “Taşla öldürmek, taşa tut ormak, lânet etmek, defetmek. onra olan ve İslâm fıkhında zina su da çunu işleyen evli erkek ve ka önce dınlar için uygulanan ceza. leri. biçi recül a. [Ar.] tas. Tasavvu inancma…
mevâli
[Ar. mevlâ’nın ç. b. İslâm dünyasında, Arap olma yan Müslüman halk. Buna kar şm bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Meryem suresi” nin 5. aye tinde “akraba” anlamında “Ahzâb suresi” nin 5. aye 463 mevbikât n” tinde “dostlar” anlamında, i “Nisa sures…
Sû'-İ Zan
Kötü zan. Sû'-i zan etmeyiniz. Sû'-i zan, yanlış karar vermeğe sebeb olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayınız, kusurlarını görmeyiniz, münâkaşa etmeyiniz, haset etmeyiniz, birbirinize düşmanlık etmeyiniz, birbirinizi çekiştirmeyiniz,…
Mücâdele
Karşısındakinin câhilliğini veya haksızlığını ortaya koymak ve kendisinin akıl, fazîlet ve şeref bakımından üstün olduğunu isbât etmek için iki kişinin bir şey üzerinde tartışması. Haksız olduğu hâlde mücâdeleden vazgeçen kimseye Allahü teâ…
Rahmân (er-Rahmân)
"Dünyâda dost olsun düşman olsun, lâyık olsun olmasın, mü'min olsun kâfir olsun bütün yaratıklara rızık ve sayısız nîmetler veren" mânâsında Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyur…
Her Gördüğünü Hızır Bil
Kul her zamanını değerlendirmek zorundadır. Yaşadığı şu hayatın her ânı, bir Kadir Gecesi gibi kıymetlidir. Zira zaman geçti mi, bir daha geri gelmez. Kuss İbn Saide’nin dediği gibi “Kullu âtin fât” (Her gelen gider.) Hızır, bir Allah dostu…
Kelîmullah
"Allahü teâlânın kendisiyle konuştuğu zât" mânâsına Mûsâ aleyhisselâmın lakabı. Muhammed aleyhisselâm, Habîbullah (Allahü teâlânın sevgilisi)dır. İbrâhim aleyhisselâm, Halîlullah (Allahü teâlânın dostu)dır. Mûsâ aleyhisselâm, Kelîmullah'tır…