ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
246 sonuç · toplam 424 · “âsâr” · 2/11
01Çeşm-i terek
Yirnk göz 2. tas. Sâlikin hal, kemal ve yüce mertebesinin kendisi de dahil olmak üzere herkesten saklı tutulması ve bunu Allah'tan başka kimsenin bilmemesi (11s), Çevgân/Çevgen i Jars. (جوكان) veya. 1. Topa vurmakta kullanılan ucu eğri sopa…
Çile-i ma'kusa
Sede) Ters çile. tas. Bir zahidin, baş aşağı gelecek şekilde kendini bir kuyuya asarak çile çıkardığı rivayet edilir (ATE 802, 803); buna Salat-ı maklup da denir. Harut ile Marut'un çâh-ı Babil'de (Babil kuyusunda) bu şekilde çile doldurduk…
Dem
م) >) (ar'da kan)1. Nefes, soluk. 2. Vakit, an, içinde yaşanılan zaman. “Gün bugün, saat bu saat, dem bu dem.” 3. tas. a Rahmani nefes ki, Hakk'ın feyzinden ibarettir (sr). b Tecellinin zuhur ettiği an ki Mevleviler buna “Hü” derler, 1 101…
Dest
Farsça el demektir. Tasavvufî metinlerde kudretin, tasarrufun ve mânevî yardımın sembolü olarak kullanılır; “dest-gîr olmak” bir müride yol göstermek ve elinden tutmak anlamına gelir.
Deyr-i mugan
1. Mecusi keşişlerin ibadethanesi, muğların mabedi, 2, tas. Arif ve 106 | : Dilber “e ———————-.- Nu Dilber evliya meclisi (sr).
Divanegi
يو | نى) 5) Divane, deli mecnun; delilik, cinnet, tas. Âşıkın aşkına mağlup olup kendine hâkim olamaması (ats). Dogal ask Gerek ayni cinsten, gerekse karsi cinsten bir insanı sevmek. Güzelliği ve ondan kaynaklanan aşkı, ilâhî kaynağa bağlam…
Erbain i ar
) Kırk tas. Çile çekmek, nefsi ezmek, bencilliği kırmak için müritlerin kırk gün halvete çekilmeleri; bu Süre içinde zorunlu olmadıkça bir şey yememeleri, konuşmamaları, uyumamalan, sürekli olarak zikir ve tefekkurle meşgul olmaları, Bu Sür…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Faide
Feyz, marifet. Bkz. Fevâit. Fail-i hakiki Gerçek fail, Allah. Bkz. Tevhit. Fakd (453) 1. Kaybolma, yitme, yok olma. 2. tas. Vecd halindeki sâlikin hissini ve duyarlılığını yitirmesi. Buna fakd-i his veya fikdan-1 his adı verilir. Safi fakd…
Feyz-i akdes
فيض | قد س) En kutsal feyz. tas. Önce ilim, sonra ayn mertebesinde şeylerin ve istidatlarının var olmasını gerektiren zat-ı hubbi tecelli (ct; iru 49). Halkın istidadına vâbestedir âsâr-ı feyz Ebr-i nisandan sadef dürdâne, ef'i sim kapar Be…
Hâcib-i Hak
(5> (حاجب Hakk'ın kapıcısı. tas. Hak ile halk arasında aracı olan insan-ı kâmil ve şeyh-i vasıl. Kâmil insan hâcip olması sıfatıyla müridi Hakk'ın huzuruna alır, Hakk'ın naibi olması sıfatıyla da onun mülkünde tasarrufta bulunur (sm). İbn S…
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Heft-endam
هفت | ند | م) Yedi organ: baş, göğüs, karın, iki el, iki bacak. tas, Arif yedi organıyla Allah'ı zikreder (sr). Üzerine secde edilen bedendeki organ sayısı da yedidir.
Istisfa
|) Şefaat istemek, bir isin görülmesi için birinin aracı (vasıta, vesile) olmasını istemek. tas. Tarikat ehlinin yatırlardan ve ermişlerin ruhlarından Allah katında şefâatçi ve aracı olmalarını istemeleri. Hz. Peygamber'in ruhunun Allah kat…
Kahr
Ezmek, mahvetmek, perişan etmek. tas. Hakk'ın yardımıyla nefsi ezmek, arzularını kırmak ve dingizlemek. Bazı veliler kahr, bazıları lütuf sıfatına mazhar olur. Birincisi vahada sahra hayatı; ikincisi sahrada vaha hayatı yaşar. Büyük süfiler…
Kimya-i kanaat
Kanaat kimyası, var olanla yetinmek, olmayana özlem duymamak. “Kanaat tükenmez bir hazinedir”. Kimya-i saadet Mutluluk kimyası. Kötü huylardan uzaklaşarak nefsi temizleme ve Koku — — — düzeltme, faziletler kazanarak nefsi bunlarla sus eme.
Kutbu'irşat
Rehber kutup. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta bulunur. ) 220
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Kutbu'kirşat
Rehber kutup. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta bulunur. pe Ni ome
Lokma
لقمه) Gıda. Süfilere göre ilhama nail olmak için helal lokma şarttır. Helal lokma yemeyen, melekten gelen ilham ile Seytan’dan gelen vesveseyi ayırt edemez (2K 53). Dervişlerin hayat tarzı bir hırka bir lokma esasına dayanır. | Et lokması l…
Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…
Melik
Padişah, şah, sultan. tas. Veli, ermiş. Evliyadan bazıları halktan herhangi biri gibi yaşar, hatta bunlar ömürlerini yoksul kişiler gibi geçirdiklerinden haklarında “Aba altındaki melikler,” denilmiştir. Bkz. Sultan, Şah.
Meşârik-i şems-i hakikat
Hakikat güneşinin doğuş yerleri. 2. tas. Cem ahadiyetinin aynında tam bir fena hali hasıl olmadan önceki zati tecelliler (kı). Meşhet (445) ç. Meşâhit 1. Hakk'ın tecelli ettiği yer, mazhar tecelligâh. b Şehitlerin gömülü oldukları yerler, k…
Mey-i muğane
Papaz şarabı. tas, a Rabbani tecelli, b Kutsi nefesler. ¢ Kâmil mürşit (sr). Mey men'ini eyleyup şiâr ey vaiz Tuttun reh-i ta'n-i aşk-ı yâr ey vâiz Terk-i mey u mahbüb ederiz cennet için Şerh eyle ki cennette ne var ey vâiz Fuzalt