ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
245 sonuç · toplam 390 · “Meve” · 1/11
01Meve
Dalga tas, Mutlak varlığın, kâinatın mertebesinde peyda olan tecellileri, âlem ve adem mutlak vücudun, vahdet denizinin dalgalarıdır. Zehi derya-yi vahdet kim kesilmez hergiz emvacı Bu kesret âlemi ondan doğup nâçâr olur peyda Misti Vücud-i…
Ahilik
Kardeşlik, cömertlik ve yiğitlik. Anadolu’da esnaf ve sanatkâr çevrelerinde gelişen; meslek ahlâkını fütüvvet, dayanışma, hizmet ve tasavvufî terbiye ilkeleriyle birleştiren teşkilât ve yaşayış biçimidir. Ahiliğin tarihî gelişimi yalnız bir…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Ayin-i niyaz
uy 1) Niyaz ayini. Bektaşiler Babaya gelip hayır ve himmet istemek için onun huzurunda yüz ve gözlerini yerlere sürerek yalvarırlar, buna niyaz etme ve niyaz ayini adı verilir (AM 220). 2. Mevlevilikte mukabele ayini bittikten sonra istek ü…
Bahr-ı cüt
>) Cömertlik denizi, tas. a Hakk'ın lütuf ve ihsan denizi. b Tecelli nurları. c Kutsi ve ilâhî tecelliler. d Aşk denizi. e Hakk’a duyulan sonsuz sevgi, ilâhî aşk. f Hakk'ın daimi feyzi. g Allah'ın sonsuz nuru. hBir süfinin Allah'la arasinda…
Cemiyet
Derli toplu, düzenli ve huzurlu olma. Toplantı, demek. Mâsivâdan yüz çevirme ve dikkati yüce Allah’a teveccüh noktasında toplama. Kalbin huzursuz ve perişan (tefrika) halde olmaması, insanın zihnen ve kalben kendisini Hakk’a vermesi. Ham aç…
Dâr
“Zarar veren, zarar veren şeyleri yaratan, zarar verenleri cezalandıran.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimlerı)dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamların karşıtı “nâfi” (hayır ve rahme ve faydalı olmak) kavramlarıyla bi…
Ervah-i mukaddese
( Meleküt âlemindeki mücerret ruhlar. Bu ruhlara kudsiyan, ervah-i kudsiye, ervah-ı dliye, ervah-1 mükerreme ve insani ruhlar gibi isimler de verilir (sr). 2. Bedenlerinden ayrılan ermişlerin ruhlarına da bu isim verilir. Er-zade (¢ 5! + >…
Firaset
Sezmek, hissetmek. tas. Yakin, keşfetme ve gaybı görme. Gaybı bilme, hads. Tabii firaset: Bazı karinelerle bazı hususları bilme. Bu genel firasettir. İlahi lütuf olarak firaset: Allah'ın kalplere verdiği ilhamla bir şeyi bilme.
Fütur
Yarmak, yarık. tas. Belirme ve buna tabi olan hususlar ile halkın Hak'tan seçilir hale gelmesi ve farklılaşması.
Gaybet
Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la haz…
Halife
ç. Hulefa Halef, câ-nişin, naip. tas. a Şeyhin belli bir bölgedeki müritlerine bakma, onları terbiye etme ve kendisiyle onlar arasındaki irtibatu sağlama işiyle görevlendirdiği müridi. b Müritlerin, şeyhin ölümünün ardından onun vasiyetiyle…
Hane-i hammar
Meyhane. tas. Mâsivâdan ilgiyi kesme ve renksiz olma makamı (sr).
Hediye
Karşılıksız sunulan armağan. Tasavvuf ahlâkında sevgi, gönül alma ve kardeşliği pekiştirme vasıtasıdır; hediyenin gösterişe, karşılık beklentisine veya manevî nüfuz sağlamaya dönüştürülmemesi öğütlenir. Bazı nazarî metinlerde nübüvvet ve ve…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
İcâzetnâme
Bir kimseye belirli bir ilmi öğretme, eseri rivayet etme veya tarikatta irşad ve hilâfet görevini yürütme yetkisinin verildiğini gösteren yazılı belge. Tarikat icâzetnâmelerinde yetkiyi veren şeyh, icâzet alan kişi, silsile, izin verilen zi…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
İskât-ı izafat
سقا ط | ضافات) ( Nispet ve izafeleri yok sayma. Fail olarak yalnızca Hakk'ı görme ve her şeyi ona bağlama. tas. Tasavvuf iskât-ı izafatur. Eyle iskât-ı izafat, hüviyet birdir Nazar-ı ehl-i hakikatte hakikat birdir Vahdet esârıdır eşyadaki r…
İslâm
سلا م)!) x. İslamın getirdiği hükümlerin uygulanması ve Hz. Peygamber'e uyulması (11s). Eğilme ve boyun eğme, itaat etme (KR 9). Ezeli hükümleri kabullenme, nefsin ölmesi (EE 297). İslam beden, iman ruhtur. İslami ilimler kabuk (kışr), iman…
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Kimya-i kanaat
Kanaat kimyası, var olanla yetinmek, olmayana özlem duymamak. “Kanaat tükenmez bir hazinedir”. Kimya-i saadet Mutluluk kimyası. Kötü huylardan uzaklaşarak nefsi temizleme ve Koku — — — düzeltme, faziletler kazanarak nefsi bunlarla sus eme.
Kü-yi harabat
Harâbât köyü. 2. tas. Kendinden geçme ve fani olma makamı, küyi meykede (meyhane köyü) ve kü-yi mugân (keşişler köyü) de aynı anlamda kullanılır. Kü-yi yâr Sevgilinin bulunduğu semt. Küfr-i tarikat Şatahat; bütün dinlere ve yetmiş iki buçuk…