Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

180 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Habbetü’l-Kalb

Arapça, kalbin habbesi, tanesi, Habbetü’l-Hadrâ: Yeşil habbe: Habbetü’s-Sevdâ: Siyah habbe.

Tasavvuf ve Tarikat

Habibiyye

Kul, halktan ilgisini keser, Allah’ı kendisine dost edinirse, ondan teklif düşer diyen sahte sûfiler.

Tasavvuf ve Tarikat

Habs-İ Dem

Kan anlamına gelen dem Farsça, habs kelimesi ise Arapça’dır: Nefesi alıp içeride tutmak, ânı, zamanı korumak, bir bakıma durdurmak, hep aynı ânı yaşamak. Nefy-ü İsbât zikrinde, sâlik, bir derin soluk alır, 21 Kelime-i Tevhidi…

Tasavvuf ve Tarikat

Haccaciyye

Ebu’l-Haccâc Yusuf b. Abdurrahmani’l-Kuşeyrî’ye nisbet edilen bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâcegân

Tasavvuf tarihinde 12-15. yüzyıllarda Mâveraünnehir’de ortaya çıkan ve yayılan, ayrıca Orta Asya sûfîliğinin oluşmasmda ve gelişmesinde önemli rol oynayan bir tarikat.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâcegân Tarikatı

Nakşbendiy-ye Tarikatı’nın bir diğer adı. Hâcegân, Farsça’da, “hoca” kelimesinin çoğulu olup “hocalar” manasına gelir, iran kültür çevresinde bilim adamları için bu tabir kullanılır. Bu tasavvuf okulunun liderlerinin, tamamen ilmiyye sınıfına mensub olması münasebetiyle, Hâcegân…

Tasavvuf ve Tarikat

Hacım Sultan Makamı

Bektaşî deyimidir. Meydan’daki makamlardan biridir. Hacım Sultan Makamı’na aynı zamanda, “Meydan Taşı” da denir. Her makamda niyazda bulunulduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Nasib alan tâlib, kılavuzunun delaletiyle bu makamın ne olduğunu şu şekilde…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâciyye

Abdullah Muhammed b. Muhammed el-Hâc (ö. 1336-37) tarafından kurulan bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Haddâdiyye

Şeyh Abdullah b. Alevî el-Haddâd’m kurduğu, Aleviyye tasavvuf okulunun bir kolu.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâdim

ç Huddamı. Hizmetçi, hizmetkâr, hizmet ehli. 2. tas. Sûfî ve derviş olmadığı halde onlara hizmet eden, tekke sakinlerine ve tarikat ehline yardım eden (-94). Hâdimler, Hak taliplerine ve dervişlere götürdükleri hizmetin nafile ibadetlerden dâha…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâdimü’l-Fukarâ

Arapça, fakirlerin veya dervişlerin hizmetkârı demektir. Şeyhler için kullanılan bir unvandır. Akşemseddin’in dediği gibi, Şeyh, Allah’ı kula, kulu Allah’a sevdirme konusunda dervişlere hizmet ettiği, onların dünya ve âhiret mutluluklarına yardımcı olduğu için, bu isimle…

Tasavvuf ve Tarikat

Hads

Arapça, vaki olmak, yok iken var olmak manasınadır. Bazı sufîler, Allah’ın toplumu uyarmak üzere, âlemde bir takım âyetler ortaya çıkardığını, belli kişileri uyarmak için de, kalblerindeki kötü duyguları giderdiğini söylerler.

Tasavvuf ve Tarikat

Hafifiyye

Abdullah b. Muhammed b. Hafif ez-Zabbî eş-Şirâzî (ö. 982)’nin görüşleri esas alınarak, XIV. asırda kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâfiyye

Nakşbendîliğin Çin ve Türkistan’daki adı.

Tasavvuf ve Tarikat

Hak Vere

“Yok” anlamına kullanılan bir tabirdir. Meselâ, “dede paran var mı?” sorusuna “yok” denmez, “Hak vere” denilirdi. Bu tabir aynı zamanda bir dua idi. Dilencilere para vermeyip “Allah versin” ifadesi ile baştan savulması da, bu…

Tasavvuf ve Tarikat

Hakāik-i ilâhiyye

İlâhî hakikatler; Allah’ın isim, sıfat ve tecellilerine ilişkin değişmez gerçeklikler. Tasavvufî kullanımda vahdetin çokluk içindeki görünüşlerini anlamlandıran bir kavramdır.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakâiku’l-Esmâ

Arapça, isimlerin gerçekleri demektir. Zatın ta’ayyünâtıyla, o ta’ayyünât arasındakinisbetler yerinde kullanılan bir tâbirdir. Nisbetler denilen şeyler, bir takım sıfatlardır ki, insanlar o sıfatlarla birbirinden ayrılır.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakâyık-I Bedîhiyye

Apaçık gerçekler anlamına gelen Arapça bir tamlama. Vasıtasız olarak, sevgi ile bilinen gerçekler.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakika

Arapça tamlama. Hakikat güneşinin doğuş yerleri. Ayn-ı ehadiyyeti’l- cem’de, tam fena haline ulaşmadan önceki zatî tecellîlere denir.MEŞÂRİKÜ’L–

Tasavvuf ve Tarikat

Hakikat

Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile…

Tasavvuf ve Tarikat

Hakikat Ehli

Fena fillah’tan sonra, beka billah’a eren sufîler için kullanılan bir deyimdir. Bunlar, irâdelerini, Allah’ın iradelerine bağlamış kişilerdir. Bu sebeple iradelerini terketmişlerdir.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakikat-I Muhammediyye

Mu-hammedî (s) hakikat demektir. Kâşânî’ye göre, ilk belirme (te’ayyün- i evvel) ile beraber zâttan ibaret olup, Esmâ-i Hüsnâ’nm tamamı Hakikat-ı Muhammediyye’dir. Bu hakikate, ism-i A’zam da denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakikatta Ne Senin Ne Benim

Bu söz “yer ve göklerin mirası Allah’ındır, ayeti kerimesindeki vahdeti anlatmak için kullanılır.Bu gülistanda benimçün ne gül ne şebnem var; Bu kudret ü ne tasavvuf ne biş ü ne kem var, Bu çarşuda ne…

Tasavvuf ve Tarikat

Hakikatü’l-Hakika

Arapça, hakikatin hakikati demektir. Bütün hakikatleri kendinde toplayan ehadiyet (birlik) mertebesine denir. Sûfiyye buna, hazret-i cem veya hazret-i vücûd da, der.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakimiyye

Hakîm et-Tirmizî olarak bilinen Ebû Abdullah Muhammed b. Ali (ö. 285/898/)’nin düşüncelerini kabul edenlerce tesis edilmiş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakkıyye

Bayramî tasavvuf okulunun şubelerinden olan Celvetiye’nin bir koludur. Kurucusuna izafeten bu adla anılmıştır. Celvetiye’nin diğer şubeleri şunlardır: Salâhiyye ve Haşimiyye.

Tasavvuf ve Tarikat

Hakku’llah

Arapça, Allah hakkı demektir. Bektaşî tâbiridir. Hasat zamanı, baba veya dede vekillerinin, köylülerden topladığı belli miktardaki bir tür vergiye verilen ad. Ayrıca bir baba veya mürid, yolculuğa çıkacağı zaman, kendisine yapılan yardıma da hakku’llah…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâksâr

Farsça olan bu ifade, yerle bir olmak, toprak gibi olmak anlamlarını ihtiva eder. Allah’a vuslat için sülûka giren, ölmeden önce ölen, gönlünde dünyaya yer vermeyen tekke sakinleri, hankahta bulunanlar ve dervişlere haksâr adı verilir.…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâl-I Siyah

Farsça, ben, siyah ben demektir. Hakiki vahdet noktası ki, gizli olduğu için bu adla anılmıştır. Gayb âlemi. Hakk’ın mutlak gaybı ve bilinemeyen hüviyeti. Günah karanlığı. Ben, bir nokta olup, o da Allah’ın sembolüdür.

Tasavvuf ve Tarikat

Hal’u’l-âdât

Arapça, âdetlerden, alışkanlıklardan sıyrılmak, kurtulmak mânasını ifâde eder. Kulun, tabiat ve âdetlerinin icabettirdiği özellikleri terkederek, Hakk’ın emrine uyup, kulluğu gerçekleştirmesidir.

Tasavvuf ve Tarikat

Halebiyye

Şeyh Ahmed Bedevî Tantavî’nin kurduğu Bedeviyye’nin kollarından biri. Kurucusuna nisbetle bu ad verilmiştir. Bedeviyye’nin diğer şubeleri şunlardır: Şennâviyye, Metbûliyye, Beyyûmiyye, Merzûkiyye, Sutûhiyye, Alevâniyye.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâletiyye

Dede ibrahim Gülşenî’nin kurduğu Gülşenî şubelerinden birinin adıdır. Gülşeniyye’nin diğer bir kolu da, Sezâiyye’dir.

Tasavvuf ve Tarikat

Haleviyye

Necmeddin Kübrâ’nın kurduğu Kübreviyye kollarından biri.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâlidiyye

Evliyânın büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Nakşibendiyye yolunun bir kolu olan Hâlidiyye yolu daha çok Anadolu, Irak ve Sûriye taraflarında yayılmıştır. Hâlidiyye yolunun büyüğü olan Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri; "Bizim büyüklerimizin yolunda…

Tasavvuf ve Tarikat

Halife Dede

Mevlevi tâbiridir. Bir derviş, matbaha yeni çıkınca, halife dede ona yolunu tarif ederdi.

Tasavvuf ve Tarikat

Halife Hücresi

Mevlevî tâbiridir. Konya’daki merkez dergâhta, nevniyâzlarla seyr ü sülûku tâlim ile görevli halifenin, matbah (mutfak) içindeki özel odasına verilen ad.

Tasavvuf ve Tarikat

Halile-Zen

Zil çalan manasına Arapça-Farsça bir terkip. Halîle, avuçtan büyük, iç tarafı biraz çukur olan ve bu çukur yerdeki kayışa el geçirilerek, bir el hafifçe aşağı çekilmek suretiyle, iki el birbirine çarpılıp, tempo tutulan zillere…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâlisiyye

Kadirî tasavvuf okulu kollarından biridir. Kurucusu, Ziyâüddin Abdurrahman Hâlisü’t-Talebânî (1 797-1 858-9)’dir. Kadiriyye usulüne yenilik getiren bu zat, manevî olgunlaşmada zikir olarak, sadece “Allah” ve “La ilahe illallah”‘ı esas alarak, diğer zikirleri bırakmıştır. Babası…

Tasavvuf ve Tarikat

Halk Üflese Sönmez

“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kafirler hoşlanmasalar da mutlaka Allah nurunu tamamlayacaktır” (Tevbe/32). Allah’ın yaktığı nur, inkarcılar ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, ne kadar liflerlerse Liflesinler, sönmeyecektir. Halikın yaktığı mumu, mahlûkun nefesi söndüremez. Bu atasözünde…

Tasavvuf ve Tarikat

Halka-İ Tevhid

Arapça, tevhid halkası demektir. Dergâhlarda, sufilerin zikir töreninde oluşturdukları daireye, tevhid halkası denir. Halka kelimesi “halaka” şeklinde de okunur.Nice inkâr olunur halka-i tevhid-i azîz Âşık ol yerde olur dilber ile hem ağuşSabit

Tasavvuf ve Tarikat

Halka-İ Zikir

Arapça, zikir halkası demektir. Çeşitli zikirleri topluca icra ederlerken, dervişlerin meydana getirdikleri, tek veya içice bir kaç daireden oluşur.el-

Tasavvuf ve Tarikat

Halku’l-Cedîd

Arapça, yeni yaratılış manasınadır. Kaşanî’ye göre bu tabir, Nefesü’r-Rahmân’dan olan varlığın, kendi zâtı ile varolmayan mümkine ulaşmasıdır. Yine Rahman’ın nefesinden olan, varlığın, sürekli biçimde mümkînler üzerine, her ân yeni bir yaratılış meydana getirmek üzere…

Tasavvuf ve Tarikat

Hallâciyye

Hüseyin b. Mansûr el-Hallâc (ö. 922)’m görüşlerini kabul edenlerce, XIII. yüzyılda yapay zincirle kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Halvet-Gâh

Arapça-Farsça bir ifade. Halvet yapılan yer demektir. Halvet-hane tabiriyle aynı anlama gelir. Halvetin uygulandığı küçük dar hücreye halvet-gâh veya halvet-hâne denir.Genc-i halvethanesinde ilm ü irfan münzevî Kûşe-i babında ikbâl ü seadet pâsbân.Nef’î

Tasavvuf ve Tarikat

Halvetiye

Şeyh Ebu Abdullah Siracüddin Ömer b. Şeyh Ekmelüddin Lahcî (ö. 1349 veya 1397) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okuludur. Bu zat, halvet uygulamasına çok önem verirdi. Hatta, herkesten uzak kalmak üzere, içi boş, büyük bir…

Tasavvuf ve Tarikat

Halvetiyye

öz. a. İslâm dünyasmm en yaygın olan ve Şeyh Ebi Abdullah Sıracüddin Ömer el-Halvetî ’ye nipet edilen bir büyük tarikatın adı. İran’ın Geylân bölgesinde 14. yüzyılm ikinci yarısmda oluşum gösteren ve Ömer el-Halvetî’nin Tebriz’e…

Tasavvuf ve Tarikat

Ham Ervah

Farsça-Arapça. Olgun olmayan, çiğ ruhlar demektir. Tasavvuftaki, Allah tefekkürüne sürekli olarak ulaşma, tevhide erme gibi incelikleri ve olgunlukları yakalamış kişilere denir. Halk arasında, kaba, incelikten uzak kişiler için kullanılan bir tâbirdir. Maneviyat yoksulu kişiler,…

Tasavvuf ve Tarikat

Ham Üş An

Farsça, uyuyanlar demektir. Mevlevî tâbiridir. Mevlânâ türbesinin dışında, kıble tarafındaki büyük kabristana verilen ad.

Tasavvuf ve Tarikat

Hamâliyye

Ticaniyye tarikatının bir kolu olarak oluşan ve Şeyh Şerîf Ahmed Hamâhullah (Hamallah) ’a nispet edilen ve Batı Afrika Müslümanları arasmda yayılan bir tarikatın adı. hamâse a- [Ar.] Arap edebiyatmda kahramanlık şiirleri ve bu şiirlerden…

Tasavvuf ve Tarikat

Hamam Mühürü

Mevlevî ıstılahı. Bazı tekkelerde, hamamcıya, para yerine kâğıt verilir, o da, bu kâğıtları tekkeye götürüp, oranın yöneticisinden ücretini alırdı.

Tasavvuf ve Tarikat

Hamama Götürmek

Mevlevi ıstılahıdır. Kırk günlük halveti çıkaran müridin, “Meydancı” tarafından hamama götürülmesi hakkında bu tâbir kullanılır.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâme-İ Ezel

Farsça-Arapça. Ezel diviti, kalemi manasınadır. Allah bu kalemle, kaderleri tesbit etmiş, yazmıştır.

Tasavvuf ve Tarikat

Hammûya

Cüneydiyye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu. Kurucusu, Şeyhu’l-islâm Muhammed b. Hammûya b. Hamevi’l-Cüneydî (ö. 954/1 547)’dir.

Tasavvuf ve Tarikat

Hamse-İ âl-İ âba

Arapça, beş aba ailesi demektir. Âl-i aba maddesinde açıklandığı üzere, Hz. Peygamber (s)’in, abası altına aldığı yakınları ve kendisi için kullanılan bir tâbirdir: Hz. Peygamber (s), Hz. Ali, Hz. Patıma, Hz. Hasan ve Hz.…

Tasavvuf ve Tarikat

Hamûşan Kapısı

Mevlevî tâbiridir. Bir önce zikredilen maddedeki kabristanın kapısına, bu ad verilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Hamza-Nâme

Farsça, name kelimesi, mektup manasına gelir. Hz. Hamza (r)’nın kahramanlığını anlatan, destan tarzında yazılmış hikâyeler.

Tasavvuf ve Tarikat

Hamzaviyye

Bayramîliğin Melamîyye kolundan bir tasavvuf okulu. Kurucusu, Bosnalı Şeyh Hamza Balî (ö. 969/1 561 -2)’dir. ibni Kemal’in fetvasıyla idam edilmiştir.

Tasavvuf ve Tarikat

Han

Farsça, Mesnevî okuyan demektir. Kürsüde Mevlânâ’nın Mesnevîsi’ni açıp, onu okuyup şerhederek vaaz veren kimseye mesnevî-hân denir. Mevlânâ zamanında bu görev yoktu. Zâten müridlerinin çoğu Farsça bilmekteydi. Mevlânâ’nm yerine geçen Hüsameddin Çelebi, muayyen zamanlarda Mesnevî’yi…

Tasavvuf ve Tarikat

Han Bağı

Bektaşî tâbiridir. Hacı Bektaş Dergâhı’ndaki bağlardan birinin adı. Burası başlı başına bir tekke idi. Han Bağı ile Dede Bağında hizmet eden derviş, mihman (misafir) evine gider ve orada destârsız tâc giyerdi. Han bağının son…

Tasavvuf ve Tarikat

Hanefiyye

bk. Hanefî Ebul Hasan Aliyyü’z-Şazelî tarafından oluşturulan “Şazelî” tarikatının bir kolu.

Tasavvuf ve Tarikat

Hangi Bağın Gülüsün

Tasavvuf yolunda gittiği belli olan kişi için, hangi okula mensup olduğunu öğrenmek üzere nazikçe “hangi bağın gülüsünüz?” diye sorulur. Bu şekilde, o kişinin bağlı olduğu tasavvuf okulu veya şeyhinin kimliği anlaşılırdı.

Tasavvuf ve Tarikat

Hansaliyye

Oran ve Fas’da kurulmuş bir tasavvuf okulu. Kurucusu 1702’de vefat etmiştir.

Tasavvuf ve Tarikat

Harabatîliğe Vurmak

Kendini kapıp koyvermek, yeis ve fütur getirmek anlamında kullanılan bir tabirdir. Böylelerine derbeder, harabâtî, bedmest, bekrî, sefil ve perişan da denir.HARAK ve

Tasavvuf ve Tarikat

Harf

Arapça, dönmek, meyletmek anlamına gelen bir kelime. Tasavvufî anlamda, Hakk’ın, kulunu, bazıibarelere muhatap kılmasıdır. Cifr ilmiyle uğraşanlara göre; harfler, nuranî ve zulmanî olarak ikiye ayrılır. Nuranî harflere Hakk’ın harfleri, zulmanî harflere de halkın (yaratıklarının)…

Tasavvuf ve Tarikat

Harfiyye

Ebu’l-Hasan Ali b. Ahmed en-Necîb el-Harafî el-Maraşî (ö. 637/1239-40) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Haririyye

Ali b. Ebi’Hasen b. Mansuri’l-Basrî el-Harirî (ö. 645/1247) tarafından tesis edilmiş bir tasavvuf ekolü.

Tasavvuf ve Tarikat

Harisiyye

Cüneydiyye’nin kolu bir tasavvuf okulu. Ebu’l-Abbas Ahmed b. Yusufu’l-Hârisî (ö. 944/1537) tarafından kurulmuştur.

Tasavvuf ve Tarikat

Harraziyye

Şeyh Ebû Said Ahmed b. isa el-Harrazî el-Bağdadî (ö. 286/899) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Haşimiyye

Celvetîliğin kollarından biri. Kurucusu, Seyyid Mustafa Hâşim (Hâşim Baba) olup, ölümü 1782’dir. Bektaşîlikle de, alâkası olduğu için kendisine “baba” denmiştir.

Tasavvuf ve Tarikat

Hâşimiyye (II)

“Celvetiyye” (bk. bu madde) tarikatının Haşim Baba (öl. 1197 /1783) ya nispet edilen bir kolu. Bu tarikatın özünde zikir ve ayin ön planda gelir. Törene önce “salât-ı efdaliyye” ile başlanır; ardmdan “kelime-i tevhîd” zikrine…

Tasavvuf ve Tarikat

Hata

işlemek, yanılmak gibi manaları olan Arapça bir kelime. Tasavvuf ehli, benliklerini sildikleri için, sürekli tevazulu olmayı, kendilerine şiar edinmişlerdir. Konuşurlarken, herhangi bir kusur dolayısıyla, yahut alçakgönüllülük göstermek üzere, “hata bizden, ata (bağış) sizden; kem…

Tasavvuf ve Tarikat

Hâtimiyye

Şeyh-i Ekber Muhyiddin b. Arabî (ö. 638/1 240)’ye nisbet edilen bir tasavvuf okulu.

72 / 180