KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi…
→Tasavvuf ve TarikatAbâdile
, Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren…
→Tasavvuf ve TarikatAbdalân
Abdallar. Farsça çoğul biçimindeki kelime, tasavvuf literatüründe abdâl adı verilen velîler topluluğunu ifade eder. Abdalân-ı Rûm Anadolu’nun İslâmlaşması ve Osmanlı kuruluş çevresiyle ilişkilendirilen gezgin derviş ve eren zümreleri için kullanılan tarihî ad. Abdâl ve…
→Tasavvuf ve TarikatAbdâlân-ı Rûm
Bkz. Rum erenleri-Rum abdalları
→Tasavvuf ve TarikatAhiyân-ı Rûm
Anadolu ahîleri. Âşıkpaşazâde’nin Osmanlı kuruluş çevresinde saydığı toplumsal-dinî zümrelerden biridir. Şehir esnafı, zanaatkârlar, zaviyeler ve misafir ağırlama hizmetleri çevresinde teşkilatlanan ahîler; meslek ahlâkı, dayanışma ve fütüvvet ilkeleriyle ilişkilendirilir. Ahiyân-ı Rûm, Kalenderiyye’nin bir alt kolu…
→Tasavvuf ve TarikatAhmediye (I)
İslâmî tarikatlerden olup 14. yüzyılda ortaya çıkan ve Ömer el-Halvetî ’ye nipet edilen bir büyük tarikatın kolu için kullanılan ad.
→Tasavvuf ve TarikatAhsen
Çok güzel, daha güzel veya en güzel anlamındaki Arapça kelime. Ahsen-i takvîm , Kur’ân’daki Tîn sûresinin dördüncü âyetinde insanın en güzel ölçü ve kıvamda yaratılışını ifade eden terkiptir. Tasavvufî yorumlarda insanın maddî ve mânevî…
→Tasavvuf ve TarikatAhyar
Ahyer. Hayırlılar, hayr ehli. Hayır sever, herkese faydası ve iyiliği dokunan kimseler. tas. a Üç evliya zümresinden biri. Abdal Şam'da, nüceba Yemen'de, ahyâr Irak'ta bulunur. b Çok ibadet, hayırlı iş ve iyi ahlakla kurtuluşa…
→Tasavvuf ve TarikatAhz-ı feyz
Feyiz almak. Bir mürid veya muhibbin velî ve mürşidin sohbetinden yararlanması; terbiye, edep, irfan ve mârifet kazanması anlamında kullanılır. Ayırım Ahz-ı feyz mânevî yararlanmayı, ahz-ı icâzet ise şeyhten hilâfet ve irşad izni almayı ifade…
→Tasavvuf ve TarikatAhz-ı tarikat
şb i+) Tarikat almak. tas. Tarikate girmek ve bir şeyhe bağlanmak, el almak. 5 7 Âkıl
→Tasavvuf ve TarikatAşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Sevginin dereceleri Klasik kaynaklar sevginin…
→Tasavvuf ve TarikatAvam
#) Halk, ahali. tas. a Safi olmayan. b Mevlevilikte tarikat ehli olmayan. Bektaşiler avam yerine zahir, Aleviler ise zahit derler. Bkz. Havas.
→Tasavvuf ve TarikatAyin
Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve…
→Tasavvuf ve TarikatAyin-i kadim
Eski tarz. 2. tas. Semâ meclislerinde okunan ve bestekârı belli olmayan eski Mevlevi besteleri ve ilahileri. Ayin-i kebir (55 öv 1) 1. Büyük ayin. 2. Mevlevilerin ve Bektaşilerin en fazla önem verdikleri ayinler, semâ…
→Tasavvuf ve TarikatAyn
Göz, öz, kaynak, çeşme, halis, mal, zihnin dışındaki varlık. tas, Bir şeyin Allah'ın ilmindeki sureti.
→