Ara
Menü
ذ

Abdu’l-âhir

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Her şeyin sonunda Allah’ın varlığının devam etmesi, bulunması, O’nun el-Âhir ismini tanımlar. Yaratılanların fânî olmasından sonra, Allahü Ta’âlâ’nm bekâsını ve âhiriyyetini görüp, “Onun üzerine bulunan her şey fânîdir. Celâl ve ikram sahibi olan Rabbinin vechi kalıcıdır” (Rahman/26, 27), âyetini gerçekleştiren (hakikatına eren) kula denir. Bakî olan Allah’ın vechi, onun üzerine doğduğu için, O’nunla bakî kalmıştır. Allah’a kavuşmakla yok olmaktan kurtulmuştur. Velilerin bir kısmı, hatta büyük bir çoğunluğu bu ikisiyle (fena ve beka) muttasıftırlar. el-Âhir ismi Kur’an’da bir yerde geçer.ABDU’L-ALÎM:El-Alîm, hakkıyla bilen demektir. Düşünme ve öğrenme söz konusu olmaksızın, aksine, sırf fıtrî saflık ve kudsî nurun te’yidi ile, Allah’ın kendi katından, keşfe dayalı ilmi verdiği kula, Abdu’l-Alîm denir. Kur’an’da 163 kere geçer.

Sözlüğe dön