KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Nahl Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on altıncı sûresi. Nahl sûresinin son üç âyeti Medîne'de, diğer âyetleri Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz yirmi sekiz âyet-i kerîmedir. Altmış sekizinci âyette bal arısından söz edildiği için, Sûret-ün-Nahl denilmiştir. Sûrede; Allahü…
→Kur’an ve TefsirNahl-i Tûr
Tûr’daki kutsal ağaç. Hz. Mûsâ’nın ilâhî hitaba mazhar olduğu vadi ve ağaç etrafında oluşan tasavvufî-edebî remizdir. Şiirde tecelli, nur ve doğrudan hitabın sembolü olarak kullanılır. Kur’ân’daki Nahl sûresiyle aynı kavram değildir.
→Kur’an ve TefsirNaîm Cenneti
Sekiz Cennet'ten beşincisi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îmân edip de sâlih ameller işleyen kimseleri, onların Rabbi, îmânları sebebiyle kendilerine ağaçları altından ırmaklar akan Naîm Cennetlerine kavuşturan yolu gösterir. (Yûnus sûresi: 9)
→Kur’an ve TefsirNamus
1, Iffet, ırz; kanun, hüküm. tas. Kullarının uymaları ve uygulamaları için Allah tarafından konulan kanun ve hükümler; şeriat (iFH 94, 95; ct). Ashab-ı nevâmis: Din mensupları. Namus-i ekber Peygamberlere ilahi ve şer'i hükümler getiren…
→Kur’an ve TefsirNâs Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz on dördüncü ve son sûresi. Nâs sûresi Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Altı âyet-i kerîmedir. İnsanların Allahü teâlâya sığınmalarını emrettiği için Sûret-ün-Nâs denilmiştir. (İbn-i Abbâs) Allahü teâlâ Nâs sûresinde meâlen buyuruyor…
→Kur’an ve TefsirNasîb
1. Ele geçen, kavuşulan. İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ey Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine…
→Kur’an ve TefsirNasr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz onuncu sûresi. Nasr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimiz, nusret-i ilâhî ile, Allahü teâlânın yardımı ile müjdelendiği için sûreye, Sûret-ün-Nasr denilmiştir. Allahü teâlâ Nasr sûresinde meâlen buyuruyor…
→Kur’an ve TefsirNasrânî
Hristiyan, Hz. Îsâ’ya mensup kimse. Çoğulu nasârâ dır. Okuma notu Madde, Kur’ân’daki Nasr sûresiyle ilgili değildir; önceki OCR aktarımında komşu sûre başlığı metne karışmıştı.
→Kur’an ve TefsirNaşir
Sözlük anlamı, “Yardım etmek, destek vermek, sıkıntıdan kurtarmak.” olan bu söz, Allah’a nispet edildiğinde bu anlamlann bütün incelikleriyle kullanıldığı söz konusudur. Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi iki ayette fiil biçimiyle, on beş ayette de “nasr” biçiminde…
→Kur’an ve TefsirNazar Değmesi
Göz değmesi, bâzı kimselerin gözlerinden çıkan zararlı şuâların, canlı ve cansız bir şeye bakıp beğendikleri zaman bozulmalarına sebeb olması. Nazar değmesi haktır. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce "Mâşâallah" demeli, ondan…
→Kur’an ve TefsirNâzi'ât suresi
Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş dokuzuncu, iniş sırasma göre seksen birinci suresi olup “Nebe' suresi” nden sonra ve “İnfitâr suresi” nden önce suresi olup Mekke döneminde nazil olmuş ve kırk altı âyetten meydana gelmektedir. Adını ük…
→Kur’an ve TefsirNâzil Olmak
Yukardan aşağıya inmek; mukaddes kitabların vahiy yoluyla peygamberlere gönderilmesi. Kur'ân-ı kerîm Kadir gecesinde nâzil olmaya başladı ve tamâmının inmesi yirmi üç sene sürdü. Tevrat, İncîl ve bütün kitablar ve suhuflar (sahîfeler) ise, hepsi birden…
→Kur’an ve TefsirNazm
Kelimeleri inci gibi yanyana dizmek. Kur'ân-ı kerîmin kelimeleri Arabîdir. Fakat bu kelimeleri yanyana nazmeden Allahü teâlâdır. Bu kelimeler insan nazmı değildir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlâ tarafından mübârek kalbine bildirilen şeyleri, Arabça olarak da anlatmış…
→Kur’an ve TefsirNazm-I İlâhî
Allahü taâlâ tarafından yanyana dizilen mübârek sözler, Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîm nazm-ı ilâhîdir, Arabçadır. Bu arabî kelimeler, Allahü teâlâ tarafından nazmedilmiş olarak âyetler hâlinde gelmiştir. (Zerkânî)
→Kur’an ve TefsirNebe' Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş sekizinci sûresi. Nebe' sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet haberlerini ihtivâ ettiği için sûreye bu mânâya gelen Sûret-ün-Nebe' denilmiştir. Amme kelimesi ile başladığı için Amme sûresi de…
→Kur’an ve TefsirNeceş
Satın alma niyeti olmadığı hâlde müşteri kızıştırmak için mala yüksek fiyat vermek. Neceş piyasayı yanıltan ve gerçek alıcıyı zarara uğratan hileli artırmadır. Satıcının düzenlemesi veya tarafların anlaşması durumunda günah ve hukukî sorumluluk ağırlaşır.
→Kur’an ve TefsirNecis
Dinî bakımdan pis sayılan şey. Namazın geçerliliği bakımından beden, elbise ve ibadet yerinin necasetten temizlenmesi gerekir. Necasetin türleri, miktarı ve giderilme yollarında mezhepler arasında ayrıntı farklılıkları vardır.
→Kur’an ve TefsirNecm Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli üçüncü sûresi. Necm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış iki âyet-i kerîmedir. İlk âyetinde geçen ve yıldız mânâsına gelen Necm kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; mîrâc mûcizesi, putların uydurma ilâhlar olduğu,…
→Kur’an ve TefsirNefhat-Ül-Ba's
İsrâfil aleyhisselâmın, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve sûr denilen bir âlete ikinci defâ üflemesiyle bütün canlıların dirilmesi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Kıyâmetin yok edici sûr'undan sonra, ikinci bir sûr üflenir. Bu…
→Kur’an ve TefsirNefs (nefis)
1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın kendisi, kişi, beden. İnsan ben deyince, nefsini göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî) 3. Hakîkat, cevher, asıl, öz.…
→Kur’an ve TefsirNehy
1. Yasak, yasak edilen şey. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Resûlümün getirdiği emirleri alınız, itâat ediniz! Nehy ettiği şeylerden sakınınız! (Haşr sûresi: 7) Dünyâda felâketlerden, âhirette Cehennem azâbından kurtulmak için iki şey…
→Kur’an ve TefsirNemâ
Artma, gelişme ve görünür hâle gelme. Tasavvufî kullanımda ilâhî inayete erişerek mânen gelişmek ve izzet bulmak anlamına gelir.
→Kur’an ve TefsirNemîme
İnsanların arasını bozmak amacıyla birinin sözünü diğerine taşıma; kovuculuk. İslâm ahlâkında güveni zedeleyen ve toplumsal barışı bozan ağır bir kusur sayılır. Tasavvuf terbiyesi dilin korunmasını, başkasının ayıbını yaymamayı ve sözün doğuracağı sonucu gözetmeyi nefis…
→Kur’an ve TefsirNeml Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi yedinci sûresi. Neml sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan üç âyet-i kerîmedir. On sekizinci âyetinde Süleymân aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan bahs (söz) edildiği için sûreye, Neml denilmiştir. Neml karınca demektir.…
→Kur’an ve TefsirNeseb
Soy, şecere. Çocuğu ana ve babaya bağlayan kan bağı. Ekseriya baba yönünden olan yakınlık için kullanılır. Babalar ve yukarıya doğru büyük babalar ile oğullar ve aşağıya doğruoğullar arasındaki alâkaya amûdî yakınlık; erkek kardeşler ile…
→Kur’an ve TefsirNısf
Yarım, yarı. İslâm mîrâs hukûkunda eshâb-ı ferâiz adı verilen yâni Kur'ân-ı kerîmde payları bildirilenlerden bâzı kimselere verilen yarım hisse. Meyyitin (ölen kişinin) oğlu yok ise, kızı mîrâsın nısfını alır. (M. Mevkûfâtî)
→Kur’an ve TefsirNikâh
1, Birleşme, çiftleşme, evlenme, 2. tas. Sevgiyle yöneliş (teveccüh- i hubbi) (x1). Filozoflara göre âbâ-i ulviye ile ummehat-1 süfliye'nin izdivaç etmesin- den madde âlemi (mevdlid-i selâse) meydana gelmiştir. Ibn Arabi'ye göre bütün zerrelere sirayet…
→Kur’an ve TefsirNûh Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Peygamberlerin büyükleri olan ve kendilerine Ülü'l-azm denilen altı peygamberin ikincisi. İdrîs aleyhisselâmdan sonra peygamber olarak gönderildi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak biz Nûh'u (aleyhisselâm) kavmine resûl…
→Kur’an ve TefsirNûh Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş birinci sûresi. Nûh sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi sekiz âyet-i kerîmedir. Nûh aleyhisselâmın, peygamber olarak gönderilişi ve mücâdeleleri anlatıldığından sûreye, Sûret-ün-Nûhdenilmiştir. Sûrede; Nûh aleyhisselâmın peygamber gönderilmesi, kavmini îmâna dâveti, onların…
→Kur’an ve TefsirNun
N harfi, tas. a Kün (ol) emrindeki ikinci harf, b Özet bilgi (ilm-i icmâli). Hazret-i ahadiyetteki özet bilgiye nun, hazret-i tafsile kalem denir. Hokkadaki mürekkep özet bilgiyi, kalem ise ona göre daha ayrıntılı olan…
→Kur’an ve TefsirNûrânî
Nûrlu, ışıklı, parlak, münevver. Alev iki kısımdır. Biri zulmânî (karanlık) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmıştır. İnsanlar toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ bu maddeleri, organik ve organize hâle, et…
→Kur’an ve TefsirNübüvvet Yolu
Tasavvufta insanları Allahü teâlânın sevgisine, rızâsına kavuşturan iki yoldan birincisi ve en üstünü. Velî bir zâtın sohbetinde yetiştikten sonra arada sebeb ve vâsıta olmadan feyzin, kalb bilgilerinin asıl'dan yâni Resûlullah efendimizden alındığı yol. Allahü…
→