HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Üftâde Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi Bu zat Talib-i lrşadi'nin müteşerri' bir halifesidir. Kilitbahir'deki dergahta otuz kırk seneden beri inziva! hayat içinde idi. Ehl-i süluk bir zat olup hulefa vü müridanı vardır. Kilitbahir'deki dergahın bfüs-i ihyasıdır. Bu dergah gayet dil-nişin bir tarzda Mevlevihaneler gibi inşa olunmuş idi. Harb-i umumide iki düşman güllesi isabet ederek tahrib etmiştir. Elyevm Meydan Odası'nda Cuma ve Pazartesi geceleri tehlil ü tevhid ile iştigal ve ayin-i tarikat olunur imiş.
244. " . . . . Allah, zalimler topluluğunu hid:'.lyete erdirmez." 6. En'am silresi, 1 44. ( H )
Hazret· i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşakı 497
Hüseyin Hüsni Efendi 'nin tarlh-i veladeti 1 276/( 1859)'dır. Pederleri Katip Musa Efendi olup, tarlkat-ı aliyye-yi Rufiiiyye'dendir. Tarik-ı Uşşaki'ye intisabları Talib-i İrşadi'yedir. 1 287/( 1 870) senesindedir. Hilafet tarihi 1 295/( 1 878)'tir. Validelerinin ismi Hafize Hanım'dır. Tarik-ı Uşşak! ınüntesibelerindendir. Biraderi Hafız Şeyh Nı1ri Efendi dahi hulefa-yı Uşşakıyye'den olup Hüseyin Hüsni Efendi'den onbir yaş büyüktür. Cemaziye'l-evvel 1 34.3/(Aralık 1 925 )'re Kilitbahir'de irtihal eylemiş ve dergaha defn olunmuştur. Hüseyin Hüsnü Efendi hayli halife yetiştirmiştir ki Edirne, İ stanbul, Kal'a-i Sultaniye (Çanakkale), Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu'da neşr-i tarikata me'murdurlar.
Kilitbahir'de bir inzivâ hayatı
Sefîne, Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'yi Tâlib-i İrşâdî'nin müteşerri' bir halifesi olarak takdim eder. Tarîk-ı Uşşâkī'ye intisabı Tâlib-i İrşâdî'ye ve 1287/(1870) senesindedir. Pederleri, tarîkat-ı aliyye-i Rufâiyye'den Kâtip Mûsâ Efendi'dir; birâderi Hâfız Şeyh Nûri Efendi de hulefâ-yı Uşşâkıyye'den olup kendisinden on bir yaş büyüktür.
Vassâf'ın kendi devrine ait gözlemine göre Kilitbahir'deki dergâhta otuz kırk seneden beri inzivâî bir hayat içindedir. Cemâziye'l-evvel 1343/(Aralık 1925) tarihinde burada irtihâl etmiş ve dergâha defnedilmiştir.
Halifeleri ve Vassâf'ın hükmü
İnzivâ hayatına rağmen tesir alanı geniştir. Sefîne, hayli halife yetiştirdiğini ve bunların Edirne, İstanbul, Kal'a-i Sultâniye (Çanakkale), Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu'da neşr-i tarîkata memur olduklarını kaydeder. Böylece Trakya'dan Ege sahiline uzanan bir hat kurulmuştur.
Aynı sayfalarda Vassâf, Uşşâkıyye'nin bir şubesinde “Baba” tabirinin kullanılmasını ve Bektaşî neş'esinin galebe etmesini sert biçimde eleştirir; âdâb-ı şeriattan ve tarîkatın usul ile fürûundan uzaklaşıldığını söyler. Ancak hükmünü mutlak bırakmaz: birkaç ismi bu tablonun dışında tutar ve bunların başında Üftâde Hüseyin Hüsnü ile Tevfik Efendileri sayar.