Ara
Menü

Üftâde Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi

Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi, Tâlib-i İrşâdî’den hilâfet almış; Kilitbahir Dergâhı’nı ihya ederek Çanakkale ve çevresinde halifeler yetiştirmiştir.

Doğum
1859
Vefat
1925
Unvan
Kilitbahir Dergâhı’nı ihya eden Uşşâkî şeyhi

Hayatı ve irşad çevresi

Üftâde Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi Bu zat Talib-i lrşadi'nin müteşerri' bir halifesidir. Kilitbahir'deki dergahta otuz kırk seneden beri inziva! hayat içinde idi. Ehl-i süluk bir zat olup hulefa vü müridanı vardır. Kilitbahir'deki dergahın bfüs-i ihyasıdır. Bu dergah gayet dil-nişin bir tarzda Mevlevihaneler gibi inşa olunmuş idi. Harb-i umumide iki düşman güllesi isabet ederek tahrib etmiştir. Elyevm Meydan Odası'nda Cuma ve Pazartesi geceleri tehlil ü tevhid ile iştigal ve ayin-i tarikat olunur imiş.

244. " . . . . Allah, zalimler topluluğunu hid:'.lyete erdirmez." 6. En'am silresi, 1 44. ( H )

Hazret· i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşakı 497

Hüseyin Hüsni Efendi 'nin tarlh-i veladeti 1 276/( 1859)'dır. Pederleri Katip Musa Efendi olup, tarlkat-ı aliyye-yi Rufiiiyye'dendir. Tarik-ı Uşşaki'ye intisabları Talib-i İrşadi'yedir. 1 287/( 1 870) senesindedir. Hilafet tarihi 1 295/( 1 878)'tir. Validelerinin ismi Hafize Hanım'dır. Tarik-ı Uşşak! ınüntesibelerindendir. Biraderi Hafız Şeyh Nı1ri Efendi dahi hulefa-yı Uşşakıyye'den olup Hüseyin Hüsni Efendi'den onbir yaş büyüktür. Cemaziye'l-evvel 1 34.3/(Aralık 1 925 )'re Kilitbahir'de irtihal eylemiş ve dergaha defn olunmuştur. Hüseyin Hüsnü Efendi hayli halife yetiştirmiştir ki Edirne, İ stanbul, Kal'a-i Sultaniye (Çanakkale), Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu'da neşr-i tarikata me'murdurlar.

Kilitbahir'de bir inzivâ hayatı

Sefîne, Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'yi Tâlib-i İrşâdî'nin müteşerri' bir halifesi olarak takdim eder. Tarîk-ı Uşşâkī'ye intisabı Tâlib-i İrşâdî'ye ve 1287/(1870) senesindedir. Pederleri, tarîkat-ı aliyye-i Rufâiyye'den Kâtip Mûsâ Efendi'dir; birâderi Hâfız Şeyh Nûri Efendi de hulefâ-yı Uşşâkıyye'den olup kendisinden on bir yaş büyüktür.

Vassâf'ın kendi devrine ait gözlemine göre Kilitbahir'deki dergâhta otuz kırk seneden beri inzivâî bir hayat içindedir. Cemâziye'l-evvel 1343/(Aralık 1925) tarihinde burada irtihâl etmiş ve dergâha defnedilmiştir.

Halifeleri ve Vassâf'ın hükmü

İnzivâ hayatına rağmen tesir alanı geniştir. Sefîne, hayli halife yetiştirdiğini ve bunların Edirne, İstanbul, Kal'a-i Sultâniye (Çanakkale), Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu'da neşr-i tarîkata memur olduklarını kaydeder. Böylece Trakya'dan Ege sahiline uzanan bir hat kurulmuştur.

Aynı sayfalarda Vassâf, Uşşâkıyye'nin bir şubesinde “Baba” tabirinin kullanılmasını ve Bektaşî neş'esinin galebe etmesini sert biçimde eleştirir; âdâb-ı şeriattan ve tarîkatın usul ile fürûundan uzaklaşıldığını söyler. Ancak hükmünü mutlak bırakmaz: birkaç ismi bu tablonun dışında tutar ve bunların başında Üftâde Hüseyin Hüsnü ile Tevfik Efendileri sayar.

COĞRAFÎ HAFIZAKilitbahir DergâhıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Baba ta'biri, tarik-ı Bektaşi'de müsta'mel ve müteamil olduğundan Bektaşilik'le zerre kadar alaka ve münasebeti olmayan ve ta­ mamen ve esasen meslek-i Muhammedi'ye tebeiyyetten ibaret bulunan tarik-ı feyz-i refik-ı Uşşaki'de bu gibi ihtiraat-ı lafziyye mevki' -i kabul bulamaz. Esasen içlerinde bir kaçı mesela Üftade Hüseyin Hüsni ve Tevfik Efendiler müs­ tesna olmak üzere umumunda Bektaşilik neş'esi galebe etmiş, adab-ı şeriattan usul ve furu'-ı tarikattan tecerrüd edilerek erbab-ı hakikatın nazar-ı istikrahına uğramış­ lardır. 253. sahifede uzun uzadıya ızhar-ı asar-ı teessür eylediğim dakayıkın zamanı­ mızda hudusuna bunlar sebebtir. Cahidiler ve Muslihiler'de zuhı1ra gelen bid'ader, rezaletler nasıl ki o şu'belerin inkırazına sebeb olmuş ise Hz. lrşadi'den sonra yine o şu'belerin mesleğini uyandırmaya çalışan ve hakikatta Bektaşi olup

Metni gösterMetni daralt

Baba ta'biri, tarik-ı Bektaşi'de müsta'mel ve müteamil olduğundan Bektaşilik'le zerre kadar alaka ve münasebeti olmayan ve ta­ mamen ve esasen meslek-i Muhammedi'ye tebeiyyetten ibaret bulunan tarik-ı feyz-i refik-ı Uşşaki'de bu gibi ihtiraat-ı lafziyye mevki' -i kabul bulamaz. Esasen içlerinde bir kaçı mesela Üftade Hüseyin Hüsni ve Tevfik Efendiler müs­ tesna olmak üzere umumunda Bektaşilik neş'esi galebe etmiş, adab-ı şeriattan usul ve furu'-ı tarikattan tecerrüd edilerek erbab-ı hakikatın nazar-ı istikrahına uğramış­ lardır. 253. sahifede uzun uzadıya ızhar-ı asar-ı teessür eylediğim dakayıkın zamanı­ mızda hudusuna bunlar sebebtir. Cahidiler ve Muslihiler'de zuhı1ra gelen bid'ader, rezaletler nasıl ki o şu'belerin inkırazına sebeb olmuş ise Hz. lrşadi'den sonra yine o şu'belerin mesleğini uyandırmaya çalışan ve hakikatta Bektaşi olup

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Tâlib-i İrşâdî'ye 1287/(1870) intisabı

Tarîk-ı Uşşâkī'ye intisabı 1287/(1870) senesinde Tâlib-i İrşâdî'ye olmuş; Sefîne onu bu şeyhin “müteşerri' halifesi” diye tanıtır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'yi doğrudan Tâlib-i İrşâdî'nin müteşerri' bir halifesi olarak takdim eder. Tarîk-ı Uşşâkī'ye intisabının Tâlib-i İrşâdî'ye olduğu ve bunun 1287/(1870) senesinde gerçekleştiği açıkça kaydedilir.

“Müteşerri'” sıfatı burada tesadüfî bir övgü değildir: Vassâf aynı sayfalarda Uşşâkıyye'nin bir şubesinde şeriat edebinin gevşediğinden şikâyet eder ve Hüseyin Hüsnü Efendi'yi bu tablonun dışında tutar.

Çerçeve. Bir halifenin adının yanına konulan “müteşerri'” kaydı, XIX. yüzyıl sonu tekke yazınında bir aidiyet beyanıdır; şeyhin yalnız silsileden değil, usul ve edepten de aldığını söyler. İntisap yılının rakamla verilmesi bu kaydı gelenek anlatısından ayırır ve tarihî katmana yerleştirir; hilâfetin hangi tarihte verildiği ise metinde ayrıca belirtilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Vassâf'ın “Baba” tenkidinde istisna tutulması

Vassâf, Uşşâkıyye'nin bir şubesinde yaygınlaşan Bektaşî neş'esini ve “Baba” tabirini sert biçimde eleştirirken Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'yi bu hükmün dışında tutar.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'nin bu bölümünde Vassâf açık bir tenkitte bulunur: “Baba” tabiri tarîk-ı Bektaşî'de kullanılan bir unvandır; Bektaşîlikle zerre kadar alâkası olmayan ve esasen meslek-i Muhammedî'ye tâbi bulunan tarîk-ı Uşşâkī'de böyle lafzî ihtirâlar kabul görmez. Devamında, bu çevredekilerin umumunda Bektaşî neş'esinin galebe ettiğini, âdâb-ı şeriattan ve tarîkatın usul ile fürûundan uzaklaşıldığını söyler.

Ancak hükmü mutlak bırakmaz. Birkaç ismi bu tablonun dışında tutar ve bunlar arasında Üftâde Hüseyin Hüsnü ile Tevfik Efendileri sayar. Böylece Hüseyin Hüsnü Efendi'nin adı, kaynakta bir tenkidin istisnası olarak geçer.

Çerçeve. Sefîne yalnız bir menâkıb derlemesi değil, aynı zamanda müellifinin kendi devrindeki tekke hayatına dair hükümlerini de taşıyan bir metindir; Vassâf burada bir kolun bozulduğunu söylerken kimleri müstesnâ tuttuğunu da kaydeder. Bu kayıt, kişinin şahsiyetine dair en açık çağdaş değerlendirmedir; ancak bir gözlemcinin hükmüdür, kurumsal bir belge değildir. Tenkidin muhatabı olan şubenin adı bu pasajda net okunmamaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Kilitbahir dergâhında otuz kırk yıllık inzivâ

Kilitbahir'deki dergâhta otuz kırk seneden beri inzivâî bir hayat sürdüğü kaydedilir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'nin kaydına göre Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi, Kilitbahir'deki dergâhta otuz kırk seneden beri inzivâî bir hayat içindedir. Vassâf'ın kendi zamanına ait bu gözlem, onun hayatının ağırlık merkezinin İstanbul değil Boğaz'ın Rumeli yakasındaki bu küçük kasaba olduğunu gösterir.

Aynı dergâh, ömrünün sonunda medfeni de olacaktır; Cemâziyelevvel 1343'te Kilitbahir'de vefat etmiş ve dergâha defnedilmiştir.

Çerçeve. İnzivâ, tekke geleneğinde irşadın terk edilmesi anlamına gelmez; nitekim aynı yıllarda sekiz ayrı beldeye halife göndermiştir. Merkezden uzak bir kasabada oturup geniş bir çevreye şeyhlik etmek, XIX. yüzyıl sonu taşra tekkelerinin tipik çalışma biçimidir. “Otuz kırk sene” ifadesi kaynağın kendi yuvarlak tahminidir; kesin bir başlangıç yılı verilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Pederi Kâtip Mûsâ Efendi ve birâderi Hâfız Şeyh Nûri Efendi

Babası Rufâî yolundan Kâtip Mûsâ Efendi'dir; kendisinden on bir yaş büyük olan ağabeyi Hâfız Şeyh Nûri Efendi de Uşşâkī hulefâsındandır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'nin ailesine dair iki kayıt verir. Pederleri Kâtip Mûsâ Efendi'dir ve tarîkat-ı aliyye-i Rufâiyye'dendir. Birâderi Hâfız Şeyh Nûri Efendi de hulefâ-yı Uşşâkıyye'den olup kendisinden on bir yaş büyüktür.

Böylece tek bir evde iki tarîkat nisbeti bir arada bulunur: baba Rufâî, iki oğul Uşşâkī. Kardeşlerin ikisinin de aynı yoldan hilâfet taşıması, ailenin tekke muhitindeki yerinin tesadüfî olmadığını gösterir.

Çerçeve. Osmanlı tekke hayatında tarîkat nisbeti çoğu zaman babadan oğula geçmez; evlâtlar başka bir yolda karar kılabilir ve bu bir kopuş sayılmaz. Buradaki kayıt, aynı ailede iki yolun yan yana yürüyebildiğini gösteren somut bir örnektir. Baba ve kardeşin adları ile yaş farkı doğrudan kaydedilmiş bilgilerdir; kardeşin vefat tarihi ve nerede hizmet ettiği metinde yer almaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Sekiz beldeye uzanan halife ağı

Yetiştirdiği halifeler Edirne, İstanbul, Çanakkale, Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu'da neşr-i tarîkatla görevlendirilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Hüseyin Hüsnü Efendi'nin hayli halife yetiştirdiğini kaydeder ve bunların görev yerlerini tek tek sayar: Edirne, İstanbul, Kal'a-i Sultâniye (Çanakkale), Bayramiç, Edremit, İzmir, Dimetoka ve Gelibolu. Bu beldelerde neşr-i tarîkata memurdurlar.

Liste, Kilitbahir'de inzivâda yaşayan bir şeyhin tesir alanının hiç de dar olmadığını gösterir: Trakya'dan (Edirne, Dimetoka, Gelibolu) Çanakkale ve çevresine (Kal'a-i Sultâniye, Bayramiç), oradan Edremit ve İzmir'e uzanan bir hat kurulmuştur.

Çerçeve. Halifelerin “memur” kelimesiyle anılması, tekke terminolojisinde bir görevlendirme fikrini taşır: hilâfet bir rütbe değil, belirli bir beldede yolu neşretme vazifesidir. Sayılan yerlerin Boğaz'ın iki yakasını ve Ege sahilini kapsaması, Kilitbahir'in bir geçiş noktası olarak taşıdığı coğrafî avantajla da açıklanabilir. Belde adları doğrudan kaydedilmiştir; halifelerin adları bu pasajda verilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Cemâziyelevvel 1343 vefatı ve dergâha defni

Cemâziyelevvel 1343/(Aralık 1925) Kilitbahir'de vefat etmiş ve hizmet ettiği dergâha defnedilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Üftâde Hüseyin Hüsnü Efendi'nin Cemâziye'l-evvel 1343/(Aralık 1925) tarihinde Kilitbahir'de irtihâl ettiğini ve dergâha defnedildiğini kaydeder. Ömrünün büyük kısmını geçirdiği mekân, aynı zamanda medfeni olmuştur.

Vefat yılı, tekkelerin kapatılmasıyla aynı döneme rastlar; kaynak bu bağlantıya değinmez, yalnız tarihi ve defin yerini kaydeder.

Çerçeve. Şeyhin hizmet ettiği dergâha defnedilmesi, o mekânın bir ibadet yerinden bir ziyaret yerine dönüşmesinin başlangıcıdır; Kilitbahir gibi küçük bir yerleşimde bu, dergâhın hâfızasını taşıyan tek işaret hâline gelebilir. Tarih doğrudan kaydedilmiştir; ancak hicrî Cemâziyelevvel 1343 ile metinde parantez içinde verilen “Aralık 1925” karşılığı arasında bir yıllık bir kayma bulunduğu, kişinin vefat yılı kesinleştirilirken göz önünde tutulmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Üftâde Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →