HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Şahcihanâbâd'da doğumu
Şah Kelîmullah b. Nûrullah b. Ahmed Sıddîkī, 1060/1650 yılında Şahcihanâbâd'da, bugünkü Delhi'de doğdu. Hucend kökenli ailesi inşaat ve hat sanatıyla tanınıyordu. Dedesi ve babası Delhi'deki Lâl Kale ile Cuma Camii'nin inşasına katkıda bulunmuş; caminin duvarlarındaki esmâ-i hüsnâ ve âyet yazıları babası Nûrullah tarafından hazırlanmıştı.
Tahsili ve tarikat intisapları
İlk eğitimini, Şah Veliyyullah ed-Dihlevî'nin amcası Ebü'r-Rızâ Muhammed'in de aralarında bulunduğu hocalardan aldı. Hac için gittiği Mekke'de uzun süre kaldı. Burada Yahyâ b. Mahmûd el-Gucerâtî vasıtasıyla Çiştiyye'ye intisap etti. Mîr Muhterem ve Şeyh Muhammed Gıyâs aracılığıyla Nakşibendiyye ve Kādiriyye'den de feyiz ve icâzet aldı. Bununla birlikte tarihî tesiri ve halife ağı esas olarak Çiştiyye içinde gelişti.
Delhi'deki medrese ve hankah
Delhi'ye dönünce Lâl Kale ile Cuma Camii arasındaki Hanımpazarı mevkiinde bulunan bir camiye yerleşti ve burada kurduğu medresede dinî ilimler okuttu. Kaynaklar Evrengzîb'in aynı yerde onun için bir hankah yaptırdığını, Bâbürlü hükümdarı I. Bahadır Şah'ın da henüz şehzadeyken ders halkasına katıldığını aktarır. Kelîmullah, yöneticilerin bağışlarına bağımlı olmamayı tercih etti; Ferruhsiyer'in yardım teklifini kabul etmediği kaydedilir.
İrşad anlayışı
Müridlerine siyasî iktidar çevrelerinden uzak durmayı öğütledi. Semâdan şahsen hoşlanmakla birlikte onu herkes için tavsiye etmedi; şeriat ölçülerinden uzaklaştığını düşündüğü sûfîleri mektuplarında eleştirdi. Çiştî geleneğini ilk şeyhlerin esaslarına göre düzenlemeye, fıkıh âlimleriyle sûfîler arasındaki gerilimi azaltmaya ve Müslüman toplum içindeki birliği korumaya çalıştı. Vahdet-i vücûd tartışmasının kutuplaştırıcı biçimde yürütülmesini uygun görmedi.
Toplumla ilişki ve dinî çoğulluk
Kelîmullah, kalplerin dostluk ve iyi muameleyle kazanılabileceğini düşünerek müridlerini gayrimüslimlerle toplumsal ilişki kurmaya teşvik etti. Bu yaklaşım, onun Delhi'nin çok dinli şehir hayatında uzletle toplum hizmetini dengeleyen irşad anlayışının bir parçasıdır; inanç farklarını ortadan kaldıran bir dinî eşitleme şeklinde yorumlanmamalıdır.
Halifeleri ve yayılma sahası
En tanınmış talebesi ve başhalifesi Nizâmeddin Evrengâbâdî'dir. Halifelerinin çalışmalarıyla Pencap, Dekken, Serhad ve Uttar Pradeş'te çok sayıda Çiştî hankahı kuruldu veya canlandı. Özellikle Nizâmeddin Evrengâbâdî üzerinden Dekken'de gelişen irşad hattı, Kelîmullah'ı geç Bâbürlü döneminin en etkili Çiştî şeyhlerinden biri hâline getirdi.
Eserleri
Çoğu Farsça yirmiden fazla eser kaleme aldığı belirtilir. Arapça Sevâü's-sebîl tasavvuf meselelerini ele alır. İrşâdât-ı Kelîmî, Nizâmeddin Evrengâbâdî'ye yazdığı mektupları; Mektûbât ise farklı müridlerine gönderdiği 132 mektubu ihtiva eder. Keşkül çeşitli tasavvuf konularını, ona zeyil mahiyetindeki Murakkaʿ Çiştî evrâdını, Tilke aşere kâmile ise itikâf sırasında ele aldığı on tasavvufî meseleyi işler.
Vefatı ve türbesi
Ölüm yılı kaynaklarda 1727 ile 1730 arasında değişmekle birlikte 1142/1729 genel kabul görür. Delhi'deki hankahının hazîresine defnedildi. 1857 Hint ayaklanmasından sonra İngilizler hankah çevresindeki yapıları yıktı, fakat mezarı korundu. Daha sonra birkaç kez onarılan türbesi, ölüm yıl dönümlerinde ziyaret ve anma merkezi olmayı sürdürdü.
Ailesi ve Delhi'nin mimari mirası
Aslen Hucendli olan ataları inşaat ustalığı ile tanınmışlardı. Dedesi ve babası, Delhi'nin Lâl Kale ile Cuma Camii'nin yapımında önemli katkılarda bulunmuşlardır; caminin duvarlarını süsleyen esmâ-i hüsnâ ve âyetler babası Nûrullah tarafından yazılmıştır. Bir başka kayıtta aile daha genel bir ifadeyle Agra'daki Tac Mahal ile Delhi'deki Cami-Mescid'i inşa eden ünlü mimarlar ailesi olarak tanıtılır.
İlk eğitimini, aralarında Şah Veliyyullah ed-Dihlevî'nin amcası Ebü'r-Rızâ Muhammed'in de bulunduğu hocalardan almıştır. Hayatının ilerleyen yıllarında yerleştiği Hanımpazarı mevkiinin, atalarının emek verdiği bu iki âbide arasında bulunması dikkat çekicidir.