Ara
Menü

Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin)

Nûreddin Cerrâhî (İstanbul – 9 Zilhicce 1133/1 Ekim 1721); Halvetiyye-Ramazâniyye'nin Cerrâhiyye kolunun pîri . Mısır kadılığına giderken vedalaşmak için uğradığı tekkede intisap edip vazifeden vazgeçmiş; Karagümrük'te adına kurulan âsitânede on sekiz yıl irşad etmiştir.

Vefat
1721
Unvan
Cerrâhiyye'nin pîri ve Karagümrük Âsitânesi'nin kurucusu
Temalar
Halvet, zikir, evrâd, irşad, Karagümrük Âsitânesi

Cerrahpaşa'da bir konak

İstanbul'da Cerrahpaşa Camii'nin karşısındaki Yağcızâde Konağı'nda dünyaya geldi. Doğum tarihi 1071 (1660-61) veya 1083 (1672) olarak kaydedilmektedir. Babası, IV. Mehmed döneminde sarayda mîrâhurluk görevinde bulunan Abdullah Ağa'dır.

Nûreddin Cerrâhî öğrenimine Cerrahpaşa Sıbyan Mektebi'nde başladı, ayrıca hocası Yûsuf Efendi'den hüsn-i hat dersleri aldı. Süleymaniye Medresesi'ndeki tahsili esnasında daha sonra şeyhülislâm olan Yenişehirli Abdullah Efendi'nin öğrencisi oldu. Bu yıllarda tanıştığı şair Nâbî'den edebî konularda istifade etti.

Kahire'ye gitmeyen kadı

1101 (1689) veya 1108 (1696) yılında Mısır (Kahire) mevleviyetine tayin edildi.

Devlet ricâlinden olan dayısı Hacı Hüseyin Efendi'ye veda ziyareti için Üsküdar Toygartepe'deki konağına gittiğinde dayısı onu konağın karşısındaki Selâmi Ali Efendi Tekkesi'ne götürdü. Tekkenin postnişini, Köstendil'de bir süre müftülük yapmış olan Halvetî-Ramazânî şeyhi Köstendilli Ali Alâeddin Efendi idi.

İcra edilen âyin sırasında vecde gelen Nûreddin, şeyh efendinin gösterdiği sıcak ilgiden de etkilenerek hemen orada kendisine intisap etti ve Kahire'ye gitmekten vazgeçti.

Yedi yıllık sülûk

Yedi sene boyunca, ikamet ettiği Cerrahpaşa'dan Üsküdar'a geçip şeyhinin tekkesine devam eden ve zaman zaman onun izniyle halvete giren Nûreddin Cerrâhî 1115 (1703) yılı başlarında halife tayin edildi.

Şeyh Köstendilli daha sonra, müezzin İsmâil Efendi adlı birinin kendisi için Karagümrük'te Canfedâ Hatun Camii'nin sağ tarafında bir halvethâne yaptırdığını söyleyerek Süleyman Veliyyüddin ve Mehmed Hüsâmeddin adlı müridleriyle birlikte oraya gitmesini ve onların terbiyesiyle ilgilenmesini istedi.

Âsitânenin kuruluşu

Dârüssaâde Ağası Hacı Beşir Ağa ve III. Ahmed'in gördüğü rüyalar üzerine III. Ahmed'in emriyle Canfedâ Hatun Camii'nin yanındaki konak satın alınıp yıktırıldı ve arsası üzerine Nûreddin Cerrâhî adına bir tekke inşa edildi.

6 Receb 1115 (15 Kasım 1703) tarihinde törenle açılan tekkede on sekiz yıl irşad faaliyetinde bulunan Nûreddin Cerrâhî kırk gün süren bir hastalık döneminin ardından 9 Zilhicce 1133'te (1 Ekim 1721) vefat etti. Fâtih Camii'nde Şeyhülislâm Molla Mehmed Efendi'nin kıldırdığı cenaze namazından sonra tekkesine defnedildi.

Silsilesi ve halifeleri

Nûreddin Cerrâhî'nin tarikat silsilesi Köstendilli Ali Efendi, Lofçalı Ali Efendi, Debbağ Ali Rûmî, Mestçizâde İbrâhim Edirnevî, Mestçi Ali Rûmî vasıtasıyla Halvetiyye-Ramazâniyye'nin pîri Ramazan Efendi Mahfî'ye (ö. 1025/1616) ulaşır.

Nûreddin Cerrâhî Süleyman Veliyyüddin, Mehmed Hüsâmeddin, Sertarikzâde Mehmed Emin, Moralı Yahyâ Şerefeddin, Musullu Yûnus, Tekirdağlı Mustafa, Bursalı Mehmed Çelebi adlı yedi halife yetiştirmiş, Cerrâhiyye tarikatı bu halifelerin faaliyetleri ve açtıkları tekkeler vasıtasıyla XVIII ve XIX. yüzyıllarda yaygın tarikatlardan biri haline gelmiştir. Fındıklılı İsmet Efendi, Ahmed adlı bir halifesi daha olduğunu kaydetmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA11 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi11 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Pazartesi gecesinin üç işareti

Doğumu, şeyhine intisabı ve kutbiyete mazhariyeti Pazartesi gecesine rastladığı için dergâhta âyin Pazartesi günleri yapılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne üç olayı yan yana koyar: Pîr’in velâdeti Pazartesi gecesine denk gelmiştir; kutbiyete mazhariyeti de bir Pazartesi gecesinde vaki olmuştur; mürşidi Ali Efendi’ye intisabı da Pazartesi gecesindedir. Nitekim Mısır kadılığına giderken Selâmî Dergâhı’na gittiği gece de bir Pazartesi gecesidir.

Bu üç denk düşme sebebiyle hânkâhta âyin günü Pazartesi olarak yerleşmiştir; Sefîne’nin yazıldığı sırada da “elyevm Pazartesi günleri icrâ-yı âyîn-i tarîkat olunur”.

Çerçeve. Burada bir kerâmet iddiasından çok, tekke takviminin nasıl kurulduğunun izahı vardır: gün, hatıradan doğar ve kurumsallaşır. Üç olayın aynı güne düşmesi gelenek içinde manevî bir işaret sayılır; tarihî olarak doğrulanabilir tarafı, âyin gününün Pazartesi olmasıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Yüz on bir yıl önce yazılmış bir haber

Şernûbî tabakātındaki kayıt.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Nûreddin Cerrâhî ve tarikatla ilgili kaynaklarda, dört büyük kutubdan biri olan İbrâhim ed-Desûkī'nin halifesi Ahmed b. Osman eş-Şernûbî'nin (ö. 994/1586) sözlerinden Muhammed el-Bulkīnî tarafından derlenen el-Keşfü'l-guyûbî fî tabakāti'ş-Şernûbî adlı eserde 1000 (1592) yılından sonra gelecek büyük velîler anlatılırken Nûreddin Cerrâhî'nin de adının zikredilip 1115'te (1703) İstanbul'da zuhur edeceği ve kırk dört yıl yaşayacağının belirtildiği özellikle vurgulanır.

Harîrîzâde… Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi'nin bunu kabul etmediğini söyler ve bu sebeple onu eleştirir. Nûreddin Cerrâhî'ye dair ifadelerin esere sonradan ilâve edildiği ileri sürülmüştür (Gölpınarlı, s. 211). Ancak eserin 1115 (1703) tarihinde istinsah edilmiş nüshasının bulunması (Süleymaniye Ktp., Bağdatlı Vehbi Efendi, nr. 2126) bu iddiayı tartışılır kılmaktadır.

Çerçeve. Tartışma iki aşamalıdır: (1) sonradan eklenmiş midir? — 1703 tarihli nüshanın varlığı bunu zorlaştırır; (2) 1703 zaten tekkenin açıldığı yıldır, yani nüsha ile hâdise aynı yıla düşer. Kaynağın “tartışılır kılmaktadır” demekle yetinip hüküm vermemesi yerindedir. Risâle-i Tâciyye müellifi Müstakimzâde'nin reddi de dikkate değer: aynı devirde bir Nakşî âlimi bu kaydı kabul etmemiştir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Veda ziyaretinde kaybedilen kadılık

Yolun başladığı ân.

Metni gösterMetni daralt

1101 (1689) veya 1108 (1696) yılında Mısır (Kahire) mevleviyetine tayin edildi… Devlet ricâlinden olan dayısı Hacı Hüseyin Efendi'ye veda ziyareti için Üsküdar Toygartepe'deki konağına gittiğinde dayısı onu konağın karşısındaki Selâmi Ali Efendi Tekkesi'ne götürdü.

İcra edilen âyin sırasında vecde gelen Nûreddin, şeyh efendinin gösterdiği sıcak ilgiden de etkilenerek hemen orada kendisine intisap etti ve Kahire'ye gitmekten vazgeçti.

Çerçeve. Mevleviyet, ilmiye teşkilâtının en üst kadılıklarındandır; Mısır mevleviyeti ise imparatorluğun en itibarlı payelerinden biridir. Süleymaniye Medresesi'nde okumuş, hocası sonradan şeyhülislâm olmuş bir gencin bu makamı kapıdan dönerek bırakması, kartın en belirleyici olayıdır. Yolun adı da o günden gelir: Cerrâhî, doğduğu ve oturduğu Cerrahpaşa semtinin nisbesidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
BİYOGRAFİK KAYIT

Padişahın rüyasıyla kurulan tekke

6 Receb 1115 açılışı.

Metni gösterMetni daralt

Dârüssaâde Ağası Hacı Beşir Ağa ve III. Ahmed'in gördüğü rüyalar üzerine III. Ahmed'in emriyle Canfedâ Hatun Camii'nin yanındaki konak satın alınıp yıktırıldı ve arsası üzerine Nûreddin Cerrâhî adına bir tekke inşa edildi.

6 Receb 1115 (15 Kasım 1703) tarihinde törenle açılan tekkede on sekiz yıl irşad faaliyetinde bulundu.

Çerçeve. Sıralamaya dikkat: önce bir müezzin küçük bir halvethâne yaptırır, sonra padişah bir konak satın alıp yıktırarak yerine âsitâne kurdurur. Bir tarikatın merkez tekkesinin doğrudan padişah emriyle ve rüya gerekçesiyle inşa edilmesi, Cerrâhiyye'nin baştan itibaren saray muhitiyle kurduğu yakınlığı gösterir. Tarih de manidardır: 1703, III. Ahmed'in tahta çıktığı yıldır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
BİYOGRAFİK KAYIT

Reddedilen bir husumet rivayeti

Nûreddinzâde ile “yâ kahhâr” zikri.

Metni gösterMetni daralt

Öte yandan Süleyman Fâik Efendi, Nûreddin Cerrâhî'nin Kocamustafapaşa Sünbülî Dergâhı şeyhi Nûreddinzâde ile arasının açık olduğunu, ölümü için “yâ kahhâr” zikri tertiplediğini, ancak kendisinin ölüverdiğini söylüyorsa da bu doğru olmamalıdır.

Çünkü Nûreddin Cerrâhî'nin vefat ettiği tarihte adı geçen dergâhta Nûreddinzâde'nin değil Nûreddin Efendi'nin olduğu ve Nûreddin Cerrâhî'nin cenâze merasiminde tezkiyesini yaptığı bilinmektedir.

Çerçeve. Kaynağın çürütmesi kesindir ve iki dayanağı vardır: o tarihte dergâhta başka bir şeyh vardır, üstelik o şeyh Nûreddin Cerrâhî'nin cenazesinde tezkiyeyi yapmıştır — cemaate “bu zatı nasıl bilirdiniz?” diye soran kişidir. Husumet iddiasının tam tersi bir sahnedir. Kahhâr ismi Halvetî esmâ-i seb'asının yedincisidir; beddua zikri olarak kullanıldığı iddiası bu sebeple ayrıca çarpıcıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kırk günlük hastalık

Vefatı ve cenazesi.

Metni gösterMetni daralt

Kırk gün süren bir hastalık döneminin ardından 9 Zilhicce 1133'te (1 Ekim 1721) vefat etti. Fâtih Camii'nde Şeyhülislâm Molla Mehmed Efendi'nin kıldırdığı cenaze namazından sonra tekkesine defnedildi.

Çerçeve. Cenaze namazının bizzat şeyhülislâm tarafından kıldırılması, ilmiye ile münasebetinin ölümüne kadar sürdüğünü gösterir — bir zamanlar bırakmış olduğu kadılık payesinin çevresi, sonunda cenazesinde toplanmıştır. Vefat günü 9 Zilhicce, yani arefe günüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Mürşid-i Dervîşân

Tarikat âdâbına dair risâlesi.

Metni gösterMetni daralt

Nûreddin Cerrâhî'nin, tarikatın âdâb ve erkânına dair on iki bölümden meydana gelen Mürşid-i Dervîşân adlı bir risâlesi bulunmaktadır (Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 2501).

Çerçeve. Bir pîrin geride bıraktığı tek telif eser olması bakımından kolun temel metnidir; adı da işlevini söyler — dervişlerin mürşidi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
ESER / METİN

İki evrâd ve bir ilâhi

Sabah ve akşam virdleri.

Metni gösterMetni daralt

Sabah ve akşam okunmak üzere tertiplediği iki evrâdı vardır (metinleri için bk. Ozak, s. 319-348).

Dört kıtalık bir de şiiri bulunur:

“Dil beytini pâk eden / Dervîşi ankā eden / Âlem-i lâhûta giden / Mevlâ zikridir zikri”

Çerçeve. Evrâd metinlerinin bugünkü neşri, kolun yakın devir şeyhlerinden Muzaffer Ozak'a (ö. 1985) aittir — aynı silsilenin son halkalarından biri. Şiirin dili sadedir ve hece ölçüsüne yakındır; tekke ilâhisi olarak okunmaya elverişlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
ESER / METİN

Ona ait olmayan divan

Abdülahad Nûri karışıklığı.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi (TY, nr. 9671, vr. 65a-97b) ve Kahramanmaraş Karacaoğlan İl Halk Kütüphanesi'nde (Hâfız Ali Efendi, nr. 59) bulunan Abdülahad Nûri'ye ait iki divan nüshası yanlışlıkla Nûreddin Cerrâhî adına kaydedilmiştir.

Çerçeve. Karışıklığın sebebi mahlas benzerliğidir: Abdülahad Nûrî (ö. 1061/1651) Halvetî-Sivâsî şeyhidir, Nûreddin Cerrâhî de aynı kökten bir adı taşır. İki kütüphanede birden aynı yanlış kaydın bulunması, hatanın nüsha üzerinden çoğaldığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

“Cerrâhî” nisbesinin iki izahı

Sefîne, nisbeyi silsilenin Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh’a ulaşmasına bağlar, fakat Cerrahpaşalı olmasından geldiğini söyleyenleri de kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne’ye göre “Cerrâhî” denilmesinin sebebi, silsilelerinin ashâb-ı kirâmdan Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh’a ulaşmasıdır. Hemen ardından ikinci bir görüş nakledilir: “Cerrahpaşalı olmasından kinâyettir” diyenler de vardır.

Metnin verdiği ayrıntılar ikinci izahı destekleyecek malzeme de sunar: doğduğu ev Cerrahpaşa Camii’nin önündeki Yağcızâde Konağı’dır, ilk mektebi Cerrahpaşa Mektebi’dir, dede ve nineleri de o caminin haziresinde medfundur.

Çerçeve. Bir yol adının nasıl kurulduğu sorusunda gelenek silsileye, tarihçi topografyaya bakar. Sefîne ikisini de yazarak tercihi okura bırakır; kayıtta da tek izaha indirgenmemesi gerekir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Cerrahpaşa’daki aile ve kabirleri

İlk mektebi, hocası, dede ve nineleri Cerrahpaşa’dadır; babası ve çocukları Edirnekapı dışındaki aile makberesine, annesi ise hânkâhın türbesine defnedilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Nûreddin Cerrâhî’nin çocukluğunda Kur’ân öğrendiği mekteb Cerrahpaşa Mektebi, hocası ise caminin haziresinde medfun Yûsuf Efendi’dir; dede ve nineleri de aynı yerde yatmaktadır.

Babası Mîrahur Abdullah Ağa, hânkâhın açıldığı 1115 senesinde vefat etmiş ve Edirnekapı dışında “Dürrîzâde Tarlası” denilen kabristandaki aile makberesine defnedilmiştir; Kādirîhâne şeyhi Abdurrahman Efendi vefatına tarih söylemiştir. Bir kız kardeşi ile iki oğlu ve bir kızı da babalarının yanındadır. Annesi Emîne Nesîme Hanım ise hânkâh-ı şerifin türbesinde medfundur.

Çerçeve. Kayıt, pîrin biyografisini semt ölçeğinde görünür kılar: Cerrahpaşa çocukluğun, Edirnekapı ailenin, Karagümrük ise yolun mekânıdır. Tamamı mezar ve vakıf bilgisine dayandığı için belgeli sayılabilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Silsilenâmedeki tarihleri

1089/1678 – 1133/1720 kaydı.

Metni gösterMetni daralt

Cerrâhî silsilenâmesi onu “Hz. Pîr Seyyîd Sultan Muhammed Nûreddîn-i Cerrahî (V. 1089/1678 · İ. 1133/1720)” şeklinde kaydeder.

TDV maddesi doğum için 1071 (1660-61) veya 1083 (1672) tarihlerini verir — silsilenâmedeki 1089/1678 üçüncü bir rivayettir. Vefat için TDV 9 Zilhicce 1133 / 1 Ekim 1721 der; silsilenâmenin 1133/1720 kaydı aynı hicrî yılın milâdî karşılığında bir yıl geridedir.

Çerçeve. Silsilenâme bir ilim metni değil, zincirin canlı belgesidir: dergâhta okunur, icâzetnâmeye yazılır. Amacı nüsha karşılaştırmak değil, halkayı kesintisiz göstermektir. İki kaydın ayrışması hata değil, iki ayrı kayıt geleneğidir. Doğum tarihindeki üç ayrı rivayet ise Şernûbî kaydındaki “kırk dört yıl yaşayacak” ifadesiyle birlikte düşünülmelidir — hangi doğum tarihi alınırsa o hesap değişir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Cerrâhî silsilenâmesi (dergâh kaydı) · karşılaştırma: TDV İslâm Ansiklopedisi.
TARİHÎ KAYIT

Halvetiyye-Ramazâniyye-Cerrâhiyye

Kolun yoldaki yeri.

Metni gösterMetni daralt

Nûreddin Cerrâhî'nin tarikat silsilesi Köstendilli Ali Efendi, Lofçalı Ali Efendi, Debbağ Ali Rûmî, Mestçizâde İbrâhim Edirnevî, Mestçi Ali Rûmî vasıtasıyla Halvetiyye-Ramazâniyye'nin pîri Ramazan Efendi Mahfî'ye (ö. 1025/1616) ulaşır.

Çerçeve. Zincir üç katmanlıdır: Halvetiyye ana gövde, Ahmediyye onun dört ana kolundan biri (pîri Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin), Ramazâniyye Ahmediyye'nin şubesi, Cerrâhiyye de Ramazâniyye'nin kolu. Yani Cerrâhiyye, Halvetiyye ağacının dördüncü kuşak dalıdır. Silsilenin Ramazan Mahfî ile Nûreddin Cerrâhî arasındaki beş halkası tamamen Rumeli ve Edirne çevresindendir — Mestçi, Mestçizâde, Debbağ, Lofçalı, Köstendilli.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
TARİHÎ KAYIT

Yedi halife, bir yayılma

XVIII-XIX. yüzyılda Cerrâhiyye.

Metni gösterMetni daralt

Nûreddin Cerrâhî Süleyman Veliyyüddin, Mehmed Hüsâmeddin, Sertarikzâde Mehmed Emin, Moralı Yahyâ Şerefeddin, Musullu Yûnus, Tekirdağlı Mustafa, Bursalı Mehmed Çelebi adlı yedi halife yetiştirmiş, Cerrâhiyye tarikatı bu halifelerin faaliyetleri ve açtıkları tekkeler vasıtasıyla XVIII ve XIX. yüzyıllarda yaygın tarikatlardan biri haline gelmiştir.

Çerçeve. Sadece on sekiz yıl irşad etmiş bir şeyhten yedi halife çıkması dikkate değerdir; kolun hızlı yayılması buradan gelir. İlk iki halife — Süleyman Veliyyüddin ve Mehmed Hüsâmeddin — zaten şeyhi Köstendilli tarafından ona terbiye için verilen müridlerdir; yani halifeleri kendisinden önce yola girmiş kimselerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33.
TARİHÎ KAYIT

Cerrâhî esmâsı

Yediden yirmi sekize.

Metni gösterMetni daralt

Nûreddin Cerrâhî ilk yedi isme usul, sonraki beş isme alîm ve azîm isimlerini de ekleyerek “fürû” adını vermiş, ayrıca tebdîlât ve tebeddülât adıyla on dört isim daha ekleyerek sayıyı yirmi sekize ulaştırmıştır.

Çerçeve. Halvetiyye'nin omurgası yedi isimdir (lâ ilâhe illallah, Allah, hû, hak, hay, kayyûm, kahhâr). Kolları birbirinden ayıran şey çoğunlukla doktrin değil bu tertibin genişletilmesidir: Rûşenî beş, Şemseddin Sivâsî beş isim ekleyerek on ikiye çıkarmış; Cerrâhiyye ise yirmi sekiz ile Halvetî kolları arasındaki en geniş tertibi kurmuştur. Sayının Arap alfabesindeki harf sayısına eşit olması da tesadüf sayılmaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Halvetiyye”, c. 15.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAAli Alâeddin KöstendilliAli Alâeddin Köstendilli → Muhammed Nûreddin Cerrâhî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.ÖNCEKİ HALKAYiğitbaşı Ahmed Şemseddin MarmaravîCerrâhiyye'nin kurucusu; tarikat silsilesi Ramazan Mahfî ve sonraki halkalar üzerinden Ahmediyye'nin kurucusu olan Ahmed Şemseddin'e ulaşır.HOCASI / ŞEYHİSertarîkzâde Mehmed Emin EfendiNûreddin Cerrâhî'nin yetiştirdiği yedi halifeden biridir; diğerleri Süleyman Veliyyüddin, Mehmed Hüsâmeddin, Moralı Yahyâ Şerafeddin, Musullu Yûnus, Tekirdağlı Mustafa ve Bursalı Mehmed Çelebi'dir.SOHBET / YOL ARKADAŞLIĞISeyyid Nûreddin Efendi (Koca Nûreddin)Cerrâhîliğin pîridir; vefatı sırasında Kocamustafapaşa Sünbülî Dergâhı'nın şeyhi Nûreddin Efendi olup cenaze merasiminde tezkiyesini o yapmıştır. İki isim arasında husumet bulunduğuna dair rivayet başka bir şeyhe (Nûreddinzâde) aittir ve doğru sayılmaz.SONRAKİ POSTSüleyman Veliyyüddin EfendiMuhammed Nûreddin Cerrâhî → Süleyman Veliyyüddin Efendi: Cerrâhî Âsitânesi post devamı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeCerrahpaşa Camii ve MektebiNûreddin Cerrâhî’nin doğduğu Yağcızâde Konağı’nın karşısındaki cami; Kur’ân öğrendiği Cerrahpaşa Mektebi ile hocası Yûsuf Efendi’nin ve dede-ninesinin kabirleri buradadır. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.Karagümrük, İstanbul · TürkiyeNûreddin Cerrâhî Tekkesi (Âsitâne)III. Ahmed'in emriyle Canfedâ Hatun Camii'nin yanındaki konak yıktırılarak arsası üzerine kurulan ve 6 Receb 1115'te (15 Kasım 1703) törenle açılan tekke. On sekiz yıl burada irşad etmiş, 1133/1721'de vefat edince buraya defnedilmiştir; Cerrâhiyye'nin âsitânesi ve pîr makamıdır. Konum yaklaşıktır.İstanbul · TürkiyeDürrîzâde Tarlası KabristanıEdirnekapı dışında bulunan ve babası Mîrahur Abdullah Ağa ile bir kız kardeşinin, iki oğlunun ve bir kızının defnedildiği kabristandaki aile makberesi. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.İstanbul · TürkiyeNûreddin Cerrâhî ÂsitânesiÂsitâne ve pîr makamı Halvetiyye’nin Cerrâhiyye kolunun merkezi olan tekke, III. Ahmed tarafından Şeyh Nûreddin Cerrâhî adına yaptırıldı ve 6 Receb 1115’te (15 Kasım 1703) açıldı. Tekke, Nûreddin Cerrâhî’nin türbesini de barındırdığı için hem âsitâne hem pîr makamıdır. Yeniden inşa katmanları Yapı tek bir devrin eseri değildir. Muhsinzâde Mehmed Paşa 1766-67’de tekkeyi yeniledi; 1782 Balat yangınından sonra Seyyid Halil Efendi tarafından yeniden kuruldu. II. Mahmud 1818-19 ve 1835-36’da kapsamlı inşa faaliyetleri yürüttü. Abdülmecid ve II. Abdülhamid dönemlerindeki onarımlar, tevhidhâne-türbe ile harem ve derviş hücrelerinin bugünkü ana düzenini biçimlendirdi. Mekânın işlevi Tevhidhâne, türbe, zâkirler mahfili, selâmlık, harem, meydan ve misafir odaları yalnız zikir icrasını değil; post, musiki meşki, misafir ağırlama ve gündelik tekke hizmetlerini de barındıran bir bütün oluşturuyordu. Tevhidhâne tavanındaki Sultan Mahmud güneşi ve Cerrâhî tacı biçimli bezemeler, yol kimliğinin mimariye yansıyan unsurlarıdır. 1925 sonrasında Tekkelerin kapatılmasından sonra kullanılmayan bölümlerin korunmasında son şeyh ailesinin gayreti belirleyici oldu. Tevhidhâne-türbe 1945’te müze idaresine devredildi ve farklı tarihlerde onarıldı; yapı topluluğu Cerrâhî hafızasının yaşayan ana merkezi olarak varlığını sürdürdü. 1915: yarım hisse meşihatın tevcihi 1915 tarihli kayıtta, Karagümrük’teki Nûreddin Cerrâhî Dergâhı’nda Nimetullah Efendi’nin vefatıyla boşalan yarım hisse meşihatın Fahreddin Efendi’ye tevcihi ve dergâh tahsisatının kendisine verilmesi yer alır. Kayıt, kurum görevi ile tahsisatın birlikte yürütülmesine dairdir.Fatih, İstanbul · TürkiyeYağcızâde Konağı (Cerrahpaşa)Cerrahpaşa Camii'nin karşısındaki konak; doğduğu ve intisabından sonra yedi yıl boyunca oturmaya devam ettiği yerdir. “Cerrâhî” nisbesi bu semtten gelir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.İstanbul · TürkiyeSelâmi Ali Efendi TekkesiDayısının konağının karşısındaki tekke; Mısır kadılığına giderken veda ziyaretinde uğradığı âyin sırasında Köstendilli Ali Alâeddin Efendi'ye burada intisap etmiş ve vazifeden vazgeçmiştir. Yedi yıl boyunca Cerrahpaşa'dan buraya devam etmiştir. Konum yaklaşıktır.Fatih, İstanbul · TürkiyeSüleymaniye MedresesiTahsilini yaptığı medrese; hocası, sonradan şeyhülislâm olan Yenişehirli Abdullah Efendi'dir. Mısır mevleviyeti bu tahsilin karşılığıdır. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.Fatih, İstanbul · TürkiyeFâtih CamiiCenaze namazının Şeyhülislâm Molla Mehmed Efendi tarafından kıldırıldığı cami. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.Kyustendil · BulgaristanKöstendilŞeyhi Ali Alâeddin Efendi'nin bir süre müftülük yaptığı ve nisbe aldığı şehir; silsilenin Ramazan Mahfî'den sonraki halkalarının çoğu Rumeli'dendir. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.Kahire · MısırKahireMevleviyetine tayin edildiği hâlde intisabı sebebiyle hiç gitmediği şehir. İlişkili kişi dosyası Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin) : Muhammed Nûreddin Cerrâhî, Ali Alâeddin Köstendillî'nin terbiyesinde yetişmiş; Karagümrük Âsitânesi çevresinde Halvetiyye'nin Cerrâhiyye kolunu teşkilatlandırmış pîrdir.Fatih, İstanbul · TürkiyeKocamustafapaşa Sünbülî DergâhıSüleyman Fâik Efendi'nin husumet rivayetinde adı geçen dergâh; kaynak bu rivayeti reddeder — o tarihteki şeyh Nûreddin Efendi, Nûreddin Cerrâhî'nin cenazesinde tezkiyesini yapmıştır. Konum yaklaşıktır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nûreddin Cerrâhî”, c. 33
  3. [3]Cerrâhî silsilenâmesi (dergâh kaydı) · karşılaştırma: TDV İslâm Ansiklopedisi
  4. [4]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Halvetiyye”, c. 15
  5. [5]Envâr ve Tabakāt-ı Cerrâhiyye
  6. [6]Silsile-i Cerrâhiyye ve Halvetiyye kol şeması
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin)
  8. [8]M. Baha Tanman, ‘Nûreddin Cerrâhî Tekkesi’, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 33, s. 253-256; İstanbul ziyaretgâhları yer kaydı; Meclis-i Meşâyih Defterleri
Ortak kaynak kataloğunu aç →