HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Anabolu’dan İstanbul’a
Mehmed Emin Efendi 1143/1730’da Mora yarımadasındaki Anabolu Kalesi’nde doğdu. Moravî Yahyâ Şerefeddin’in Anabolu’daki dergâhında intisap etti. Yahyâ Şerefeddin, onu İstanbul’da Cerrâhî pîr makamını temsil eden Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi’ye gönderdi; eğitimini onun yanında tamamlayarak hilâfet aldı.
Salı Tekkesi ve âsitâne postu
Hilâfetinden sonra Kumrulu Mescidi’ndeki Salı Tekkesi’nin meşihat ve tevliyeti kendisine bırakıldı. 1171/1757-58’de yapı Kaptanıderyâ Abdülkerim Paşa tarafından yeniden inşa edildi. Eyyûbî İbrâhim Efendi’nin 1193/1779’daki vefatından sonra Cerrâhî Âsitânesi postuna geçti.
Yangın ve yeniden kuruluş
1196/1782’de Balat yangınında Cerrâhî Âsitânesi yandı. Mehmed Emin Efendi dervişlerle önce Salı Tekkesi’ne, orası da yanınca İbrâhim Edhem Efendi’nin evine taşındı; mukabele ve günlük usulleri geçici mekânlarda sürdürdü. Dervişlerin yardımlarıyla türbe önünde bir köşk ve barınma odası yaptırdı. Galata voyvodası Seyyid Halil Efendi’nin desteğiyle 1199–1200/1785–86’da tevhidhâne ve hücreler yeniden kuruldu. Bugünkü mekânsal tertibin şekillenmesinde onun dönemi belirleyicidir.
Tarikatlar arası temas
Kādirî şeyhi Mustafa Âhî Resmî ile karşılıklı sohbet ve mukabele ilişkisi kurdu. Kaynak, iki tekke çevresinin bazı zikir ve devran uygulamalarını birbirinden öğrendiğini kaydeder. Bu temas, Moravî Mehmed Emin’in Kādiriyye’ye geçtiği veya iki yolun birleştiği anlamına gelmez; İstanbul tekke çevreleri arasındaki usul ve sohbet alışverişini gösterir.
Vefatı
6 Rebîülâhir 1209’da, 1794 yılında altmış altı yaşındayken âsitânedeki halvethânesinde vefat etti. Cenaze namazını yakın sohbet çevresinden Hoca Neş’et Efendi kıldırdı; halvethâne olarak kullandığı yere oturur vaziyette defnedildiği aktarılır. Hac sırasında farklı yerlerde görülmesine dair anlatı, kaynağın menkıbe katmanına aittir ve tarihî seyahat kaydı olarak kullanılmamıştır.
Silsiledeki yeri
Cerrâhî silsilenâmesi onu “Morevî Mehmed Emin Efendi (V. 1143/1730 · İ. 1209/1794)” şeklinde, İbrahim Efendi ile Abdurrahman Hilmi Efendi arasında kaydeder; CMS künyesi de bu tarihleri verir.